Sayıştay’dan torpil isyanı

Sayıştay, 2018 yılına ilişkin belediye denetim raporlarını yayınladı. Bu raporlarda, kamu kurumlarına yapılan usulsüz memur atamalarına ilişkin çok sayıda somut örneğe yer verildi.

Sayıştay raporlarına göre; yüksek lisans ve doktora eğitimi alanlar dâhil yüzbinlerce üniversite mezunu iş ararken torpilli azınlık kamu kurumlarına sınavsız girmeye devam ediyor. Belediyelerdeki özel kalem müdürlüğü, memuriyete sınavsız girişi için kılıf olarak kullanılıyor. 

Bilindiği gibi siyasetçilerin eş, dost, akraba kadrolaşmasında en çok kullandıkları yöntem, istisnai kadrolar. İstisnai memurluklar için eğitim, sınav ve benzeri şartlar aranmıyor. Bu kadrolardan biri olan özel kalem müdürlüğü, memuriyete sınavsız giriş için atlama tahtası olarak kullanılıyor. 

Sayıştay’ın 2018 yılı denetim raporlarında, belediyelerdeki özel kalem kadroları kullanılarak yapılan usulsüz atamalar tek tek tespit edildi. Adana Büyükşehir Belediyesi’nde lise mezunu bir kişi 29 Mayıs 2018 tarihinde özel kalem müdürlüğü kadrosuna atanıp, iki gün sonra 31 Mayıs 2018 tarihinde bu görevden memuriyet kadrosuna geçirildi. 

Ankara Kazan Belediyesi’nde 2016-2018 yılları arasında özel kalem müdürü kadrosuna beş kişi açıktan atandı. Bu kişilerin bir kısmı ilgili kadroya atandıktan 10 gün, 26 gün ve 45 gün gibi kısa süreler içerisinde memur olarak başka bir kadroya geçirildiler. Bazıları da başka bir kamu kurumuna naklen atandı. 

Keçiören Belediyesi’nde 2009 yılından bu yana özel kalem müdürlüğü kadrosuna 17 farklı kişi atandı. Bu kişilerin bazıları kısa bir süre sonra başka bakanlıklara geçti. Diğerleri de farklı memuriyet görevleri üstlendi. 

Ankara Pursaklar Belediyesi’nde ise özel kalem müdürü olarak görev yapan bir personel bulunmasına rağmen bu kadroya 10 kişinin atandığı, bu kişilerin daha sonra başka kurumlara naklen gittiği saptandı. Bazıları da görevde yükselme sınavına tabi olan kadrolara yedi ile 17 gün arasında sınavsız atandı. Yenimahalle Belediyesi’nde özel kalem müdürlüğüne yapılan atamalar incelendiğinde, 2009-2018 yılları arasında yedi özel kalem müdürü ataması yapıldığı, daha sonra bu kişilerin farklı birimlere naklen atandığı belirlendi. 

Aynı şekilde Bursa Nilüfer Belediyesi’nde özel kalem müdürlüğü kadrosuna beş farklı kişinin atandığı, bu atamalardan yalnızca bir tanesinin devlet memurları arasından yapıldığı, diğer atamaların açıktan atama şeklinde olduğu tespit edildi. Antalya Serik Belediyesi’nde özel kalem müdürlüğü kadrosuna son beş yıl içerisinde altı kişi açıktan atanırken bu kişiler daha sonra memuriyet kadrolarına sınavsız olarak geçiş yaptı. 

Sayıştay’ın tespitlerine göre rekor İstanbul Sancaktepe Belediyesi’nde. 2009 ve 2019 yılları arasında özel kalem müdürlüğü kadrosuna 30 kişi atandı. Bu atamalardan yalnızca iki tanesi için İçişleri Bakanlığı izni alındı. Atananlardan bir kısmı diğer kamu kurumlarına naklen memur olarak giderken geri kalanlar belediye bünyesinde memur kadrolarına geçirildi. Ayrıca özel kalem müdürlüğü üzerinden hizmet ve sınav şartını sağlamayan kişilerin zabıta memuru olarak göreve başlatıldığı görülüyor. 

Eyüp Sultan Belediyesi’nde 2012-2018 yılları arasında özel kalem müdürlüğüne yapılan atamalar incelendiğinde, yedi personelin açıktan atandığı ve çoğunlukla bir buçuk ay sonra başka kurumlara geçtikleri tespit edildi. Kartal Belediyesi’nde yapılan incelemede 2018 yılında özel kalem müdürlüğüne iki kişinin açıktan atandığı, bu kişilerin daha sonra farklı memuriyetlere geçtiği saptandı. Bağcılar ve Başakşehir belediyelerinde de atamaların mevzuata aykırı olduğu, özel kalem müdürlüğüne açıktan atanan kişilerin sınav şartlarına uyulmadan mühendis ve mimar kadrolarına geçirildiği belirlendi. Zeytinburnu Belediyesi’nde 2018 yılında özel kaleme, Bakanlık izni alınmadan iki atama yapılırken bu kişilerin kısa bir süre sonra memuriyet kadrosuna geçirildiği tespit edildi. 

Sayıştay tarafından Samsun Büyükşehir Belediyesi’nde yapılan incelemelerde; özel kalem müdürlüğüne atanan dokuz kişinin iki ay bile görevde kalmadığı, sekizinin farklı kadrolara geçirildiği görüldü. Sakarya Büyükşehir Belediyesi’nde özel kalem müdürlüğü kadrosuna yedi kişinin atandığı, bu personellerin daha sonra unvan değişikliği suretiyle memuriyet kadrolarına geçirildiği belirlendi. 

Malatya Büyükşehir Belediyesi’nin 2018 yılına ilişkin hesabının incelenmesinde ise beş yıl içerisinde altı kişinin özel kalem müdürlüğü kadrosuna atandıktan sonra çeşitli görevlere tayin edildiği görülüyor. Çorum Belediyesi’nde son dört yıl içerisinde yedi personelin özel kalem kadrosuna atandıktan sonra diğer kurumlara naklen ataması yapıldı. 

Bu örnekleri çoğaltmak mümkün. Zira Sayıştay denetim raporlarında başka tespitler de söz konusu. 

Sayıştay raporlarında, İçişleri Bakanlığı Genelgesi ve Sayıştay Genel Kurulu kararına atıf yapılarak belediyelerdeki özel kalem müdürlüğüne atama yetkisinin sınırsız olmadığı, bu kadroya yapılacak atamaların bir takım esas ve usullerinin olduğu, ayrıca bu kadronun memuriyete sınavsız atama yolu olarak kullanılamayacağı belirtiliyor. Ancak özel kalem kadrosunun fiiliyatta memuriyete sınavsız atama amacıyla kullanıldığı, bu kadroya açıktan atanan kişilerin farklı kurumlara tayin olduğu ifade ediliyor. 

Sayıştay raporlarında şu eleştiriye de yer verildi: “Son yıllarda özel kalem müdürlüğü kadroları amacı dışında kullanılmakta, genel olarak boş tutulan bu kadrolar, bazı şahıslara memuriyet statüsü kazandırılmak amacıyla kullanılmaktadır. Bu fiili durum yukarıda gerekçeleri ile belirtildiği üzere Kanun önünde eşitlik, kamu hizmetine girmede eşitlik ve liyakat ilkesine aykırılık oluşturmaktadır.”

Torpilli atamaların kılıfı olarak kullanılan istisnai kadrolar, belediyelerdeki özel kalem müdürlükleriyle de sınırlı değil. Valiliklerdeki özel kalem kadroları ve müşavirlikler de bu amaçla kullanılıyor. Sayıştay raporlarında, özel kalem atamaların memuriyete girişte uygulanan sınav sistemini aşmaya yönelik olduğu belirtiliyor. Geçen yıl da benzer tespitlere yer veren Sayıştay, eleştirileri dozunu da artırdı. Ancak bütün bu uyarılara rağmen usulsüz atamaların önü alınamıyor. 


© Ahval Türkçe

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir