Mar 05 2018

"Erdoğan şeker fabrikalarının satışına karışmayacak"

Şeker fabrikalarının özelleştirilmesiyle ilgili Saray’ın Ekonomi Başdanışmanı Yiğit Bulut’tan ‘Cumhurbaşkanı bu fabrikaları sattırmaz’ yönünde açıklama gelirken, AKP kanadından farklı bir tavır ortaya çıktı.

AK Parti Sözcüsü Mahir Ünal, şeker fabrikalarının özelleştirilmesi üzerinden çok ciddi kara propaganda oluşturulduğunu savunarak, ‘Sayın Cumhurbaşkanımızın bu konuda herhangi bir müdahalesi söz konusu olmayacak’  dedi.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan başkanlığında yapılan AK Parti MYK toplantısıyla ilgili basın toplantısı düzenleyen Ünal, tartışma yaratan şeker fabrikalarının özelleştirilmesi konusunda şunları söyledi:

Türkiye Şeker Fabrikaları 2000 yılında özelleştirme kapsamına alındı. 2008 yılında Şeker Fabrikaları özelleştirme programına alındı. 2012 yılında biz o dönemde bu konu gündeme geldiğinde yeniden kamuoyunun bu husustaki yaklaşımları ve bölgedeki STK’ların girişimleriyle 2012 yılında bir ertelenme gerçekleşti.

Biz bu arada Türkiye Şeker Fabrikalarının satımından ziyade devletin bu hususta 18 yıldan beri uğradığı zararın her şeyden önce giderilmesi ama bu giderilirken çalışanların haklarının korunmasının bizim için öncelikli olduğunu ve fabrikalarda çalışan memurlara tanınacak imkanları, seçenekleri güvence altına alarak, kazanılmış hakların kaybına fırsat vermeden, pancar üreten çiftçilerimizin mağdur olmasına izin vermeden gerçekleştireceğimiz bir düzenlemeyi konuşuyoruz.

Sayın Cumhurbaşkanımızın bu konuda herhangi bir müdahalesi söz konusu olmayacak. Türk Şekere pancar temin eden çiftçiler mevcut kotaları çerçevesinde pancar üretmeye devam edecekler. Türk Şekere pancar temin eden çiftçilerin mevcut kotalarıyla ilgili bir kısıtlama söz konusu olmayacak. Fabrikaların üretim devamlılığı ve zorunluğu mutlaka sağlanacak. Yine şeker üretimiyle ilgili doğrudan ilişkisi bulunmayan arsa ve araziler ihale dışında tutulmuştur.

Gıda güvenliği ve nişasta benzeri ürünler üzerinden oluşturulmak istenen çok ciddi bir kara propaganda var. Bu konuda da şunun bilinmesini istiyoruz. Birilerinin derdi pancar üreticisi veya gıda güvenliği değil, bu mesele üzerinden iktidara dönük bir istismar alanı oluşturmaktır. Biz çalışanların haklarından pancar üretimine üreticinin kotalarından, üretimin sürdürülebilirliğine kadar her şeyi yakından takip ediyor ve bunların korunması noktasında büyük hassasiyet gösteriyoruz.