Haz 17 2018

Usulsüzlük tespit edeni görevden aldıran şehir hastaneleri raporu 

AKP’nin ‘Çılgın Projeleri’ arasında yer alan Şehir Hastaneleri ile ilgili tartışmalar bitmek bilmiyor. 31 şehirde yapımına başlanan bazıları tamamlanıp hizmete giren söz konusu hastaneler bugüne kadar yoğun eleştirilere neden oldu. Eleştiriler, yap-işlet-devret modeliyle hayata geçirilen sağlık kurumlarının devletin verdiği garanti ödemeler nedeniyle, tıpkı Yavuz Sultan Selim ve Osmangazi Köprüsü gibi, kamuya zarara neden olduğu yönünde. 

Cumhuriyet’ten Alican Uludağ’ın haberine göre, tüm devlet kurumlarını denetleyen Sayıştay’ın, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu’nun (TKHK) 2017 yılı hesaplarını denetlemek için de 10 kişilik bir heyet oluşturduğu ekibin başındaki Kenan Koçak, şehir hastanelerinde usulsüzlükler tespit edince görevden alındı.

Koçak’ın başında olduğu 10 kişilik heyetin TKHK’ye bağlı olan Isparta, Mersin, Adana, Yozgat şehir hastanelerini de denetlediği, Nisan 2018’de, ana gövdesini şehir hastanelerinin oluşturduğu bir rapor hazırladığı belirtiliyor.

Bu raporda bazı usulsüzlük bulgusu tespit edilince usulsüzlüklerin gerekçesini yanıtlanmak üzere kamu idaresine gönderiliyor. Raporda AKP’nin en gözde projelerine ilişkin usulsüzlük tespitleri yapılması, iktidarı rahatsız edince de heyetin başkanı Kenan Koçak görevden alınıyor.

Cumhuriyet’in haberinde Sayıştay Başkanlığı’nın “şehir hastaneleri”ni de kapsayan denetim raporu yer alıyor.

Raporda, hizmete giren şehir hastanelerine ait varlık ve yükümlülüklerin kayıt edilmediği, devlet tarafından şirkete yapılan “kira ödemelerinin hatalı muhasebeleştirildiği” ve “muhasebe içi envanter işlemlerinin yapılmadığı” vurgulanıyor. Muhasebe kayıtlarının, mevzuata uygun yapılmaması sonucunda; aktif mahiyetteki 25 Maddi Duran Varlıklar ile pasif mahiyetteki 30/40 Kısa/Uzun Vadeli İç Mali Borçlar hesap grupları ve faaliyet sonuçları hesaplarının, “gerçek ve fiili durumu göstermediği”ne dikkat çekiliyor.

Raporda, bu hastanelere ait sözleşmelerde atıf hataları yapıldığı, mahiyeti belirsiz hükümler bulunduğuna işaret edilirken şehir hastanelerinin yapım işleri ve işletme döneminde hizmet alımlarının Kamu İhale Kurumu’ndan muaf tutulduğu anımsatılıyor. 

Rapora göre, şehir hastaneleri sözleşmesi, ana metin ve 30 adet ekten oluştu. Sayıştay, raporunda şehir hastanelerine dair sözleşmelerin işletilmesinin Kamu Hastaneleri Kurumu’nun sorumluluğunda olduğu hatırlatıldı. Bu çerçevede TKHK’den şehir hastanelerine ait sözleşme ve eklerini talep ettiğini belirten Sayıştay , kurumun söz konusu dokümanların örneklerini sınırlı şekilde sunabildiğinin altını çizdi. Raporda “Bu nedenle, söz konusu eksik bilgi ve dokümanların temini Sağlık Bakanlığı’ndan yazılı olarak talep edilmiş ancak yanıt alınamamıştır” notu düşüldü.

Sayıştay, “tahkim yerine ilişkin hükümlerin, sözleşmelerin imzalandığı tarihte yürürlükte olan kanuna ve şu an yürürlükte bulunan yönetmeliğe uygun hale getirilmediği”ni vurguluyor. 

Sözleşmenin eki olan “Finansman Sağlayanların Doğrudan Anlaşması”ndan kaynaklanan veya ona ilişkin her türlü ihtilafın tahkim yerinin Yozgat, Isparta ve Adana şehir hastanelerinde Londra; Mersin Şehir Hastanesi’nde ise İstanbul olarak belirlendiği kaydedilen rapora göre, sözleşmelerin imzalandığı tarihte, 6428 sayılı Sağlık Bakanlığı’nca Kamu Özel İşbirliği Modeli ile Tesis Yaptırılması Hakkında Kanun’un 4’üncü maddesinin (11) fıkrası, “Sözleşmenin uygulanması sırasında taraflar arasında doğabilecek hukuki ihtilaflarda Türk hukuku uygulanır ve ihtilafların çözümünde Türkiye Cumhuriyeti mahkemeleri görevli ve yetkilidir. Ancak, taraflar ihtimalin esasına Türk hukukunun uygulanması ve davanın Türkiye’de görülmesi kaydıyla ihtilafın Milletlerarası Tahkim Kanunu çerçevesinde çözümlenebileceğini kararlaştırabilirler” şeklinde düzenlenmişti. Ancak “davanın Türkiye’de görülmesi” ifadesi 27 Mart 2015 tarihli 6639 sayılı kanun ile yürürlükten kaldırıldı.