İstanbullulara sorduk: Oyları kim çaldı?

İstanbul'un en kalabalık noktalarından biri Mahmutpaşa. Yoksul ve orta gelir grubunun vazgeçilmez alışveriş merkezi olan Mahmutpaşa, AVM'lere rağmen hem hayatın hem ticaretin merkezi olmayı sürdürüyor. Mahmutpaşa’da ekonomi kadar siyaset de yakından takip ediliyor. Çünkü siyasetteki her yalpalama, her yeni durumun onların kasasına giren ya da çıkan para anlamına geliyor.

Hatırlanacağı üzere AKP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım, İstanbul seçimlerinin neden iptal edildiğine dair bir soruya şöyle yanıt vermişti: “Çok basit, çünkü çaldılar.”

Yıldırım’ın bu cevabı YSK’nın seçimi iptal gerekçelerinin arasında bile değildi. Bilindiği gibi, YSK'nin açıklamasına göre İstanbul seçimleri “sandık kurulu başkan ve üyelerinin kanunun açık hükmüne rağmen kamu görevlisi olmaması” nedeniyle yenilenecek.

Yıldırım’ın “çünkü çaldılar” açıklaması, daha sonra başta AKP’ye yakın yayın organları olmak üzere, pek çok kesim tarafından sosyal medya ve yaygın medyada hararetle desteklendi ve yaygınlaştırılmaya çalışıldı.

Peki, İstanbullu yaklaşık 37 gün sonra yeniden sandık başına gideceği seçimlerin sonucunun çalınıp çalınmadığı hakkında ne düşünüyor. Mahmutpaşa, Tahtakale ve Mısır Çarşısı civarında İstanbul seçmenine teybimizi uzattık ve sorduk: İstanbul’da oyları kim çaldı?

Teybimizi ilk uzattığımız kişi bir müşteri, Ahmet Sak. Epey tepkili, sorumuzu, Erdoğan'ı kast ederek "Oğluna baksın oğluna" diye yanıtlıyor. Ve daha fazla konuşmak istemediğini söylüyor.

İç giyim malzemeleri satan Batmanlı Mecit Seçkinci ise, "Kim olacak Binali Yıldırım çaldı, hırsızlık da, her şey de onlarda" diyor. Yıldırım'ın iddialarını "Yalan söylüyor yalan" diye yanıtlıyor ve "Bu seçimi de İmamoğlu alır" diye konuşuyor.

Bir emekli olan Mümin Yıldırım ise, "Çaldıysa AK Parti çaldı, başka kim çalabilir ki" diye bir yorum yapıyor: "Yavuz hırsız evsahibini suçlu çıkarırmış. Kendileri hırsız olduğu için herkesi kendileri gibi sanıyorlar. CHP bu sistemde oy çalabilir mi? Ama kendileri bir oy fazla alsaydı, kazandıklarını ilan ederlerdi" diye konuşuyor.

 

 

78 yaşında ve MHP'li olduğunu söyleyen Abdulkadir Dereci ise, önce Binali Yıldırım'ın kendisini şaşırttığını söyleyerek başlıyor sözlerine:

"Sayın Binali Yıldırım'ı ben daha dürüst sanırdım, namuslu tanırdım" diyor ve Yıldırım'ın "Oyları çaldılar" sözlerinden sonra MHP'li olmasına rağmen 23 Haziran'da CHP adayı Ekrem İmamoğlu'na oy vereceğini söylüyor, bunu söylerken de 31 Mart seçimlerinde Binali Yıldırım seçmeni olduğunun da altını çiziyor.

Yıldırım'a oy verdiğine pişman olduğunu söyleyene Dereci, sadece kendisi adına konuşmadığını söyleyerek "Benim tam 55 oyum var" diyor ve İmamoğlu'nun sloganını "Türkiye’miz çok güzel olacak" diye vurgulayarak sözlerini iddialı bir biçimde sonlandırıyor: "Böyle bir dürüst adamı (İmamoğlu) Türkiye son yıllarda görmedi. Bu adam geleceğincumhurbaşkanıdır, Tanrı Türkiye'ye lider verdi, zamanında Atatürk'ü vermişti, şimdi de İmamoğlu'nu verdi. Allah uzun ömür verirse o günleri görürüm inşallah."

 

Veli Şeker ve Musa Aydoğdu, ellerinde su şişesiyle vitrinlere baka baka ilerliyor. Sorumuza "Kim çalmış abla" diye soruyla karşılık veriyorlar ve devam ediyorlar: "Kim güçlü ise o çalmıştır, ama bizce çalan olmadı. Bu seçimleri halk kazandı ama sayımlarda çalındı diye ayak yaptılar, kazanamayınca sandığı devirdiler" diye birbirlerinin sözlerini tamamlayarak konuşuyorlar.

Serkan Aksu "Bence çalınmadı oylar” diye yanıtlıyor sorumuzu. "Mümkün değil çalınması, kazanan belli, bu seçimde de hak yerini bulur diye düşünüyorum" diyor.

Arkadaşı Zeki Ertürk ise "İstanbul'da neyin ne olduğu belli" diye başladığı sözlerini şöyle sürdürüyor: "Çalındı diyorlar ama demek ki 17 yıl boyunca kendileri de çalmışlar. Bu seçim kesinlikle dürüst bir şekilde yapıldı. 23 Haziran'da da bir katakulli olmazsa yine Ekrem İmamoğlu, İBB koltuğuna oturur."

Ayakkabı esnafı Hamit Kartoğlu ise Ramazan ayında daha dikkatli konuşmaktan yana:

"Bu çalınma olayı bir moda oldu Türkiye'de. Var mı yok mu önümüzdeki seçimlerde belli olacak. Bu mübarek Ramazan gününde kim çaldı, kim çalmadı, çalındı mı, çalınmadı mı bir şey demek günah olur. Ama doğrusunu konuşmak gerekirse, geçen seçimi tabii ki CHP kazandı. AK Parti'nin oylar çalındı lafının doğru olup olmadığı 23 Haziran'da belli olacak.”

Düğün aksesuarları satan Ali Gültiken ise "Tam tersine bu sefer çaldırmadılar o yüzden sonuç böyle oldu" diyor ve şöyle konuşuyor: "Oylar çalındı demeye bile hakları yok, kendileri gaspçılık yaptılar. Şu anda gasp edilen bir İstanbul Belediye Başkanlığı var. Kazanılmış bir hakkı Yüksek Seçim Kurulu kanunsuz bir şekilde gasp etti." Gültiken, iktidarın kendi lehine "bunlar ne yapar eder seçimi alırlar" algısı yaratmaya çalıştığını da öne sürerek, "Kimse buna inanmasın, en az 120 bin-130 bin oy farkla İmamoğlu yeniden başkan seçilir” iddiasında.

Sıddık Karatay’ı eşiyle alışveriş yaparken yakalıyoruz: “Çalındığını söyleyenler, önce bu soruyu kendi vicdanına sormalı. Kazanan belliydi. Seçimin sonucunu çalan da belli” diye başladığı sözlerinin devamı şöyle:

“Böyle şey olur mu, milleti PKK’li ve FETÖ’cü ilan ettiler. Böyle rezillik mi olur? İnsan kendi halkına böyle sıfatlar takar mı? Halka yüz çevirmişler, sırtlarını zenginlere dayamışlar, memleketin bütün kaynaklarını peşkeş çekiyorlar. Habire metro, havaalanı, yol yaptıklarını söylüyorlar. 21. Yüzyıldayız, bunlar zaten yapılmalı? Bunlar söylenir mi, bunlarla oy istenir mi? Ayıp değil mi? Ona bakarsanız, siz 100 yıllık varlığı yok ettiniz, yiyip içtiniz. Buna ne diyeceksiniz? Bunları biz mi yedik, o zaman halimiz niye böyle?”

 

Kutlu Karatahtacı ise, “İstanbul’da oyları kim çaldı” sorumuzu, “Ben de size soruyorum kim çaldı”  diye yanıtlıyor ve müstehzi bir ifadeyle şu örneği vererek konuşuyor: “Eğer evsahibi hırsızsa, o evde öküz bile çalınır. Şöyle düşün, köyde bekçi var, sen de hırsızsın ve köye gireceksin. Eğer o bekçi, o güç sana o yolu açmazsa, izin vermezse nasıl girebilirsin? Şimdi devlete bakıyorsun, polis gücü, para gücü, asker gücü hep onlarda. Eee memuru da onlarda.

Seçimi İmamoğlu’nun hakkıyla kazandığını ve “Sayın Başkan” dediği Erdoğan’ın yanlış yönlendirildiğini söyleyen Karatahtacı, “Danışmanları yönlendirdi, kendi çıkarları doğrultusunda yapıyorlar bunu. Ben vatandaş olarak Başkan’dan ‘kazanan kazanmış herkes otursun’ demesini beklerdim” diye konuşuyor.

AKP’nin ve Erdoğan’ın devletin imkânlarıyla seçim kampanyasını yürütmesini de ‘normal’ bulduğunu söyleyen Karatahtacı “Çünkü sen beni aç bırakmışsın ama kendi iktidarın için benim paramı harcıyorsun, eğer sırtımdaki ceketi de almazsan sen namertsin” diye ironik bir yanıt veriyor.

© Ahval Türkçe