Saadet Partisi'ne kanca, Gül'e çevreleme, 'milli blok' için baraj rüşveti

Seçimler öncesinde AKP'nin kesin bir zaferi garantilemek için yürüttüğü çalışmalar devam ediyor.

MHP ve BBP ile ittifak halinde seçimlere gitmesi neredeyse kesinleşen AKP, son olarak Saadet Partisi'ni (SP) saflarına katmaya çalışıyor.

Medyada yer alan haberlere göre, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın karşısında 2019'daki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olma ihtimali bulunan Abdullah Gül'ün adres olarak SP'yi seçme ihtimali üzerine duruluyor. 

Gül'e karşı, AKP tarafından yürütülen 'çevreleme' harekatında son olarak SP'nin de 'büyük  koalisyon' şemsiyesi altında AKP'nin saflarına katılması amaçlanıyor. 

Cumhuriyet Gazetesi'nden Emine Kaplan'ın haberine göre, AKP ve MHP, her partinin kendi logosu ve aday listesi ile oy pusulasında yer alması konusunda neredeyse mutabakata vardı. 

Ancak AKP, ileride kendisinin ayağına dolaşma ihtimali olan bir yasal düzenlemeye gitmek istemiyor, bu nedenle de farklı ittifaklık arayışları ve modelleri geliştiriyor.

Bu nedenle de üç ihtimal ve model üzerinde inceleme yapılıyor. Bunlardan ilki, her partinin kendi logo ve aday listesi ile seçimlere girmesi, ikincisi, her partinin kendi logosuyla ancak ortak listeyle seçime gitmesi ve son seçenek de tüm partilerin tek bir logo ve tek bir liste ile seçimlerde yer alması. 

MHP ve BBP bu tür ittifaklara 'evet' diyeli hayli zaman oldu ancak kulislere göre, SP'nin de bu koalisyona katılarak 'milli mutabakat' adı verilen bir blok oluşturulmak isteniyor. Tam da bu nedenden ötürü, yasal bir düzenleme ile seçim ittifakı yapabilecek parti sayısının üç ile sınırlandırılması düşüncesinden vazgeçildi.

Ancak bu formül için SP lideri Temel Karamollaoğlu'nun ikna edilmesi gerekiyor. Eğer ikna çalışmaları başarılı olursa, Erdoğan ve MHP lideri Devlet Bahçeli arasında, bu ay Meclis'e getirilmesi beklenen yerel seçimlere yönelik düzenlemeleri içeren yasa tasarısının içeriği de netleşmiş olacak. 

Yine de, partilerin seçimlere ortak logo, ortak liste ile mi yoksa ayrı ayrı girerek sayılan oyların AKP-MHP-BBP koalisyonu hanesine mi yazılacağı konusu henüz netlik kazanmış değil. 

Bunu önümüzdeki günlerde liderlerle yapılan görüşmeler belirleyecek. Kulislere göre, AKP seçmenin kafasının karışmasını istemiyor ve tüm partilere, kendi logosu altında seçime girme talebini iletiyor. Bu formülün adı 'tak.' 

MHP'nin önerisi ise, her partinin kendi logosu ile seçime gitmesi ve oyların ittifak lehine yazılması. Bu formül de 'tak tak' olarak nitelendiriliyor. 

Ancak tüm formüllerin ortak özelliği, seçim barajının yüzde 10'da korunması. Tek başına bir siyasi parti barajı aşamasa dahi, ittifakın oylarının barajı aşması durumunda baraja takılan parti de bir anda barajı aşmış kabul edilecek. 

Bu da, yüzde dokuz oy alıp Meclis'e giremeyen bir muhalefet partisi karşısında, sırf AKP ile ittifak yapan ancak yüzde üç-dört civarında oy olan 'ittifak partisi' Meclis'te temsil şansı yakalayacak. 

SP formülü de burada devreye giriyor. SP'nin ittifaka dahil olması halinde, yüzde üç bile oy alsa Meclis'e girmesi kesinleşecek. Son olarak, ittifak çatısı altında Meclis'e taşınan siyasi partiler, hazine yardımından da yararlandırılacak.

http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/siyaset/922700/Saray_ittifakina__baraj__rusveti.html