Altan Erkekli: Beni zengin sanıyorlar, oysa loto oynuyorum

Deneyimli oyuncu Altan Erkekli, Çağan Irmak'ın çektiği ve 'Babam ve Oğlum' tadındaki yeni filmi 'Bizi Hatırla' ile izleyicisinin karşısına çıkmaya hazırlanıyor.

Hürriyet Gazetesi'nden Cengiz Semercioğlu'na konuşan Erkekli, bir baba-oğul hikayesinin anlatıldığı filmden önce kendisinin babasıyla ilişkisine dair ipuçları veriyor ve babasının kendisini Diyarbakır'da yatılı bir okula bırakırken, bacağına sarılıp 'gitme' diye ağladığı günleri anlatıyor. 

Babasının vali olmasını istediğini ancak kendisinin tiyatroyu seçtiğini anlatan Erkekli, orduyu eleştirdiği bir oyunda babasının yüzünün düştüğünü ve orduyu eleştirmesinden mutsuz olduğunu belirtiyor. 

Albay olan babasının filmdeki Eşref karakterine benzediğini ifade eden Erkekli, kendisinin de oğlunun kariyeri ile ilgili endişe taşıdığını ve tiyatro okuyan oğluna, "Efe çok dikkatli ol, bizim başladığımız yıllardaki gibi şanslı değilsiniz" uyarısı yaptığını belirtiyor.

Maddi açıdan ekonomik sıkıntıda olduğunu kaydeden Erkekli, "Ne yapıyorsun paraları' diyorlar. Ama biz hep kısıtlı bütçeler aldık. Hiç gece hayatım, kumarım olmadı ama yine de birikimim yok. Dün de sayısal loto oynarken bir adam geldi, 'Biraz da bize bırakın paraları' dediğini aktarıyor. 

Erkekli, loto ile ilgili hayalini ise şöyle anlatıyor:

"Bir kere 5 tutturdum. Ama bir gün kazanırsam borçlarımı bitirip geri kalan parayı LÖSEV’e bağışlayacağım. Şu borcum bitsin artık. 63 yaşımda, her gece onları düşünmekten bıktım. Evet, tek evim var, başka hiçbir şeyim de yok zaten."

43 yıldır bu mesleği yaptığını ifade eden Erkekli, birikim yapamadığını, 'sersemliğimizden' sözüyle anlatırken, "Biz hiç para düşünmeyelim, iş yapalım para arkadan gelir dedik. Ama gelmiyordu" diyor. 

Erkekli film hakkında ise şunları söylüyor:

"Çok daha büyük etki yaratacak gibi geliyor bana. Filmde, günümüzdeki acımasız yaşamın içindeki her şeyin cevabı var. Eşref, çok isimsiz bir kahraman. Bir filozof gibi, bir pedagog gibi, bir sosyolog gibi insanlara yol gösteriyor. Ve bunu yaşamın doğal akışı içinde yapıyor. 

Eşref’in memleketi Ege. Çekimleri İzmir, Foça’da yaptık. Eşref, çevrenin o kadar katledilmediği bir yerden gelip İstanbul’daki böyle büyük binaları görünce şaşırıyor. “Maşallah adamlar neler yapmış” diye düşünüyor. Ama tabii o büyük binaların içinde yaşananları görünce, pek ‘maşallah’lık bir durum olmadığını anlıyor. Her şey üst üste geliyor. Ve zorla geldiği İstanbul’dan sessizce kaçıyor."

Röportajın tamamını buradan okuyabilirsiniz