Şub 27 2018

'Başbelası' botlara karşı savaş başlıyor, hazır mısınız?

İnternet kullanıcıların korkulu kabusu bot hesaplar. Tıpkı gerçekmiş gibi hareket ediyorlar, yanıt veriyorlar, sosyal medya kullanıcıları tarafından kötü amaçlar için kullanılıyorlar, sistemlere saldırıyor, itibara zarar veriyorlar. 

Kısaca tam bir baş belası bot hesaplar. Ancak, artık onların sonunu getirecek hazırlıklar kapıda.

Kısaca botlarla savaş başlıyor.

Focus'da Rami Essaid tarafından kaleme alınan yazıda, bot hesaplarla başa çıkmak için başlatılan hazırlıklara dikkat çekiliyor.

İşte o yazı:

Sosyal medya şirketleri kafalarını kuma gömmeyi daha fazla sürdüremeyecek.

Sahte haberler. Sahte sosyal medya hesapları. Sahte anketler. Bilet satın alan sahte insanlar. Ve tüm bunların arkasında: ‘Bot’ (basit bir anlatımla, internet üzerinde sosyal medya hesabı açıp insan gibi davranmak, kullanıcı hesaplarını ele geçirmek, sistemlere saldırmak, vb. birçok zararlı eylemi otomatik olarak yapan bilgisayar kodları) ağları sayesinde çok hızlı biçimde çoğalan sahtecilik. 

Peki ne zaman ciddileşip bu işe dur diyeceğiz?

Kötü niyetli botlar internetteki trafiğin neredeyse %20’sini oluşturuyor. Otomatik robotlar gibi çalışan bu bilgisayar kodları, ticaret sitelerinden içerik çalmaktan bazı internet sitelerinin kapanmasına sebep olmaya, reklam ölçümlerine etki etmekten forumları gereksiz mesajlarla doldurmaya ve konser biletlerini anında satın alıp daha sonra fahiş fiyatlardan satmaya kadar bir çok suçtan sorumlu.  

Ancak Rus yapımı botların ABD seçimlerine karıştığının ortaya çıkması ve New York Times gazetesinin sahte Twitter takipçi ve retweet piyasası hakkında yaptığı ağızları açık bırakan araştırma ortaya koyuyor ki, ‘bot’ salgını çoğu insanın sandığından çok daha ciddi bir düzeyde.

Ancak botlar yürüyüşlerine son hız devam ediyor. Bunun iki temel nedeni var: Bu kodların yazılımı ve satışı hakkındaki belirsiz kanunlar ve raporladıkları kullanıcı sayılarının gerçek olup olmadığını çoğunlukla görmezden gelen sosyal medya ajansları.

Bu zararlı kodlara karşı savunmamızı güçlendirmek kolay olmayacak ancak son dönemde yaşanan bazı olaylar belki de başarabileceğimizi gösteriyor. Bu botlar kesinlikle ‘halk düşmanı’ seviyesinden daha aşağıda değerlendirilmemeli.

Kısa bir zaman öncesine kadar, botlar sadece internetten bilgi toplayan, bilgisayarlara uzaktan saldırı düzenleyen, veri madenciliği yapan, hesap ele geçiren, diğer bilgisayarların hassaslığını ölçen, ‘spam’ yapan veya tıklama sayılarını arttırmaya çalışan - kısacası iş hayatını yavaşlatan bir bilişim problemi olarak görülüyordu. Fakat bu botların sosyal medyayı kullanarak seçimlere ve siyasi tartışmalara etki etmesi yeni ve sinir bozucu bir trend.

Ekim ayında ABD Kongre üyeleri Facebook, Twitter ve Google’ın üst düzey yöneticilerini Rusya’nın seçimlere nasıl etki ettiğini açıklamaları istemiyle bir kongre oturumuna çağırdı. Yöneticiler bundan da fazlasını yapabileceklerini ilettiler.

Buna rağmen Ocak ayı sonunda Kongre’nin önde gelen Demokrat Parti üyeleri Facebook ve Twitter’a çağrıda bulunarak, Rusya’nın seçimlere karışmasıyla ilgili yürütülen federal soruşturma detaylarının halka açıklanması için yapılan bir kampanyanın ne kadar ‘Rusların işi’ olduğunu analiz etmelerini istediler.

16 Şubat günü Özel Danışman Robert Mueller 13 Rus vatandaşını sosyal medya üzerinde Trump yanlısı propaganda yapma amaçlı bir ‘bot çiftliği’ kurmak ve dezenformasyon operasyonu yürütmekle suçlayan bir iddianame verdi.

Botlar Twitter üzerinde sanılandan çok daha yaygın. Twitter verdiği ifadede hesaplarının sadece %5’inin botlar tarafından yönetildiğini söylemiş olsa da, bazı araştırmalara göre bu rakam %15 civarında olabilir. Facebook da kasım ayında hissedarlarına yaptığı açıklamada aylık aktif kullanıcılarının 60 milyonunun sahte hesaplar olduğunu belirtti.

Sosyal medya ajansları ve internet yayıncıları söz konusu sahte hesaplara göz yumuyor çünkü aylık aktif kullanıcı sayısı onlar için en önemli başarı ölçütlerinden biri. Hesaplar insan olsalar da olmasalar da sonuçta onların gözünde artan etkileşim anlamına geliyor.

Sosyal medya şirketlerinin bu samimi olmayan Yüzbaşı Renault rolü  (Casablanca filminde “Şoktayım, şoktayım, burada kumar oynanıldığını öğrendiğim için şoktayım” diyen karakter) artık durmak zorunda.

Fikirleri etkileyebilme kabiliyeti sayesinde sosyal medya, tartışmaları etkileyip seçimlere hile katılmasında rol oynayarak topluma ciddi biçimde zarar veriyor. Bu yüzden sosyal medya şirketleri sorumluluk alarak yaptıklarını daha sıkı biçimde denetlemeliler.

Yapabileceklerini biliyoruz. New York Times araştırması yayınlandıktan sonra düzinelerce Twitter ‘fenomeni’nin hesaplarından bir milyondan fazla takipçi bir anda yok oldu. Bunun tesadüf olduğunu hiç sanmıyorum.

Twitter “doğrulanmış kullanıcı” programını - isimlerin yanındaki gerçek bir insan olduklarını belirten küçük mavi işaret - tüm kullanıcılara açmayı düşünmeli. Bu teknolojik açıdan çok büyük bir iş olacaktır, sonuçta botlar da herhangi bir insan nasıl davranıyorsa öyle davranıyor, fakat onların insanları taklit etmesini sağlayan yapay zeka aynı zamanda onları gerçek insanlardan ayırt etmekte de kullanılabilir.

Hükümetler in de aynı zamanda kötü niyetli botlara karşı mücadeleye katılmaları gerekiyor. Bu kolay olmaz çünkü botları yayanların kimlikleri bilinmiyor ve kim olduğunu bilmediğiniz kişilere karşı kanun çıkarmanın zorlukları olacaktır.

Bot sorunu ABD federal yasalarında ilk defa Eylül 2016’da, Better Online Ticket Sales (BOTS) Act - Internet Üzerinden Daha İyi Bilet Satışı Yasası Kongre’den geçtiğinde yer buldu. Buna rağmen ilginçtir ki bilet satışlarındaki sorunlar hala devam ediyor çünkü Federal Ticaret Komisyonu yasanın uygulanması için hiçbir harekette bulunmadı.

Kongre tarafından şu anda atılacak iyi bir adım -zaten uzun zamandır yapılması gereken- 1986 tarihli Bilgisayar Sahteciliği ve Suistimali Yasası’nı yenilemek olacaktır. Söz konusu yasa başkalarının bilgisayarlarına erişimi ve bilgilerinde oynama yapmayı bir suç haline getirmişti ve inanılmaz bir şekilde hala o zamanki haliyle yürürlükte.

ABD kanunlarının neye izin verilip verilmediğini daha iyi ve detaylı biçimde tanımlaması gerekiyor. New York Times araştırması sonrası adı geçen şirketlerden Devumi’ye övgüye değer biçimde soruşturma açan New York Başsavcısı Eric Schneiderman’ın bu hareketiyle de görüldüğü gibi, eyaletler de kendi içlerinde aksiyona geçebilir.

Son olarak, biz tüketiciler de artık bu hilekarlıklardan bıktığımızı dile getirmeliyiz. Adil konuşmak gerekirse ortada iki kurban var: sosyal medya markaları ve kullanıcılar.

Twitter’ın kurucuları başladıkları zaman ürünlerinin Rusya’nın saldırısı altında kalacağını beklemiyordu elbette, insanların iletişim için kullanmasını istiyorlardı. Kullanıcılar da hesaplarının çalınıp başka amaçlara hizmet etmesini beklemediler. Ama gene de sosyal medya platformlarının daha şeffaf olmasını talep edebiliriz - yoksa artık kullanmayacağız.  

Kötü niyetli botların ciddi bir tehdit olduğunu fark edip onlarla savaşmanın vakti geldi de geçiyor. Bu sahteciliğin devam etmesine izin verilemez yoksa bunun sonucu hepimiz için olumsuz olacaktır.