Zülfikar Doğan
Mar 25 2018

Süper Seçim Yılı 2019: Süper teşvikler ve dizayn

2019 seçimlerine gidilen yolda siyasetin ve sandıkların dizaynı, AK Parti -MHP ortaklığının ‘Cumhur İttifakı’ ile yapıldı.
Medyanın dizaynı üç seçime doğru giden önümüzdeki 20 aylık sürecin önemli aşamalardan birisiydi. 

Orada görev, Erdoğan Demirören’e verildi. Borçlar düşüldükten sonra 890 milyon dolar olarak açıklanan ön satış protokolüne bakıldığında, Demirören’e ciddi bir kıyak çekildiği söylenebilir. 

2008 yılında Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, sadece Sabah - Takvim ve ATV’yi Ahmet Çalık’a 1,1 milyar dolara satmıştı.

Şimdi ise aradan geçen on yıla karşın, Hürriyet, Posta, Fanatik gibi her birisi kendi kulvarında önde gelen üç günlük gazete, Kanal D ve CNN Türk gibi iki ulusal ve haber kanalı, Anadolu Ajansı’ndan sonra yurt içi ve yurt dışında en etkin özel haber ajansı; Doğan Haber Ajansı sepetin içinde.

Daha da önemlisi gazete ve dergilerin yüzde 50’den fazlasının ülke çapında okurla buluşmasını sağlayan Türkiye’nin en büyük ve köklü medya dağıtım şirketi Yay-Sat’ın sepette yer alması. 

Tabii bunlara Katarlılara satılan Digitürk’ün rakibi D-Smart dijital yayın platformu ve platformdaki onlarca yerli-yabancı lisanslı televizyon kanalını eklemek gerek. 

Böylesine büyük bir medya paketi topyekûn 890 milyon dolar! ABD dolarının 4 TL’ye dayandığı bir ortamda tek kalemde 890 milyon doların Demirörenlerin kasasından çıkamayacağı aşikâr!

Paketin finansmanında aralarında en büyük kamu bankası Ziraat’ın da yer aldığı yerli - yabancı bankalar konsorsiyumunun oluşturduğu havuz var. Havuzun önemli bir bölümünün “Körfez Sermayesi” tarafından karşılandığı bankacılık kulislerinde yaygın şekilde konuşuluyor. 

Körfez Sermayesi denilince, Türkiye’nin şu anda Suudiler, Bahreyn, BAE dışında arasının iyi olduğu tek körfez ülkesi Katar’dan başkası akla gelmiyor.

Sabah - ATV satışında 1,1 milyar dolarlık satış bedelinin Halkbank ve Vakıfbank’tan sağlanan 375’er milyon dolarlık kısmı dışında kalan tutar, yüzde 25 hisse karşılığı Katarlı Al Wasaeel International Media tarafından karşılanmıştı.

Bu tür büyük çaplı finansman havuzlarında karşı tarafın arkasında “devletin ya da hükümetin” olduğu bilinirse, kaynak sağlayanlar “alacakları güvencede” olduğu için kesenin ağzını ardına kadar açmakta çekince duymuyor.

18 Mart’ta düzenlenen törenle ilk kazığın çakıldığı 1915 Çanakkale Köprüsü ve Otoyolu Projesi için sağlanan 2,6 milyar euroluk finansmana; Koreli, Çinli, Kuveytli, Danimarkalı bankaların adeta koşa koşa kaynak sağlamasının arkasında en az 16 yıl boyunca taahhüt edilen “devlet garantisi, hazine güvencesi” vardı. 

Şimdiden araç başına 15 Euro + Yüzde 18 KDV üzerinden günde 45 bin araç geçişi, Hazine tarafından garanti edilmiş durumda. 45 binin altında kalacak her araç sayısının parası, Hazineden müteahhitlere ödenecek.

Dolayısıyla Doğan Medya satışında görünürdeki alıcı Demirören olsa da bunun bir “devlet-hükümet operasyonu” olduğu, kamu bankalarının havuza para akıttığı görülünce, kredi bulmak çocuk oyuncağı.

Şimdi sırada 3 seçimin birden yapılacağı “Süper Seçim Yılı 2019” için “Süper Teşvikler” üzerinden estirilecek rüzgâr var. Süper teşvik kapsamına alınan 19 projenin teşvik belgelerini 29 Mart’ta Külliye’de düzenlenecek törenle, bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan şirketlere verecek. 

Arsası, altyapısı, inşaat ruhsatı, harç bedelleri devletten. Enerjisi, elektriği, yolu, suyu, KDV’si, Gümrük Vergisi, Gelir ve Kurumlar vergisi, asgari ücretin 20 katına kadar çalışanlara ödenecek maaşların gelir vergisi ve SGP primi muafiyeti, borç ve kredi faizlerine hazine sübvansiyonu vb. hazineden karşılanacak teşvikler.

 Adeta “Allah’ını seversen al şunları yeter ki yatırım yap” dercesine hükümetin üste para saçacağı bu süper teşviklerde en öne çıkan, Rusların yapacağı Akkuyu Nükleer Güç Santralı (ANGS).
Süper ödülün kazananı ve kahramanı ise Putin.

Rosatom teşvik belgesini Erdoğan’dan aldıktan sonra, 3 Nisan’da Putin ve Erdoğan birlikte Mersin’e gidip, 2015’te hevesi kursaklarında kalan temel atma törenini gerçekleştirecekler.

2015 Nisan’ında imzalanan anlaşmayla temeli atılacak olan ANGS, Kasım 2015’teki savaş uçağı krizi nedeniyle dondurucuya konulmuştu. 

Erdoğan’ın “Özür Mektubu” sonrasında, kozları ele geçiren Rusya, o dönemde 22 milyar dolarlık projenin tamamını üstlenecek iken, ayak sürüdü ve koparttığı süper teşviklerle, projenin yüzde 80’ine yakın maliyetini Türkiye’nin üzerine yıktı. Ekonomi Bakanlığı’nın açıkladığı teşvik belgesi listesinde, 76 milyar TL’lik teşvik ile ANGS tüm zamanların rekorunu kırdı.

Dolar 4 TL’den baz alınsa bile toplam yatırım tutarı 88 milyar TL olan santralın 76 milyar TL’si, teşviklerle Türkiye hazinesi, maliyesi, gümrük bakanlığı kasasından çıkacak! 30-40 milyon dolarlık domates ihracatına kapanan kapıların açılması tartışmaları, işin göstermelik magazin boyutu. Asıl ANGS ve ardından üstüne 3 milyar dolarlık S-400 alımı ile Erdoğan, Putin’e “ne istediyse” verdi.

Şimdi handikap, Trump’ın nasıl memnun edileceği! Bu kadar kavga döğüş ve “Ey Trump, Ey Amerika” çıkışına, ABD’nin çelik ve alüminyum ihracatına getirdiği ek ceza vergisine rağmen, THY, 13 Mart’ta Boeing ile 7 milyar dolarlık uçak alım anlaşmasını imzaladı. 

İçerde 4 TL’ye yaklaşan dolarla birlikte bankalardaki toplam mevduatın yüzde 50’ye yakın kısmı dövize döndü. Geçen yılın mart ayında 183 milyar dolar olan bankalardaki döviz hesapları, bu yıl 16 Mart itibarıyla 23 milyar dolar artarak 206,7 milyar dolara çıkmış durumda.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, başdanışmanlarının, ekonomi bakanlarının; “Dövizin beli kırılacak, döviz alanın eli yanacak” sözlerinin aksine TL’nin beli kırıldı, TL’de kalanların eli, cebi, cüzdanları yandı! 

 Orta Vadeli Plan’da 2018 için 3,73 TL, 2020 için 4 TL olarak öngörülen dolar kuru, daha bu yılın üçüncü ayında 4 TL’ye yaklaştı. Ya Trump’ın gönlü alınamaz da, 2019’a gidilirken 5-6 TL’ye çıkarsa?

O zaman bu konuların üzerinin örtülmesi, konuşulmaması için geriye yapılacak tek şey kalıyor, Putin ve Trump’ı hoş tutmak ve seçime kadar dışarıda savaşı içerde ise rüzgârını sürdürmek. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Afrin’den sonra, Menbiç, Telafer, Sincar ve Irak ile ortaklaşa Kuzey Irak’a, Zap’a, Kandil’e operasyonları dile getirmesi, önümüzdeki aylar boyunca dışarıda askeri harekât, içerde bundan kaynaklı rüzgârların estirilmeye devam edeceğini gösteriyor.

Sandıkların ve medyanın dizaynının yanında, hafta içinde Külliye’de alkışlarla Erdoğan’ın huzurunda yapılan 1260 yeni hakim ve savcının atama ve tayin kuralarının çekimiyle, il-ilçe seçim kurulu başkanlığını üstlenecek hakimler ve hakimlerce seçilecek kamu görevlisi sandık kurulu başkanlıkları güvenceye alınmış oldu.

Şu anda yapılması hedeflenen şey, artık seçmen iradesinin dizaynı. Bunun içinde Cambridge Analytica’nın Facebook skandalı öncesinde, Londra’da ve ABD’de “seçmen davranışını yönlendirecek stratejiler” için bir takım benzer kurumlarla temaslar, arayışlar söz konusuydu. 

Bu arayışlar hem iktidar hem muhalefet açısından söz konusu. AK Parti seçim işlerinden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Sorgun ile Medya ve Tanıtım’dan sorumlu Genel Başkan Yardımcısı, parti sözcüsü Mahir Ünal geniş bir sosyal medya, bilişim ekibiyle bu konuda hummalı bir şekilde çalışıyor. 

Teşkilat kongrelerinin tamamlanması ve 6. Olağan Büyük Kongre’nin en geç Haziran’da yapılması yönündeki planlamalar ardından bu süreç daha da hızlanacak ve resmiyet kazanacak. Finansmana gelince hiç sorun yok.

İstediklerini alan Putin’in, bu süreçte Erdoğan’ın elini güçlendirici bazı ekonomik ve diplomatik açılımlar yapması yanında, Körfez krizinde sonuna kadar arkasında durulan Katar Emiri’ne de muhtemelen ciddi bir seçim faturası çıkacak.