May 16 2019

Üç anketçiden İstanbul seçimi tahminleri

Her seçim döneminde gözlerin çevrildiği kamuoyu anketleri, İstanbul’da yenilenecek seçim sonrası bir kez daha gündemde.

31 Mart yerel seçimlerinde Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından manipülasyonla suçlanan araştırma şirketlerinin birçoğunun anket sonuçları, özellikle büyükşehirlerdeki tahminlerin boşa çıkmadığını gösterdi.

Ancak yine de şeffaflık konusundaki tartışmalar yerini koruyor. Zira bu şirketlerin çoğu, bir partiye çalışıyor ya da dirsek teması içinde.

İstanbul seçimi için şimdiden bahisler açılmaya başladı. 31 Mart’ta Ekrem İmamoğlu ile Binali Yıldırım arasındaki oy farkı 13 bin 729 olunca matematik hesabı da bir o kadar önem arz ediyor.

İktidara yakınlığı ile bilinen ancak son dönemde daha çok Saadet Partisi’ne yakın görüntü çizen MAK Araştırma Başkanı Mehmet Ali Kulat, sahada yaptıkları son araştırmalar çerçevesinde küçük partilerin oylarının genel olarak İmamoğlu lehine olacağını öngörüyor.

MAK Danışmanlık Başkanı Mehmet Ali Kulat, düzenli olarak AKP'ye anketler yapıyor.


DW Türkçe’den Gülsen Solaker'e konuşan MAK Başkanı Kulat, Saadet Partisi’nin kendi adayını çıkarmasına karşılık parti yetkililerinin AKP hakkındaki sert üslubu ve İmamoğlu lehine açıklamalarının parti tabanının önemli kısmını İmamoğlu’na yönlendirebileceğini belirterek, “Herkesin tahmin ettiğinin ötesinde Saadet Partililerin aslında en uzak olduğu parti AKP’dir. İnsanlarda genellikle ayrıldıkları eşleri onlar için en uzak kişilerdir. Siyasette de bu böyledir aslında” değerlendirmesinde bulunuyor.

Kulat, taban olarak yakınlığı dolayısıyla DSP seçmenlerinin de büyük bir bölümünün CHP’ye kaymasını bekliyor.

Cumhuriyet’in haberine göre HDP ve CHP'ye yakın bir portföy çizen Avrasya Araştırma Başkanı Kemal Özkiraz ise Saadet Partisi'nin seçime katılma kararını muhalefet için avantaj olarak yorumluyor.

AKAM Başkanı Kemal Özkiraz, CHP'den bir dönem İstanbul milletvekili adaylığı için de yarışmıştı.


Ancak burada bir parantez açmak gerekir ki, Avrasya Araştırma’nın sicili pek parlak değil. Referandumdan “Hayır” çıkmaması durumunda şirketini kapatacağını açıklayan Özkiraz, daha sonra anketlerine devam etti. 31 Mart seçim sürecinde de kamuoyu araştırmaları yayımlayan şirketin bir domain adresi dahi olmadığı göze çarpmıştı.

YSK verilerine göre, Cumhur İttifakı ve Millet İttifakı dışında kalan partilerin ve bağımsız adayların toplam oyu yaklaşık 210 bini buluyor. Burada en dikkat çekeni Saadet Partisi'nin adayı Necdet Gökçınar’ın aldığı 103 bin 364 oy…

Bağımsız Türkiye Partisi'nden Selim Kotil 27 bin 87, Türkiye Komünist Partisi'nden Zehra Güner Karaoğlu 10 bin 349, Vatan Partisi'nden Mustafa İlker Yücel 15 bin 428, Demokrat Parti'den Ersan Gökgöz 22 bin 268, Demokratik Sol Parti'den Muammer Aydın da 30 bin 884 oy almıştı.

TKP ve DSP adayı çekilme kararı alırken BTP, Saadet, Vatan Partisi ve Demokrat Parti adaylarından devam kararı çıktı.

Veri analisti Polimetre’nin kurucusu Mehmet Günal Ölçer de bu partilerin seçmenlerinin tercihlerinin İmamoğlu lehine kayacağını düşünenlerden.

Ölçer, yaptıkları son veri analizine göre, HDP’nin duruşunu değiştirmemesi durumunda İmamoğlu ile Yıldırım arasında şu anda 13 bindeki oy farkının en az 500 bine çıkabileceğini belirterek, “Bu farkın İmamoğlu lehine en az 500 bin olacağını, hatta bir milyona kadar çıkabileceğini öngörüyoruz” diyor.

AKP adayı Binali Yıldırım, "Çünkü Çaldılar" propagandası ile seçim kampanyasını yürütürken CHP adayı Ekrem İmamoğlu ise "Her Şey Çok Güzel Olacak" sloganıyla kitlelere sesleniyor.


İmamoğlu’na kayacak yeni oyların ittifak dışında Saadet, DSP, TKP gibi küçük partilerin yanı sıra oy kullanmayan ama AKP’ye kızgın olan kesimden de geleceğini söyleyen Ölçer, “Çok net olarak gördüğümüz kimsenin oyu İmamoğlu’nun aleyhine değişmiyor. Değişen bütün oyların ve kullanılmayan oyların en az yüzde 90’ının İmamoğlu lehine kullanılacağını düşünüyoruz” görüşünü dile getiriyor.

23 Haziran seçimlerinde küçük partilerin oylarının yanı sıra sandığa gitmeyen kesimlerin oyları da odak noktası olmuş durumda. İstanbul’da 31 Mart seçimlerine katılım oranı yüzde 83.88'di.

Kulat, son yaptıkları ve rapor olarak Cumhurbaşkanlığı ile AKP’ye de sundukları bir değerlendirmeye ilişkin olarak, “İstanbul’da sandığa gitmeyen seçmen oranı yüzde 17 ve diğer seçimlerle kıyaslandığında bu oranda yüzde 6-7 oranında bir artış görülüyor” bilgisini paylaşıyor.

Sandığa gitmeyen yüzde 6-7 oranındaki seçmenin kimler olduğunu Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) rakamları ile analiz ettiklerini ifade eden Kulat, tespitlerini şöyle aktarıyor:

“Eskiden beri AKP’ye oy veren muhafazakar Kürt seçmenin önemli bir kısmının bu kez sandığa gitmediğini gördük. Bu sonucu da Esenyurt, Pendik, Küçükçekmece, Bağcılar ve Sultanbeyli gibi muhafazakar Kürt seçmenin yoğun olduğu bölgelerde sandığa gitme oranı düşüklüğünden çıkardık. Seçimin kaderinde muhafazakar Kürt seçmenin etkili olacağını düşünüyorum.”

31 Mart yerel seçimlerinde çok sayıda araştırma şirketi, anket sonuçlarını paylaşırken KONDA'dan dikkat çeken bir karar gelmişti. 

Saygınlığı ile bilinen kurum, ittifaklar nedeniyle bir oy tahmini yapmanın zor olduğu gerekçesiyle ilk defa bir seçimde anket açıklamama yönünde pozisyon almıştı.

https://www.dw.com/tr/istanbul-se%C3%A7iminde-kilit-k%C3%BC%C3%A7%C3%BCk-partiler-ve-sand%C4%B1%C4%9Fa-gitmeyenler/a-48754105