Haz 17 2018

AKP imzaladı: Şehir Hastanelerine Türk yargısı değil, Londra bakabilir

Koç Amerikan ve Medipol gibi en lüks hastanelerin bile yatak başına 330-340 bin dolar bedelle kurulduğu Türkiye’de, devlete 400 bin dolarlık yatak bedeli üzerinden hastane kuran ve yetmeyip 25 yıllık pahalı kira garantisi sağlayan AKP’li müteahhitler işlerini sağlam kazığa bağlamış.

Cumhuriyet gazetesinde bugün yayınlanan bir haberlerde şehir hastanelerine ilişkin sözleşmelerin müteahhit şirketler lehine gizlice değiştirdiği Sayıştay raporlarıyla belgelendi. Ayrıca hastaneleri işleten müteahhitlerin çıkarları için kendi lehlerine değişen sözleşmelere bile uymadıkları, usulsüzlük yaptıkları anlaşıldı.

Ancak devleti zarara uğratan bu sözleşme değişikliklerine karşı Türk yargısının çaresiz olduğu da ortaya çıktı. Çünkü  raporun ayrıntılarında yer alan bilgilere göre, anlaşmalara sonradan eklenen bir madde ile hastanelerdeki günlük iş akışlarını doğrudan etkileyen ‘sözleşme ihlali’ konusunun çözümü Türk yargısına değil, Londra’daki tahkim mahkemelerine bırakıldı.

Yani müteahhit ücretsiz dediği otoparkı sonradan ücretli yapsa ya da şu an Sayıştay’ın tespit ettiği gibi hayati usulsüzlükler yapsa bile, TC mahkemeleri konuya bakamayacak. Devletin zararı düzeltilmek istense bile çözüm ancak Londra’da uluslararası yargıçların baktığı tahkim davasında çözülecek. Sayıştay ise birçok alanda usulsüzlük tespit etmesine rağmen bunun karşısında Türk yargısının bir yaptırım gücü olmadığını onaylıyor.

Rapordaki ifadelere göre Sayıştay konuyu şu sözlerle anlatıyor: 

‘Sözleşmenin uygulanması sırasında taraflar arasında doğabilecek hukuki ihtilaflarda Türk hukuku uygulanır ve ihtilafların çözümünde Türkiye Cumhuriyeti mahkemeleri görevli ve yetkilidir. Ancak, taraflar ihtimalin esasına Türk hukukunun uygulanması ve davanın Türkiye’de görülmesi kaydıyla ihtilafın Milletlerarası Tahkim Kanunu çerçevesinde çözümlenebileceğini kararlaştırabilirler.’ şeklinde düzenlenmişti. Ancak “davanın Türkiye’de görülmesi” ifadesi 27 Mart 2015 tarihli 6639 sayılı kanun ile yürürlükten kaldırıldı.’

Halen faaliyette olan 4 şehir hastanesiyle ilgili olan raporda ayrıca mevcut durumda şirketlerin kendilerini Türk hukuku karşısında korumaya aldıkları anlatıldı. Sayıştay, Yozgat, Isparta ve Adana şehir hastanelerinde tahkim yerinin Londra, Mersin Şehir Hastanesi’nde ise İstanbul olarak belirledi.

Ancak 27 Mart 2015’te yapılan değişiklik diğer hastaneleri de kapsadığı için hem Mersin hem de 10 milyar dolarlık yatırım bedeliyle kurulan diğer 15 hastanenin müteahhitleri için de uluslararası tahkim hakkı doğmuş oldu.

Uluslararası tahkim hakkı dış borç verenlerin hakkını korumak için verilen bir garanti olarak kullanılırken, AKP’nin kamu adına yaptırdığı şehir hastanelerin müteahhitleri yapılan anlaşma sayesinde dış yatırımcı gibi garantiye sahip oldu. Uluslararası hukuka göre dış yatırımcının hakları yerellere göre daha büyük bir güvence altında. Çünkü dış borçlar her zaman iç borçlardan daha öncelikli olarak kabul ediliyor.

AKP ‘çılgın proje’ olarak nitelendirilen 15 şehir hastanesi için Rönesans, YDA, Akfen, Gama ve Güriş gibi kendine yakın gruplarla anlaşma imzaladı. Bu anlaşmalara göre 9.65 milyar yatırım bedeliyle kurulduğu ileri sürülen hastaneler için devlet 25 yıl boyunca yıllık yüzde 70 doluluk oranı üzerinden kira ödeyecek.