Ara 21 2017

Olası Suudi Arabistan-İran savaşı: Binlerce can kaybı, milyonlarca yeni mülteci

Suudi Arabistan ve İran uzun süredir birbirine rakip iki güç fakat son yıllarda Orta Doğu'daki bu egemenlik yarışı iyice gerginleşti. Sünni ve Şii mezhep rekabeti de zaten onlarca yıldır varolan husumetin tırmanışını hızlandırmış durumda. Hatta iş sanal alemde savaşa dönmüş durumda. Suudi bir grup tarafından hazırlanıp sosyal medyada paylaşılan animasyon videoda, Suudi Arabistan savaşta İran'ı yeniyor ve Tahran'ı işgal ediyor. 

Tarihi olarak İslam dininin doğduğu yer olan Suudi Arabistan Krallığı, kendisini İslam dünyasının lideri olarak görüyor. Fakat 1979'daki İran İslam Devrimi sonrası doğan teokrasi, başka ülkelere de yayılmayı amaçlıyordu. 2003’te Saddam’ın devrilmesinden sonra bölgede İran’ın ağırlığı daha da arttı. 

Son dönemde ise, İran'ın giderek artan etkinliğini durdurma çabasındaki Suudi Arabistan, ülkeyi fiilen yöneten genç veliaht prens Muhammed bin Salman'ın attığı adımlarla bölgesel gerginliği daha da tırmandırıyor. Yemen’e savaş ilan edilmiş durumda. 

Son olarak bu hafta içerisinde Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da Kral Selman bin Abdülaziz el Suud'un resmi konutu El Yamama Sarayı'nı hedef alan bir füze saldırısı düzenlendi. Bu balistik füze havada imha edildi.

Yemen'deki Şii isyancı grup Husiler, attıkları İran yapımı Burkan füzesinin "hedefinin Saray'da Suudi liderlerin geniş katılımıyla düzenlenen toplantı" olduğunu açıkladı.

Suudi Arabistan ise füze saldırılarından İran'ı sorumlu tutuyor. İran ise Yemen'deki hiçbir grupla silah alışverişi anlamında bir bağlantısı olmadığını söylüyor.

Füze saldırısı

Peki bu iki ülke bir sıcak savaşa girerse ne olur? BBC Dünya Servisi Radyosu'nun "The Inquiry" programına katılan dört uzman bu soruya yanıt arandı.

Görüşlerine başvurulan kişiler, Körfez bölgesi uzmanı olan The Washington Institute'tan Michael Knights, NATO ve ABD ordusuna Orta Doğu konusunda danışmanlık yapan Anthony H. Cordesman, Johns Hopkins Üniversitesi Stratejik Çalışmalar Bölümü'nden öğretim üyesi Mara Karlin ve Uluslararası Kriz Grubu'nun İran çalışmaları direktörü Ali Vaez. 

Olası bir Suudi Arabistan ile İran çatışmasında dört aşama yaşanabilir uzmanlara göre;

  • Soğuk savaş
  • Üç boyutlu satranç
  • Diğer ülkelerin katılımı
  • Savaştan sonrası

İki ülke hâlihazırda dolaylı olarak bir çatışma içerisinde. Çatışmalarda öne çıkan ise özellikle Devrim Muhafızları. Bu çatışmalar, Yemen ve Suriye başta olmak üzere bölgedeki hemen hemen tüm ülkeleri etkiliyor. Uzmanlar, yaşanacak bir kıvılcımın dolayı yaşanan bu soğuk savaşı sıcak çatışmalara dönüştürebileceği uyarısını yapıyor.

Peki, iki taraf arasındaki gerilim sıcak çatışmaya dönüşürse ne olur? 

Uzmanlar, bu olası durumda özellikle hava güçleri arasında çatışmanın yaşanacağı görüşünde. 

İran'ın elinde Körfez Savaşı sonrası Irak'tan ve 1980'lerde de Rusya'dan aldığı az sayıda savaş uçağı var. Suudi Arabistan'ın hava filosu ise İran'a göre çok daha güçlü. Suudi Arabistan'ın elinde Eurofighter Typhoon ve F-15 Eagle gibi son teknolojilerle donatılmış savaş uçakları bulunuyor.

Savaş uçakları konusunda Suudi Arabistan üstün olsa da, füzelere gelince iş değişiyor. Zira İran, çok daha fazla balistik füzeye sahip ve aynı zamanda yüklü miktarda güdümlü füze almayı da sürdürüyor. İran'ın elindeki füzeler, Suudi Arabistan'da şehirleri vurabilecek menzil ve kapasiteye sahip.

Ayrıca hava saldırısına karşı korumasız bir diğer alanda petrol ve doğalgaz üretim tesisleri. Hem Suudi Arabistan'ın hem de İran'ın ekonomisinin enerji gelirlerine bağımlı olduğu göz önüne alındığında bu tesisleri hedef alan bir sıcak çatışmanın ekonomik maliyetinin de yalnızca bu iki ülke için değil, dünya çapında çok ağır olması bekleniyor.

Uzmanlar, Suudi Arabistan ve İran arasında yaşanacak sıcak bir çatışmanın sadece bu iki ülkeyle sınırlı kalmayacağı görüşünde.

Suudi Arabistan, başta ABD olmak üzere, İngiltere ve Fransa gibi bir dizi Batılı ülkenin stratejik müttefiki. İran'ın da Rusya ve bölgenin bir diğer önemli ülkesi Irak ile sıkı ilişkileri bulunuyor. Böyle bir çatışmanın İsrail'i dahi içine çekme potansiyeli olduğu ifade ediliyor. Kim bilir, belki de Suudi Arabistan’ın son dönemde İsrail’le yakınlaşması da buna yorulabilir. Suudi Arabistan ile İran arasında yaşanan bir çatışmaya ABD'nin de dâhil olmasına kesin gözüyle bakılıyor.

Uzmanlar, olası bir savaşın kısa süreceğini ve bu nedenle de can kaybının az olacağını ancak etkisinin sonrasında da uzun yıllar devam edeceğini düşünüyor.

Bunun nedenlerinin başında da savaşın ekonomik maliyeti ve enerji tesislerinde yarattığı zarar geliyor. Bu durumun küresel petrol fiyatlarının artmasına ve bunun sonucunda da dünya ekonomisinde durgunluğa kadar gidecek bir dizi olumsuz etkinin yaşanmasına neden olacağı vurgulanıyor.

Ancak ABD’nin savaşa dâhil olması bütün dengeleri değiştirir uzmanlara göre. Bu senaryonun gerçekleşmesi halinde can kayıplarını çok artacağı ve milyonlarca kişinin mülteci durumuna düşeceği uyarısı yapılıyor.

 

 

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar