Sedat Peker: Evet, FG plakalı araca bindim ama...

İnfaz yasası ile birlikte Alaattin Çakıcı'nın tahliye olması, mafya içi hesaplaşmaları da açığa çıkardı.

Bir süre önce Karadağ'a kaçan suç örgütü lideri Sedat Peker, hakkındaki suçlamalara kişisel YouTube hesabından cevap vermeye devam ediyor.

Peker, kendisine "FETÖ'nün Mafya İmamı" diyen İrfan Aydın'a cevap verirken Anayasa Mahkemesi kararıyla tahliye olduğunda FG plakalı araca bindiğini doğruladı. Ancak o dönem tahliye kararının ani bir şekilde verilmesi nedeniyle kiralanan aracın tesadüfen bu plaka olduğunu öne sürdü ve ekledi:

"Kıymetli kardeşlerim 10 senedir cezaevindeydim. Anayasa mahkemesinin kararıyla tahliye edildim. Tabi ani bir tarih olduğu için dışarıda hazır bekleyen bir araba yok. İki tane çip, araç kiralama servislerinden kiraladık. 10-15 gün bunlara bindik. Daha sonra kendi arabamızı aldık ona binip devam ettik. Bütün dünyayı velveleye verip FG plakalı arabaya biniyor, FG 01 diye. Kardeşim bu arabanın plakasını bir sorgulasana, bu arabanın benim mi yoksa kiralama şirketinden mi kiralanmış bunu bir görsene. Kiralama şirketinden olmasa da şimdi normal FG plakalı herkes FETÖ’cü diye nitelendirilebilir mi? İnsan psikolojisiyle ilgili en uç eserleri bile inceledim. Bu arkadaşı tarif eden bir şeyi yemin ediyorum bulamadım. Ben kendimi aykırı zannederdim, kendimi tanımlayabileceğim bilgilere eriştim. Bu arkadaşla ilgili inanın hiçbir yerde bir tarif yok."

Çakıcı'ya yakınlığı ile bilinen İrfan Aydın, “3. Göz” adıyla Youtube’da yayın yapıyor. 

Aydın'ın kendisini hedef alan yayınlara başladığı tarihten 8-9 ay önce İstanbul Adliyesi’ne hakkında bir dilekçe verildiğini söyleyen Peker, "Bu dilekçede kendisinin anlattığı, benim yayınladığım tweetler ve diğer birkaç şey gösterilerek benim FETÖ’cü olduğum şikayeti yapılıyor. İstanbul Başsavcılığı’nda hala dilekçe durmakta. FETÖ bölümlerine bakan savcıların önünde" diyor.

Peker, hakkında kırmızı bültenle iade talebi oluşturma girişimleri olduğu mesajını vererek, "Beni lağımın içine attınız ama ne ölümle ne de hapisle korkutabilirsiniz. Hakkımda kesinleşmiş bir karar yokken nasıl iade talep edebileceksiniz" ifadesini kullanıyor.

Mafya içindeki kavgada Peker'e yönelik tehdit videoları gündem olmuştu. Aynı şekilde Peker'in de savunma adıyla yaptığı videolardaki karşı tehditleri, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın isminin olaylara karışmasına kadar uzandı.

Peker, Albayrak'ın kendisini bitirmek için düğmeye bastığını iddia etmişti. 

Çakıcı'nın tahliyesi öncesi mafya içi hesaplaşmanın sesleri duyulmaya başlanmıştı. Öyle ki, Çakıcı'nın en yakın adamlarından olduğu söylenen Ömer Korkmaz, Peker'e ağır tehditler savurmuş ve yurt dışına kaçacağını ileri sürmüştü.

O dönem bir video çeken Korkmaz, Peker'e hitaben, "Sana ben silah doğrulttuğumda devlet de seni kurtaramaz, polis de önünde duramaz" tehdidinde bulunmuştu.

Alaattin Çakıcı, Uludağ'da, 1995 yılında eski eşi Nuriye Uğur Kılıç'ın öldürülmesi olayında azmettirici olduğu iddiasıyla yargılanmıştı.

Peker'in, 1999'da Bayrampaşa Cezaevi'nde çıkan çatışmada Alaattin Çakıcı'nın yeğeni Kenan Ali Gürsel ile yakını olan üç kişinin öldürülmesiyle ilgili olarak Çakıcı'ya mektup gönderdiği ve "Benim hiçbir ilgim yok. Ben yapmadım ağabey" dediği ortaya çıkmıştı.

Son olarak, tüm bu tartışmalar sürerken Sedat Peker, Çakıcı'yı aradığını ve aralarında hiçbir husumet olmadığını açıklamıştı.