Rakamlarla erişim engelleri: ‘Amaç muhalif siteleri sonsuza kadar engellemek’

Türkiye’de hükümet, internet dünyasına sansür olarak yorumlanan son adımı 1 Ağustos’ta attı.

Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelikle RTÜK’e hem yurtiçi hem de yurt dışından Türkiye’ye yayın ve içerik sağlayan platformları hem lisanslama hem de sundukları içeriği denetleme yetkisi verildi.

Bu düzenlemenin yayınlanmasının üzerinden bir hafta geçmeden Ankara 3. Sulh Ceza Hakimliği Jandarma Genel Komutanlığı’nın 16 Temmuz 2019 tarihli başvurusu üzerine aralarında Bianet’in de yer aldığı 15’i haber sitesi ile 135’i sosyal medya adresine erişim engelleme kararı verdi.

Bu karardan bir gün sonra da Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın kurucusu olduğu Ankara Medipol Üniversitesi’nin Ankara Garı’nın ek binası ve misafirhanesinin kendilerine tahsis edilmesiyle ilgili haberler için yaptığı başvuru sonucu İstanbul 6.Sulh Ceza Hakimliği 564 linke erişim engelleme getirdi.

Türkiye’de internet portalları adım adım daha da baskılı bir sürece doğru yol alırken İfade Özgürlüğü Derneği (İFÖD) kurucusu ve bilişim uzmanı Profesör Yaman Akdeniz, erişim engelleme kararlarının artık sıradan bir olaya dönüşmesine tepki gösteriyor.

VOA Türkçe’den Hilmi Hacaloğlu’nun sorularını yanıtlayan Prof. Akdeniz, erişim engellemelerine ilişkin bazı rakamlar veriyor.

Buna göre, 274 bin web sitesine Türkiye’den erişim engelli, buna ek olarak 150 bin URL haber ya da içerik Türkiye’den erişime engellenmiş durumda. Ortalama her sene sulh ceza hakimliği 12 bin tane erişime engelleme kararı veriliyor... 

“Gündelik olarak çok sıkı bir kontrol mekanizmasının olduğu ve sansür kararlarının verildiği bir ülkede yaşıyoruz’’ diyen Akdeniz, Jandarma Genel Komutanlığı ve Ankara Medipol Üniversitesi başvurularında görüldüğü gibi sulh ceza hakimliklerinin çok hızlı erişim engelleme kararı vermelerinin ifade özgürlüğüyle çeliştiğini söylerken Jandarma Genel Komutanlığı’nın böyle bir başvuru hakkı olmadığını da vurguluyor.

Akdeniz, ‘‘Jandarma’nın başvurusuyla, alt alta çarşaf şeklinde yazılmış bir liste ile kes yapıştır usulle verilmiş bir sulh ceza hakimliği kararı var” diyor ve ekliyor:

“Deniliyor ki Bianet yanlışlıkla sehven konuldu. Bianet engellemesi çok konuşuldu ama hiç konuşulmayan bir konu Jandarma’nın böyle bir talepte bulunmasına yetkisi yok. Kanunda Jandarma’ya böyle bir yetki verilmemiş. Ama buna bakılmadan sulh ceza hakimleri İstanbul’da olsun Ankara’da olsun patır kütür bu kararları veriyorlar. Bu kararların büyük bir kısmı içerik sağlayıcılarına gönderilmiyor dahi.”

Öte yandan Akdeniz, Ankara Tren Garı arazisinin Medipol’e verilmesi ile ilgili haberlere getirilen erişim engeli için ise, “Çok ciddi sorunla karşı karşıyayız. Amaç ise muhalif siteleri, haber kaynaklarını susturmak, bezdirmek. Sonsuza kadar da engellemek” görüşünü dile getiriyor.

‘‘RTÜK duyuru yaptıktan sonraki üç ay içinde lisans almayan web sitelerine ve dijital platformlara erişimi engelleyecek’’

Akdeniz’e göre, dünyada da benzeri olmayan sistemi Türkiye yürürlüğe sokmak üzere...

“Türkiye aslında bunu yeni bir lisanslama rejimi adı altında paketleyip sundu” diyen Akdeniz, sözlerini şöyle sürdüyor:

“Netflix, BluTv gibi isteğe bağlı video içerik sistemlerinin işleyişini denetleyeceğiz dediler. Belli bir yayın akışına bağlı olarak görsel iletişim sistemleri haber kaynakları, Türkiye’ye yönelik ve Türkçe olarak yayın yapıyorlarsa bu yönetmelik kapsamında lisanslanmaları gerekecek. Sadece lisan almakla kalmayacak RTÜK’ün vereceği kararlara da uymak zorunda kalacaklar. Bu uygulama da bir ay içinde başlayacak. Ve RTÜK kendi web sitesinden hangi kurum ve kuruluşların lisans alması gerektiğini ihtaren duyuracak. 3 ay içinde o lisanslarda alınmazsa web sitelerine, platformlara erişim engellenmesi gelecek.”

Prof. Akdeniz, yalnız Netflix gibi isteğe bağlı içerik sunan yayıncıların değil, uluslararası haber yayıncılarının bu kapsamda olduğunun altını çiziyor:

‘‘Yarın öbür gün VOA, DW olsun ya da merkezi yurt dışında olan Artı Gerçek gibi kaynaklar olsun, bunlara lisans verilmemesi –lisans talep etseler dahi- veya onların lisans talebi olmadığı için engellenmeleri söz konusu olacak. Veya Netflix’i açtığınızda bir sigaranın çiçeklenmesi ya da küfürlü veya argolu konuşmanın ‘bip’lenmesi ile mesela Blutv’de geçtiğimiz haftalarda başlayan çok popüler bir dizi olan Behzat Ç’nin seyredilemez hale gelmesi söz konusu olacak. Türkiye bu adımı attı. Bir taraftan demokratikleşme diyoruz bir taraftan AB kapısına dayanmış bir Türkiye diyoruz, öbür tarafta ise Türkiye hassasiyetlerimiz bu yönde deyip, hem bir engelleme ve hem de düzenleme adı altında aslında çok ciddi bir sansür hamlesi yapıyor.”


Haberin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Bu blok bozuk ya da eksik. Eksik içeriğe sahip olabilir ya da orijinal modülü etkinleştirmeniz gerekebilir.