Tem 13 2018

Sedat Peker'e 'Tehdit etti ama oluk oluk kan akıtmadı' beraati

Organize suç örgütü liderliği suçlamasıyla hüküm giymiş olan Sedat Peker, 7 Haziran 2015 sürecinden bu yana sık sık Türkiye gündeminde tartışma konusu oluyor.

Bölgede çatışmaların sona ermesi amacıyla yazılan ‘Barış bildirisi’ne imza atan akademisyenlere ceza üstüne ceza yağdığı dönemde Peker de infaz çağrısı yapmıştı.

Peker’in akademisyenlere yönelik "Oluk oluk kanlarınızı akıtacağız ve kanlarınızla duş alacağız" sözleri davalık olurken mahkemeden beraat kararı geldi. Gerekçe ise atılı eylemin suç oluşturmaması...

Peker hakkında 11 yıla kadar hapis istemiyle dava açılmıştı. Sputnik’te yer alan habere göre müşteki avukatlarından Oya Meriç Eyüboğlu, sanık Peker'in üzerine atılı suçların yasal unsurlarının oluştuğunu belirterek şunları kaydetti:

"Böyle bir metne dayanarak hiçbir kişi suç içeren açıklamalarda bulunamaz. Ben yargılamanın kolay bir dava olmadığının farkındayım. Sizleri de anlıyorum. Davadan sonra adliye önünde yaptığım açıklamalar nedeniyle tehdit edildim. Ancak biz sayın mahkemenin hukuka uygun karar vereceği kanaatindeyiz. Sanık hakkındaki şikayetimiz devam etmektedir. Cezalandırılmasını talep ediyoruz.”

Peker'in avukatı Turgay Özdoğan ise, "Neredeyse sizin yerinize kararı yazdıracak hakime hanım" diyerek müşteki avukatına karşılık verdi.

​​Taraf avukatları arasında yaşanan sözlü tartışma üzerine araya giren mahkeme hakimi İmran Arık Özcan, "Kürsüde en fazla sesini yükseltebilecek kişilerden biriyim. Ama taraflar 'Ben Türk yargısının önüne gittim. Beklediğim karar çıkmadı ama sağlıklı bir yargılama oldu. En azından sağlıklı bir yargılama yapılabildi' diyebilsin. Hakimlik gerçekten zor bir meslek. Herkese söz hakkı tanıyacağım" diyerek taraf avukatlarını sakinleştirdi.

Müşteki akademisyenlerden Zeliha Gizem Sayın, hukukçu akademisyen olduğunu belirterek, "Ben o imza listesinde varım. Gururla varım. Meclis'e sunulan listede de ismim vardır. İyi ki öldürülmedik, iyi ki kanımızla duş alınmadı" diyerek tepkisini dile getirdi.

Bunun üzerine Peker'in avukatı, müvekkilini akademisyenlere kesilen cezalar ve ihraçlar üzerinden şöyle savundu:

"Müvekkilim yazısında açıkça terör örgütlerini hedef almıştır. Yazı metninde de açıkça terör örgütlerine destek veren kişilere yönelik devletin bekası aleyhine bu tutum ve davranışlara devam edilmesi halinde Türk halkının aynı şekilde hatta daha ağır bir şekilde karşılık vereceğini belirtmiştir. Bu barış bildirgesine imza atan akademisyenler ihraç edilmişlerdir. 'Bu suça ortak olmayacağız' başlıklı bildirgede açıkça terör eylemlerini gerçekleştiren kişilere destek verilmiştir.”

Davayı karara bağlayan mahkeme hakimi İmran Arık Özcan, sanık Peker'in üzerine atılı 'tehdit' ve 'suç işlemeye tahrik' suçlarının unsurları oluşmadığı gerekçesiyle beraatine karar verirken sosyal medyada tepki tweetleri atıldı.

Peker, haziran ayında da 15 Temmuz darbe girişiminin yıl dönümünde yaptığı bir konuşmadaki “Dışarıda yakaladıklarımızın hepsini ağaçlara, bayrak direklerine astıktan sonra o cezaevlerine de gireceğiz. Onları cezaevlerinde de asacağız. Boyunlarından asacağız bayrak direklerine" sözleri nedeniyle de beraat etmişti.

Mahkemeden beraatını isteyen Peker, sözlerinin arkasında olduğunu belirterek "Vatan hainlerini ikaz etmek istedim. Ben FETÖ terör örgütünün en büyük mağdurlarından biriyim. Ben yine de bu sözleri şahsımın çekmiş olduğu sıkıntı ya da kişisel husumet nedeniyle söylemedim" demişti.

Mahkeme, son kararda olduğu gibi benzer gerekçelerle Peker'in üzerine atılı eylemin suç oluşturmadığının anlaşıldığını iddia ederek beraatına karar vermişti.