Peker-Soylu geriliminde 'Saray’ı kim kontrol altına alacak' rekabeti var - Yektan Türkyılmaz

Organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in üst üste yayınladığı ve devlet-mafya-siyaset üçgenine yönelik yaptığı açıklamaların yankıları devam ediyor. 

Peker’in son yayınladığı videoda Suriye’ye gönderilen silahlarla ilgili yaptığı açıklamalar ise yeni bir tartışma yarattı.

Peker, Suriye’ye gönderilen silahlar için eski Cumhurbaşkanı başdanışmanı emekli tuğgeneral Ahmet Tanrıverdi’nin kurduğu SADAT’ı işaret etti.

Peker, “Bu MİT tarafından organize edilmiyor, askeriye tarafından da organize edilmiyor. Bu SADAT tarafından organize ediliyor. O SADAT’ın içerisinde bir ekip tarafından. Bunların hepsini ben kendi paramla alıyorum. Onlar hariç. Onların benimle hiçbir ilgisi yok ama benim adımla gidiyor” dedi.

Ahval editörü Ergun Babahan, Gidişat’ta akademisyen Yektan Türkyılmaz ile Peker’in Türkiye gündemine oturan videolarını değerlendirdi.

Yektan Türkyılmaz’ın açıklamaları özetle şöyle:

“Mehmet Ağar’ın ipini Soylu çekti. Süleyman Soylu “ben o görevde durmazdım” dedi ve duramadı o görevde. Uzun bir süre Sedat Peker’in pazarlık yaptığı iddia edildi. Hatta arkasında Erdoğan olabilir dediler. Pazarlık bittikten sonra bu videolar ortaya çıktı. Bu videoların yayınlanmaya başlamasını pazarlık olarak değil bir şantaj süreci olarak görebilirsiniz. 

İkinci bir şantaj kaynağı da Süleyman Soylu ve Saray üzerinde. Süleyman Soylu veya diğer isimlerle Sedat Peker arasındaki gerilimde Saray’ı kim kontrol altına alacak rekabeti ortaya çıktı. Önümüzdeki kısa süre içerisinde buradaki zafer Süleyman Soylu ve MHP’nin gözüküyor. Perinçek’i buna ekleyebiliriz. Saray’ın etrafına tek tek hedef alınırken, esas nihai hedefin neresi olduğu ortaya çıktı. 

Erdoğan bu meselede canını kurtardığını düşünüyor. Bu yapılar sadece bir-iki hafta belki, daha büyük bir krizi kısa süre ileri atıp, daha şiddetli bir patlamayı muhakkak kılan bir barış kuruldu.

İktidar bloğunda artış kamplar kalmadı. Sıvılaşmış durumda. Herkes her yere akabiliyor. Herkes düşmanı olabiliyor. Şu anda çok muhtemel ki farklı kesimler, farklı birimler kendilerine tehdit olarak çıkabilecek rakip olarak gördükleri çevrelere karşı pozisyon alıyorlar. Garip olan kısmı ise muhtemel ve müstakbel rakiplerine muhtaç olmaları. Bir arada durmaları gerekiyor ki ayakta bu blok yürüsün, ama bir yandan da potansiyel düşmanlarını içinde barındıran bir yapı var aynı zamanda. Bu denge ve dengesizlikte gidiyor iktidar bloğu.

Bunların Erdoğan’ın takatsızlaşmasının kendilerine fırsat yarattığını düşündükleri daha muhtemel. Güçsüz bir Erdoğan ile yürüyen ittifak kendileri için daha büyük bir getiriye sahip. 

Sedat Peker videolarında Türkiye’ye siz bir yalanda yaşıyorsunuz diyor. Kaotik bir yalanda yaşıyorsunuz diyor ve çok haklı. Biz Suriye’ye gönderilen silahların MİT tarafından yapıldığını biliyorduk. Ama öğreniyoruz ki MİT değil, SADAT’mış. Bürokratik bir disiplinde yapılmış kirli bir iş değil bu. Burada Can Dündar’ı haklı çıkarıyor. Tamamen keyfiyete indirgenmiş, bütün bu hamasetin nakde çevrilebilir olduğunu çok net gösterdi. Bu kadar zor bir barış yapan Erdoğan rejimi önümüzdeki dönemi nasıl atlatacak? Seçime kadar ayakta durabilmek iktidarın en büyük hedefi olabilir.”