Haz 09 2018

'Anket şirketleri ile ilgili çok feci şeyler duyuyorum'

Seçimlere iki hafta kala kamuoyu araştırma şirketleri de anketlerini sıklaştırdı. Ancak önceki yıllara göre ‘ciddi anketler’in çok daha az sayıda basına düştüğü yorumları yapılıyor.

İktidar cephesinde ise anket paylaşan şirket yok denecek kadar az. MHP’de Devlet Bahçeli’nin AKP’li milletvekillerine parmak sallayarak açıklanan anketleri “şarlatanlık”la suçlaması tartışmaya yol açtı. 24 Haziran için net bir sonuç öngörülemiyor. Habertürk yazarı Sevilay Yılman, “anketleri yapan şirket sahiplerinin sicillerinin sorunlu olduğunu” öne sürüyor. “Türkiye’de şu anda bir iki şirket hariç hemen tüm anket şirketleri sahipleri, bir siyasi partiye angaje” diyen Yılman, “Bununla ilgili çok feci şeyler duydum, duymaya da devam ediyorum ve saydığım diğer iki neden olmasa bile sırf bu nedenle hiçbir anket sonucunu ciddiye almıyorum” görüşünü dile getiriyor.

“Seçim sonuçlarını tahmin etmekte kendime güvenim tamdır” diyen Yılman, “Geçmişte pek yanılmamıştım bu konuda ama bu seçimde ben de çok zorlanıyorum. Çok açık söyleyeyim, günü gününe değişiyor tahminlerim” ifadesini kullanıyor.

Zaman zaman görüştüğü bazı isimlerin yorumları sonrası cumhurbaşkanlığı seçiminin birinci turda bitmesinin mümkün olmadığı fikrine kapıldığını söyleyen Sevilay Yılman, bazen de farklı bir yorum sonrası Erdoğan’ın ilk turda bu işi bitireceği fikrinin ağırlık kazandığından bahsediyor ve ekliyor:

“Seçmende mi bir anormallik var yoksa bende mi bilmiyorum, ama gerçekten bu seçimde doğruyu tahmin edebilmek zor.”

Bu nedenle anketlerin de güven vermediğini düşünen Yılman, “Ben anket yapanların da çok doğru veriler elde edebildiklerini düşünmüyorum. Tam da piyasalarının açık olduğu böyle bir dönemde bunu yazmam anket şirketleri sahiplerini kızdıracak ama bence artık kamuoyu araştırmalarını pek dikkate almamak ve buna göre planlama yapmamak lazım” görüşünü savunuyor.

Böyle düşünmesine gerekçe olarak ise üç temel sebep sıralıyor:

“Birincisi, bir kısım seçmen hiç olmadığı kadar ketum bu seçimde. Deyim yerindeyse “Ser veriyor, sır vermiyor”. Soruyorsunuz mesela taksiciye, garsona veya tezgâhtara, ya “Daha karar vermedim” diyor ya da “Bu seçim oy kullanmayacağım” deyip başından savıyor.

İkincisi nedenim ise bazı seçmenlerin rol kestiğine bizzat şahit olmamdır. Geçenlerde bir arkadaşım anlattı. Bir şirket telefonla arayıp siyasi araştırma yaptıklarını, katılıp katılmayacağını sormuş. “Normalde katılmam ama bu defa katıldım ve hiçbir soruya net ve doğru cevap vermedim” diyor. “Niye?” diye sordum. “Vallahi korktum... Belki test ediliyorum birileri tarafından falan diye düşündüm” cevabını verdi.

Üçüncü nedenim ise anketleri yapan şirket sahiplerinin sicillerinin sorunlu olması... Türkiye’de şu anda bir iki şirket hariç hemen tüm anket şirketleri sahipleri, bir siyasi partiye angaje! Bununla ilgili çok feci şeyler duydum, duymaya da devam ediyorum ve saydığım diğer iki neden olmasa bile sırf bu nedenle hiçbir anket sonucunu ciddiye almıyorum. Haksız mıyım?”