“Şehir Hastaneleri: Dövizli sözleşmeler sızsa ‘aynı gemi’ metaforu çöker

Rahip Brunson davası üzerinden ABD yaptırımlarına giden süreçte zaten iyiden iyiye ısınan döviz krizi patlak verdi. 

Kriz, devletin birtakım tedbir girişimlerine sahne olurken yastık altındaki dolarların bozdurulmasından Kamu Özel İşbirliği (KÖİ) projelerinin TL’ye dönüş tartışmasına kadar birçok tartışmayı da beraberinde getirdi.

Ancak madalyonun arka yüzünde dev projelerin kira sözleşmelerinin döviz üzerinden yapılması gerçeği var.

İhaleler üzerine yazıları ile bilinen Cumhuriyet yazarı Çiğdem Toker, Şehir Hastaneleri’nin kira sözleşmelerini köşesine taşıyor.

“Bursa Şehir Hastanesi’nin onu yapan şirketçe finanse edilen 389 milyon 29 bin 290 Avro yatırım bedeline karşı, Sağlık Bakanlığı’nın kaç yıl boyunca kaç yüz milyon TL kira ödeyeceğini biliyor muyuz?” sorusunu yönelten Toker, hiçbir açık devlet raporunda, devletin şehir hastanelerine kaç yıl, kaç lira kira ödeyeceği bilgisinin bulunmadığını belirtiyor ve ekliyor:

“Bu bilgi raporlara konulduğunda, döviz üzerinden sözleşme yaptığı ortaya çıkacak çünkü.    “

Bursa Şehir Hastanesi’ni, daha önce açılan Adana Şehir Hastanesi’ni yapan grup yapıyor. Ankara’daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı, Marmaris Okluk’ta 300 kişinin aynı anda konaklayabileceği dört bloklu 13 bin 166 metrekare kapalı inşaat alanına ihale açılmaksızın başlatılan Yazlık Saray, Ankara İncek’te yapımı süren ve davet yöntemiyle verilen yeni Yargıtay Binası’nı da yapmakta olan Rönesas Grubu yapıyor.

Toker, tüm bu bilgilerden sonra şu soruya cevap arıyor:

“Şehir hastanelerini yapan şirketlere 25 yıl boyunca ödeyeceği kiraları saklayan, otoyol, tünel, havalimanı için şirketlerle imzaladığı Yap-İşlet-Devret (YİD) sözleşmelerini, milletvekillerine karşı dahi “ticari sır” gerekçesiyle açıklamayan, gizli YİD sözleşmelerindeki garantili tarife artışlarını ABD enflasyonuna endeksleyen, şehir hastanesine para veren yabancı bankerler istedi diye bu sözleşmeleri Türk yargısından muaf kılan, bunu TBMM’de ilan eden bir siyasi iktidardan mı bekleniyor TL’ye dönüş?”

Yabancı bankaların, bu projeleri üstlenen firmalara o kredileri AKP yönetimindeki devlet kuruluşları, KÖİ sözleşmelerindeki dövizli ücretlere, tarifelere imza atıp taahhüt ettiği için verdiğini söyleyen Toker,  “Üstelik, TL’nin bugüne göre kat kat değerli olduğu zaman...  Tek bu somut bilgi dahi, artık kabak tadı veren ‘aynı gemi’ metaforunun neden riyakârca olduğunu anlamaya yeter de artar” diyor.

http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/1061118/Devletin_dovizli_sozlesmeleri.html