Şub 16 2018

Demirtaş: Hükümetin onayıyla dağıtılan Kandil fotoğrafları aleyhimde delil oldu

15 aydır Edirne F Tipi Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olan eski HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş, "Terör örgütü kurma, yönetme, örgüt propagandası, suç ve suçluyu övme" suçlamaları nedeniyle yargılandığı Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nde bugün üçüncü kez hâkim karşısındaydı.

Demirtaş, bugünkü ifadesinde hakkında delil olarak gösterilen 'Kandil fotoğrafları'nı hükümetin onayıyla dağıtıldığını belirtti ve çözüm sürecinde bu fotoğraflar sürecin ciddiyetle yürütüldüğünün göstergesiyken süreç bozulunca aynı fotoğrafların dosyaya delil olarak konulduğunu ifade etti.  

Demirtaş bu duruma ilişkin, "Her gün baskı ile yargı ile karşı karşıya olmamıza rağmen pes" ifadesini kullandı.

44 yaşındaki Demirtaş savunmasının üçüncü gününde, mahkeme Başkanı duruşmanın başında avukatları sosyal medyadaki fotoğraf paylaşımları hakkında ikaz etti.

Demirtaş dosyasında delil olarak sunulan fotoğraflar ve ses kayıtları hakkında açıklamada bulunarak 31 fezlekenin birleştirilmesiyle oluşturulan dosyanın geneli üzerindeki beyanda bulundu.

50’ye yakın avukatın ve HDP milletvekillerinin izlediği duruşmanın 3'üncü günü mahkeme başkanı avukatlardan duruşma sırasında cep telefonlarını dışarı çıkarmamasını talep etti.

Demirtaş aleyhinde delil olarak gösterilen Kandil fotoğrafları ve ses kayıtlarıyla ilgili şunları söyledi:

"Ses kayıtları, ortam dinlemeleri hepsini kriminale gönderebilirsiniz. Arkasında durmadığım tek bir konuşmam ya da inkar ettiğim tek bir faaliyetim yoktur. Hepsinin arkasındayım. İmralı’da Kandil’de fotoğraf çektirdik. Bunlar hatıra fotoğrafı değildi. Bu işin ciddiyetine dair olan fotoğraflardı. Cezaevine yasak olan fotoğraf makinesini biz sokmadık. Oradaki görevli tarafından çekildi. Adalet Bakanlığı mührüyle digital ortamda verildi. Kandil’de çekilen fotoğraflar ise hükümetin onayı ile dağıtıldı. Çünkü bu fotoğraflar sürecin ciddiyetle yürütüldüğünün göstergesiydi. Çözüm süreci bozulunca şimdi o fotoğraflar dosyaya delil diye konuldu. Her gün baskı ile yargı ile karşı karşıya olmamıza rağmen pes etmiyoruz. Bize oy vermeyenler ise bu durumu anlamlandırmaya çalışıyor. Bizimde istediğimiz toplumsal uzlaşıdır. Böylesi yüzde 10, diğer yüzde 51’den iyidir."

Demirtaş, Demokratik Toplum Kongresi'nin (DTK) savunduğu ‘demokratik özerklik'le ilgili değerlendirmelerde de bulunarak, "Yasa dışı dinlemelerle hazırlanmış raporlarla ‘DTK kendini paralel yapı olarak örgütlüyor' algısı yarattılar. MGK'ya kadar herkesi etkilemeye başladılar ve KCK operasyonları böyle başladı" dedi.

DTK soruşturmasını yürüten savcının da FETÖ bağlantılı olduğunu iddia eden ve savunmasını tamamlayan Demirtaş, DTK'nın hataları olmuş olabileceğini ama sivil demokratik siyasete geçiş açısından önem taşıyan bir yapı olduğunu ifade etti. Demirtaş, "Devlet, hükümet, yargı tolerans gösterdi, tuzağı kuran cemaatti. TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in davetiyle Meclise gelen DTK, Anayasa Uzlaşma Komisyonuna yönetim modeli olarak demokratik özerklik önermiş. Yani öyle gizli saklı bir faaliyet olarak savunmamış bunu," şeklinde konuştu.