Tem 01 2018

Aydın Engin: Seçimi kaybetme olasılığını yazdım, lince uğradım

24 Haziran seçimleri öncesinde CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce ile birlikte seçmen umutlanmış, sandıktan 'zafer' çıkacağı ihtimali yükselmişti.

Ancak oluşan hava seçim meydanları ve sosyal medyaya tek yansımıştı. Anketlerde durum genel olarak ikinci tura kalabileceğine işaret etse de yapılan bazı yorumlarda ilk turda Erdoğan'ın kazanacağına işaret ediliyordu. O yazılara imza atanlardan biri de Cumhuriyet yazarı Aydın Engin.

Engin, seçimden önce yazdığı yazısından alıntıya yer veriyor:

"Seçime tam bir hafta kala “Bitti bu iş. Tayyip Erdoğan’a güle güle. Muharrem İnce geliyor, hatta geldi bile” diyen, kesin bilgi gibi yazılmış e-mektuplar; Facebook, Twitter üstünden yollanan uzun ve kısa ve hemen hepsi aşırı abartılı yorumlar başını alıp gidince bir Tırmık yazıldı. 

O Tırmık’ta şöyle birkaç cümle de geçiyordu: 
“ … Kıl payı da olsa Reis’i ve partisini iktidardan alaşağı edebilme olasılığı var. Ancak kıl payı da olsa 24 Haziran’da kaybetme olasılığı da var. (…) Unutmayalım, başta sosyal medya olmak üzere ‘Evet, kazanacağız’ duygusu, beklentisi, yargısı hep ve sadece bizim mahalle ile sınırlı. Henüz AKP’nin kemik seçmeninde ciddiye alınacak bir oy kayması yaşandığına ilişkin somut bir veri, bir kanıt, bir olgu yok. ‘Türk’ün Türk’e propagandası’ deyiminin bir başka türü ‘Bizim mahallenin bizim mahalleye propagandası’nda yaşanıyor…” 

Hepsi bu kadardı.  Vay sen misin bunları yazan ve bunları söyleyen!.."

Bu yazının yayınlanması sonrasında ise sosyal medya ve telefonundan aranarak 'linç' edildiğini söyleyen Engin, örnekleri de yazısında paylaşıyor:

"E-Posta ile: 
“… Kaybedilebilirmiş öyle mi? Bunu yetmez ama evet deyip bağrına bastığın RTE mi kulağına fısıldadı? Cumhuriyet’i karanlık hedeflerinize alet etmeyin…” 
Telefonla (aklımda kaldığı kadarıyla): 
-Alo, kiminle görüşüyorum? 
-Aydın Engin’le… 
-Öyle miiii? Ben Recep’in uşağı, PKK beslemesi Tırmıkçı ile görüşmek istemiştim… 
Haydi bir de tweet aktarayım: 
-Atatürkçülük şahlanmış sen hâlâ kıl payı diye borazanlık yapıyorsun. Kıl payı ha, Recep’in şeyinin kılı mı. Yala yala. İyi yemlenmişin… Atatürk’ün gazetesine yakışmıyorsun… 
Böylesi saldırılara şerbetliyim. Ama bu kadar kritik bir seçim arifesinde gerçekle yüzleşmeyi göze alamayan, gönlünden geçeni doğrulamayanlara düşman gözüyle bakanlar yine de can sıkıcıydı. 
Gülüp geçtim diyemem ama gülmeden geçtim ve işime baktım."

Engin'e göre seçimden bir kaç gün önce açıklanan KONDA'nın anketi açıklanınca benzer şeyleri Bekir Ağırdır ve şirketi de yaşadı. KONDA da linçten payını almıştı.

Seçim sonuçlarına göndermede bulunan Engin, şöyle bitiriyor yazısını:

"Ha bir de unutmadan, bu yazının başlığı, kıpır kıpır bir zekâ ile çocuksu bir mizahın sık sık buluştuğu Doğu Karadeniz’de bir mezar taşında yazıyor: 
“Hastayim tedum, hastayim tedum. 
İnanmadinuz? N’oldi?”