KONDA cevapladı: MHP ve İYİ Parti’nin oy oranları ne?

Türkiye, 24 Haziran’da bir baskın seçime gidiyor. İktidar, ekonomik darboğazın da etkisiyle seçimi erkene çekerken ana muhalefet partisi bu kez oyun kurucu pozisyonuna soyundu. 

Seçimde kilit rolü kararsız seçmenlerin oynaması beklenirken milliyetçi oylar ise ciddi oranda sonuçları etkileyecek.

MHP’den ayrılma İYİ Parti muhalefet kanadındaki ittifakta yer alırken bu iki partinin oy oranları da merak konusu. Daha önce “Türkiye’de yüzde 45 dilimindeki seçmen kitlesinde değişim özlemi oduğunu” ortaya koyan KONDA’nın genel müdürü Bekir Ağırdır, " milliyetçilik hayata cevap üretemiyor" derken MHP’nin oy oranının yüzde beş civarında, İYİ Parti’nin ise yüzde 12-13 civarında olduğunu söylüyor. Memnuniyetsizlerin artışıyla da bu oranın etkileneceğinin altını çiziyor.

Cumhuriyet’ten Kemal Can’ın sorularını yanıtlayan Ağırdır, Türkiye’deki seçmenin yüzde 90’ının kendisini vatansever olarak tanımladığını belirtiyor. 

“Milliyetçilik biraz ezbere dayalı bir kimlik” diyen Ağırdır, ocak ayında yaptıkları araştırmayı şöyle aktarıyor:

“Birden ona kadar kendinizi milliyetçi olarak tanımlayın diye sormuşuz: Türkiye ortalaması yüzde 7, AKP’liler 7.7, İYİ Parti de 7.7, MHP biraz daha yüksek 8.7, CHP’liler de 7. Yani milliyetçilik çok genel bir kimlik. Milliyetçiliği siyasi olarak temsil ettikleri iddiasındaki partiler, Türkiye’nin sorunlarına dair ezberlere dayalı politika yapıyorlar. 2018’in milliyetçiliği konusunda bir cevapları yok.”

Türkiye’deki seçmen portresini üç coğrafya üzerinden örnekleyen Ağırdır’a göre birincisi İskenderun’dan İstanbul’a kadar uzanan kıyılar. 

Gündelik hayat tarzı kentliliğe dönüşmüş, daha modern, batılı; kendi ekonomik dinamikleri ve aktörleri güçlenmiş, dolayısıyla devlete biçtiği rol değişmiş, talepleri bir üst seviyeye çıkmış bir coğrafya. İkincisi, Orta Anadolu, Doğu ve Karadeniz’e doğru bir başka küme. Hayat tarzı geleneksel muhafazakâr, dini hassasiyetleri yüksek; devletten yardım ve yatırım beklentisi devam eden, ekonomik olarak kendine yeterliliği gelişmemiş bir coğrafya. Bir de ekonomik olarak en geri kalmış, bir yandan da kimlik talepleri öne çıkan Kürt coğrafyası. Milliyetçi çizgi tam bu ilk iki coğrafyanın geçiş aralığında yer alıyor. İkisini de tam olarak yansıtmayan bir ara katman. Bölünmüşlük görüntüsü de bu durumla ilgili.

Ağırdır’a göre milliyetçiliği temsil iddiasındaki partiler, yeni bir milliyetçilik tarifiyle bir çıkış yaratamadıkça ya AKP tarafından ya da seküler alanda giderek eriyecekler. 

Seçimde MHP’nin yüzde 5, İYİ Parti’nin de yüzde 13 civarında oy almasının ardından oluşacak tabloyu Türkiye siyasetinin donmuş bir fotoğraf vermesi üzerinden açıklıyor.

“Kimliklere ve kutuplaşmalara sıkışmış, asıl olarak kimlik sayımı yapılan seçimleri konuşuyoruz” diyen Ağırdır, “Bu kez de öyle bir fotoğraf veriyor başlangıç çizgisinde. Ama bir yandan da problemler, gündelik hayatın ürettiği sıkıntılar gibi reel hayatın gerçeklerinden bakınca, müthiş bir değişme potansiyeli görülüyor. Bir donmuş buza bakıyoruz ama arkasında önemli bir devinim var. Buzun nereden çatlayacağını bilmiyoruz nasıl ve ne zaman kırılır onu da bilmiyoruz. Eğer bu seçim donmanın seçimi olursa tablo çok değişmez ama Türkiye de bu tabloyu sürdüremez. 24 Haziran gerçek seçimin kostümlü provası olur” görüşünü dile getiriyor.

http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/siyaset/986507/KONDA_dan__milliyetci_secmen__analizi__MHP_ve_iYi_Parti_nin_oy_orani_ne_kadar_.html