Kas 15 2017

Dünden bugüne Türkiye'nin seçim sistemleri

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin seçim barajının düşürülmesine ilişkin açıklaması tartışma konusu oldu. Muhalefet ve iktidar partileri de barajın düşürülmesini destekler mahiyette açıklamalarda bulundu.

Seçim barajının tartışılmasıyla birlikte, Türkiye'de uygulanan seçim sistemleri de gündeme geldi. İşten dünden bugüne Türkiye'de uygulanan seçim sistemleri:

Türkiye'de, yüzde 10 ülke barajının uygulandığı ilk genel seçim 1983'te yapıldı. Buna göre, bir partinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) milletvekili sokabilmesi için ülke genelindeki oyların en az yüzde 10'unun alması gerekiyor. 

Türkiye'de ilk seçim çok partili hayata geçilmesinin ardından 1946'da yapıldı. Bugüne kadarki toplam genel seçim sayısı ise 19. 

Seçim sistemleri temsilde adalet ve yönetimde istikrar ilkelerine göre değerlendirilirken, üç ana gösterge esas alınıyor:

  • Seçimin ardından koalisyon ya da tek parti iktidarının kurulmasına bağlı istikrar
  • Birinci çıkan partinin aldığı oy oranı ile mecliste elde ettiği sandalyenin oranı arasındaki farkın anlatıldığı "aşkın temsil" 
  • Meclis'te temsil edilmeyen oy oranları
Türkiye'de seçimlerde sırasıyla uygulanan sistemler
Türkiye'de seçimlerde sırasıyla uygulanan sistemler

Bu sistemlerin özellikleri ise şöyle:

Liste Usulü Çoğunluk Sistemi: Çok partili ilk seçimlerden 27 Mayıs 1960 darbesine kadar bu sistem uygulandı. Buna göre, her bir seçim çevresi için partiler kendi milletvekili listelerini hazırlıyor ve bir bölgede en yüksek oyu alan partinin listesi kazanmış oluyordu. Türkiye'de uygulaması sırasında her il bir seçim çevresi olarak kabul edilmişti. Bu sisteme en çok büyük partilere büyük avantaj sağladığı eleştirisi yöneltiliyordu.
Milli Bakiye: Yalnızca 1965 seçimlerinde uygulandı. Bu sistem kapsamında, seçim bölgelerinde sonuçlara yansımayan oylar toplanarak, tüm Türkiye genelinde partilere göre dağıtılıyordu. Böylece Türkiye genelinde az oy alan partiler de milletvekili çıkarmayı başarmıştı. Yüzde 3'e yakın oy alan Türkiye İşçi Partisi (TİP) 15; yüzde 2,24 oy alan Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi (CKMP) de 11 milletvekili çıkarmıştı. Bu sistemin en büyük avantajı olarak küçük partilerin de temsil edilmesi gösteriliyor. Sisteme yönelik en büyük eleştiri, hükümet kurulması sürecinde partilerin uzlaşmacı davranmaması halinde istikrarsızlık riskini doğurması.
D'Hondt Sistemi: Belçikalı matematikçi Victor D'Hondt tarafından geliştirilen ve nispi temsil oranlarını belirleyen sistem. Türkiye'de 1965 seçimleri hariç, 1961 yılından bu yana bu sistem uygulanıyor. D'Hondt Sistemi'nde bir seçim bölgesinde partilerin aldığı oy miktarı, o bölgenin milletvekili sayısına ulaşana kadar 1'den başlayarak bölünüyor. Partilerin bu bölünmelerle elde ettikleri sayılar en çoktan en aza diziliyor ve milletvekili sayısı dağıtılıyor. Bu hesaplama, bölgedeki milletvekili sayısına ulaşılana kadar devam ediyor.
seçimler

D'Hondt Sistemi de kendi içinde ülke veya bölge barajlı ve barajsız olmak üzere üçe ayrılıyor: 

  1. Barajsız: Burada başka kriterlere girmeden, bölünme yoluyla elde edilen oy miktarlarına göre dağılım yapılıyor:
  2. Bölge Barajı: Her seçim çevresinde bir partinin milletvekili çıkarabilmesi için oy sayısı, oranı ya da ondalık birim olarak bir baraj belirleniyor ve bunun altında kalan partiler hesaplamaya dahil edilmiyor.
  3. Ülke Barajı: Ülke genelinde oy oranı belli bir düzeyin altında kalan partiler milletvekili çıkaramıyor. Türkiye'de şu an yüzde 10 ülke barajıyla birlikte D'Hont Nispi Temsil Sistemi uygulanıyor.

 

 

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar