AKP seçmeni de 'İmamoğlu' diyor: Yenilik iyidir

23 Haziran seçimlerine sayılı günler kaldı. 31 Mart seçimlerinin yenilenmesi ile ilgili şaibe devam etse de, adaylar çalışmalarını son hızla sürdürüyor. CHP’nin adayı Ekrem İmamoğlu stratejisini AKP’li seçmeni kazanmak üzere kurgularken, AKP’nin adayı Binali Yıldırım ise “Kürdistan” söylemiyle Kürt seçmene göz kırpıyor.

Ahval olarak, AKP’nin güçlü olduğu ilçelerde önceki seçimlerde AKP’ye oy veren seçmenlerle konuştuk. Kasımpaşa, Fatih, Üsküdar ve Eyüpsultan’da çoğunluğunu dindar başörtülü kadınların ile dindar erkeklerin oluşturduğu seçmenlere, 23 Haziran’da hangi adayı tercih edeceklerini sorduk.

Hem 31 Mart’ta hem de önceki seçimlerde iktidar partisini desteklediklerini söyleyen eski AKP’li seçmenler, tercihlerini değiştirdiklerini söylüyor. Bunun en önemli nedeni ise İmamoğlu’na yapıldığını düşündükleri haksızlık ve AKP’nin artık hayatlarını iyileştireceklerine dair umutlarının kalmaması. Bunu da “yenilik iyidir” sözleriyle açıklıyorlar.

Yönümüzü önce Erdoğan’ın doğduğu ve oralı olmakla övündüğü Kasımpaşa’ya çeviriyoruz. Semtte Ekrem İmamoğlu rüzgârı esiyor. Binali Yıldırım için “Artık emekli olsun” diyen Bülent Bey, “Değişim istiyoruz. Daha önce MHP seçmeniydim ama artık yeter” diyor.

Eyüp Bey ise “15 senedir AK Partiliyim ama artık Ekrem İmamoğlu diyorum” diyor. Nedenini ise şöyle açıklıyor: "Daha sempatik geliyor".

Şefika Hanım 65 yaşında. "Bu sefer Ekrem İmamoğlu" diyor. Daha önceki seçimde hangi adayı desteklediğine dair sorumuza ise "Öbürüne, Tayyibinkine veriyorduk. Ama adamın hakkını yediler, biz de inat olsun diye bu kez İmamoğlu’na oy vereceğiz" diyor.

Emine Hanım da Ekrem İmamoğlu diyor. Ve nedenini de "yeni olduğu için, genç olduğu için" diye açıklıyor. Daha önceki seçimlerde AKP'yi desteklediğini de vurguluyor.

Kazım Bey de, "Bu iktidar kurulduğundan beri oy verdim ama bundan sonra tercihimi değiştiriyorum" diyor. Karar değişikliğinin nedeni ise, elindeki pazar poşetleriyle açıklıyor. Bakın bu üç poşete 100 Lira harcadım, bir şey de almadım. Fiyatlardan şikâyetçiyiz, hayattan da şikâyetçiyiz, her şeyden şikâyetçiyiz” diyor.

Muhittin Bey, Piyalepaşa Bulvarı’nda başında hacı takkesiyle dolaşıyor. Dindar biri olduğu belli. Onun tercihinin İmamoğlu olması da epey şaşırtıcı. “Çünkü” diyor, “hakkı yendi”. Muhittin Bey, daha önce AKP’yi desteklediğini söylüyor ve tercihini değiştirme nedenini ise ‘haksızlık’ sözcüğüyle açıklıyor.

Şimdi de Fatih’teyiz. Çarşamba pazarında Nesrin Hanım karşılaşıyoruz. “23 Haziran’da Ekrem İmamoğlu’na oy vereceğim” diyor. Nesrin Hanım da önceki seçimde AKP’ye oy verdiğini ama artık bir değişikliğin zamanının geldiğini söylüyor. “Fikrimin değişmesi gerekiyordu” diye konuşuyor.

Remziye Hanım da “Şimdiye kadar güzel bir şey görmedik, inşallah İmamoğlu bize güzel şeyler getirecek” diye açıklıyor İmamoğlu’na desteğinin nedenini. Önceki seçimlerde onun da tercihi AKP’ymiş.

Selahattin Bey bir esnaf. “15 senedir AK Partiliyim ama artık Ekrem İmamoğlu diyorum ve sözlerini tutmasını bekliyorum” diye konuşuyor. İmamoğlu’nun fikirlerini beğendiğini söyleyen Selahattin Bey, “AK Parti artık geldiği yerle yetinmeli, her yönden şikâyetçiyiz, her şey birbirini tetikliyor” diyor.

Cemal Bey de bir esnaf. “Ekrem İmamoğlu, Ekrem İmamoğlu” diye iki kez üst üste yanıt veriyor sorumuza. Ve şöyle devam ediyor: “Yeter karnımız ağrıdı, biraz da onu deneyelim. Her şeyin böyle daha güzel olacağına inanıyoruz.” Daha önce AKP seçmeni olduğunu söyleyen Cemal Bey “Nesinden memnun olalım bu iktidarın abla, al bak dört tane limon beş lira” diye yanıtlıyor tercihini değiştirme nedenine dair sorumuzu.

Üsküdar’da Recep Bey’i alışveriş yaparken yakalıyoruz. “Tabii ki Ekrem İmamoğlu” diye başladığı sözlerini şöyle sürdürüyor: “Çünkü daha dürüst, daha çalışkan, daha yeni. Artık yeni yüzler görmek istiyoruz.” Daha önceki seçimde AKP seçmeni olduğunu söyleyen Recep Bey, “Bu haksızlığa rağmen yeniden onlara oy veremezdim” diye konuşuyor.

Yanındaki arkadaşı Sedat Bey ise “Vallahi artık bir şeylerin değişmesi gerekiyor. Zaten göz göre yapılan haksızlığı görmezden gelmek mümkün değil. Sadece biz değil bütün kamuoyu böyle düşünüyor” diye konuşuyor. Belediyede taşeron işçisi olduğunu söyleyen Sedat Bey, kendisiyle aynı işi yapan kadro işçilerin kendisinden daha yüksek maaş aldığını, arkadaşlarının 5-6 bin TL alırken, kendisinin 2 bin 500 TL maaş aldığını belirtiyor. Sedat Bey, İmamoğlu gelirse bu haksızlığın değişeceğine inandığını söylüyor.

İsmail Bey bir emekli. “İmamoğlu, çünkü genç. Artık bilindik yüzleri görmek istemiyoruz” diyor. İktidar partisini kast ederek “Ötekiler de doydu, yıllarca oy verdik onlara, memleketi bu hale getirdik, zehir zıkkım olsun” diyerek de ilenmekten kendini alamıyor. AKP’ye iki dönem oy verdiğini söyleyen İsmail Bey, “Oylarımın heba olduğunu düşünüyorum. Az önce elektrik faturamı arkadaşımın kredi kartını ödünç alarak yatırmak zorunda kaldım” diye ekliyor.

37 yaşındaki Sertan Bey, AKP’ye üye olduğunu söylüyor. Ama üye olduğu partiyi değil, CHP’nin adayı İmamoğlu’na oy vereceğini söylüyor:

“Çünkü bir ay bile kalmadı o koltukta ama neleri değiştirebileceğini gösterdi. Şu ana kadar ne kadar oy verdiysem hepsini AK Parti’ye verdim. Ama baktım bir ay içinde bile adam bir sinerji yarattı, denenmesi gerektiğini düşünüyorum. Açıkçası bir aydan kısa süredeki çalışması beni etkiledi. Zaten İstanbul’un parasının çoğu vakıflara gidiyor, söylediklerinde haklı. Ne gerek var, neden benim için harcanması gereken para sadece bazı kesimler tarafından kullanılıyor? Papaz her zaman pilav yemez, bazen değişiklikler iyidir.”

Eyüpsultan’da karşılaştığımız Selim Bey ve Ayşe Hanım, karı koca. Parkta gölgede dinleniyorlar. İkisi de daha önce AKP seçmeni olduğunu söylüyor, ancak bu seçimde “İmamoğlu” diyorlar.

Aynı zamanda AKP üyesi olan Selim Bey, oy tercihinin değişmesine gerekçe olarak AKP’nin mülteci politikasını gösteriyor. Ona göre, iktidar partisi İstanbul’u Araplarla, Suriyelilerle, Afganlarla doldurmuş:

“Onları buraya doldurdular. Gençlerin geleceğini yok ettiler. Gençliğe harcanacak paraları mültecilere harcadılar, harcamaya da devam ediyorlar.” Ayşe Hanım da, eşine katıldığını söylüyor.

Daha önce AKP’ye oy verdiğini söyleyen Rasim Bey ile Cibali’de denizi seyrettiği bir bankta sohbet ediyoruz. “Ben Ekrem İmamoğlu diyorum” diye konuşuyor:

“Bir kan değişimi artık şart. Artık fikrim değişti. Halkın seçtiği bir adamı koltuğundan ettiler, bunu hepimiz gördük. Daha önce AK Parti’yi destekledim. 2010’dan sonra AK Parti değişti, çok şımardılar o yüzde 50’lik oyu görünce. Ders almaları gerekiyor.”

İktidar partisinin, CHP’nin adayını ve liderini “Pontus” veya “Bay Kemal” olarak nitelemesinin çok yanlış olduğunu düşündüğünü söyleyen Rasim Bey, “Halka proje anlatmak yerine rakiplerine kara çalıyorlar, eskiden bunları görmüyorduk, artık görüyoruz” diye konuşuyor. Rasim Bey son olarak “Halk kavga istemiyor, halk tartışma istemiyor, halk gerilim istemiyor” diyerek AKP’nin halktan koptuğunu öne sürüyor:

“Bakan geldi ben şurayı düzenleyeyim, milletvekili geldi ben şunu iyi göstereyim diye halkla ilişki olmaz.”

Cibali’de son olarak Metin Bey ile konuşuyoruz. O da önce AKP seçmeni olduğunu söylüyor ve 23 Haziran’da Ekrem İmamoğlu’na oy vereceğini belirtiyor:

“Nedeni belli, değil mi bakın etrafınıza. Yolunda giden ne var ki? İşsizim, aylardır iş bulamıyorum. Benim gibi milyonlarca insan olduğunu biliyorum. 20 yıldır AK Partililer, bizim kanımızı emdiler, canımızı yediler. Şimdi bir ekmek alamıyoruz, yeter artık. Daha önce AK Parti’ye oy veriyorduk ama şimdi bin pişmanız.”

© Ahval Türkçe