Ara 27 2017

"Kesin çözüm, Cumhurbaşkanlığı seçiminde Abdullah Gül'ü desteklemek"

Seçimler bir süredir gündemi meşgul ediyor. İktidar tarafından açıkça dile getirilmese de muhalefette bir erken seçim beklentisi hakim.

AKP'nin adayı belli: Recep Tayyip Erdoğan. Ancak muhalefet kanadında henüz adaylar konusundaki belirsizlik sürüyor. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'in bir diğer aday olduğuna kesin gözüyle bakılabilir. İlk tur ve ikinci tur hesapları da yapılmıyor değil. Seçimler ikinci tura kalırsa muhalefet Erdoğan'ın karşısındaki aday için bir ittifaka yakın görünüyor. Ancak tüm hesaplar, ikinci tura kalabilecek adayları çıkarabilmek etrafında dönüyor.

Duvar'dan Kürşat Bumin, Deniz Baykal'ın bir süre önce paylaştığı, "yüzde 49’u tutmanın yolu, adayı netleştirmek. Eğer Kılıçdaroğlu aday değilim derse kurultayı toplamalı ve aday olacak kişi genel başkan olmalı. Abdullah Gül yüzde 49’un adayı olabilir. Gül aday olursa, değerlendirilmesi lazım” sözlerine yer veriyor.

Bumin'e göre de tek çıkış noktası Abdullah Gül. Bumin, "bu sözleri konuya ilişkin karşılaştığım diğer bazı haber ve değerlendirmelerle karşılaştırınca –oturup!- ben de şöyle bir senaryo tasarladım" diyor ve aklındaki senaryoyu kaleme alıyor.

Bunun için de çözümü ilk turda CHP'nin aday göstermeyerek Gül'ün ikinci tura kalmasına sağlamasına bağlıyor. Bumin'e göre bu çözüm mümkün ve belki de kesin:

Gül’ün söz konusu seçime aday olabilmesi –bildiğiniz gibi- her şeyden önce ikinci tura kalabilmesine bağlı. Gül, cumhurbaşkanı adayı olabilmek için getirilen (manasız) 100 bin imzayı rahatlıkla bulabilir tabii ki… Ancak asıl mesele ikinci tura ikinci aday olarak kalabilmesi. Bu durumda ortada tek seçenek kalıyor: CHP’nin birinci turda aday göstermeyip Gül’ü desteklemesi. “Dalga mı geçiyorsun? Olacak iş mi bu” diyenleri duyar gibiyim. Ama ne yazık ki tek yol bu. Ama bilinmez, CHP belki de kendi adayının ikinci turda öne çıkamayacağını düşünerek böyle “tarihi” bir tercihte bulunabilir… O zaman iş tabii ki kolay: Gül’ün Ak Parti’den devraldığı seçmenler, CHP’nin seçmenleri, HDP’nin seçmenleri ile (herhalde “İYİ” de işe katılarak) bu süreci başarıyla tamamlaması niçin mümkün olmasın? “Mümkün” ne demek, “kesin” olmasın? Yazının başlığında “Bu işten nasıl çıkılacak?” diye sordum ya? Belki de böyle çıkılacak…