Tem 04 2018

'Demirtaş tahliye edilmeli' diyen hakim seçimden sonra kararını değiştirdi

Mayıs sonunda Edirne'de tutuklu bulunan Selahattin Demirtaş hakkında mahkeme, oy çokluğu ile tutukluluğa devam kararı vermişti. Üye hakim karara şerh koyarak Demirtaş'ın tahliye edilmesi gerektiğini belirtmişti.

Seçimlerden önce Demirtaş için tahliye isteyen üye hakim Cengiz Aydıner seçimden sonra tutum değiştirerek Demirtaş’ın tutukluluk halinin devamı yönünde oy kullandı.

Mezopotamya Haber Ajansı'nın haberine göre Selahattin Demirtaş’ın 19’uncu Ağır Ceza Mahkemesinde tutuklu bulunduğu dosya üzerinden yapılan aylık tutukluluk hali değerlendirmesinde mahkeme heyeti oy birliği ile “Demirtaş’ın tutukluluk halinin devamına” karar verdi.

Mahkeme Heyeti, 24 Haziran tarihinde yapılan Cumhurbaşkanlığı ve Genel Seçimlerden 5 gün sonra yaptığı aylık değerlendirmede Demirtaş’ın tutukluluk halinin devamına şu görüşlerle yer verdi:

“Tutuklu sanık Selahattin Demirtaş’ın üzerine atılı suçları işlediği iddiasına dair; olay tutanakları, değerlendirme ve tespit tutanakları, dijital verilere ilişkin çözüm tutanağı, görüntü ve çözüm tutanakları, teknik araçlarla izleme ve dinleme çözüm tutanakları ile tanık beyanına dayanan kuvvetli suç şüphesinin varlığı, iddianamedeki sevk maddelerine göre suçların 5271 sayılı CMK’nin 100/3-a maddesinde tutuklama nedeni olarak görülen katalog suçlardan olması sanığa isnat edilen suçların cezalarının alt ve üst sınırı, kovuşturma konusunda suçların yasada öngörülen alt ve üst sınırlar arasındaki ölçülülük bulunması, adli kontrol hükümlerine uymanın sanık iradesine bırakılması ve ceza miktarına göre bu aşamada sanık müdafi Av. Mahsuni Kahraman’ın 22/06/2018 tarihli tahliye talebinin reddi ile sanığın tutukluluk halinin devamına...”

Mahkeme heyeti, kararı oy birliği ile aldı.

Mahkemenin üye hakimi Cengiz Aydıner seçim öncesi şerh kararında yaptığı değerlendirmede “Başvurucunun makul olmayan bir şekilde tutuklu kalması, yasama faaliyetlerine katılmasını engellemiştir. Başvurucunun milletvekili olduktan sonra tutuklu kaldığı süre de gözetildiğinde, seçilme ve milletvekili olarak siyasi faaliyette bulunma hakkına yönelik bu ağır müdahalenin ölçümü ve demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olduğu söylenemez” demişti.