Fehim Işık: ‘Şengal Anlaşması ile Türkiye’nin içinde olduğu yeni bir plan devreye sokuldu’

Irak merkezi hükümeti ile Kürdistan Bölgesi arasında Şengal’in (Sincar) yeniden inşası, idaresi ile güvenliği konusunda imzalanan anlaşmaya KCK’den ve Şengal halkından gelen tepkilerin yansımaları devam ediyor.  Son olarak Ezilerden anlaşmaya karşı ortak bir deklarasyon geldi. 511 ismin imzasını taşıyan ortak deklarasyonda “Şengal’in statüsü garantiye alınmalı” çağrısı yapıldı.

Bölgeyi yakından takip eden gazeteci Fehim Işık’la Şengal Anlaşması’nı, ne anlama geldiğini, gelen tepkilerin nedenlerini ve Şengal halkının ne istediğini konuştuk.

Şengal anlaşması ile bölgeye yönelik bir planın olduğuna dikkat çeken Fehim Işık, “Türkiye’nin içinde olduğu yeni bir plan devreye sokuldu” dedi. 

Fehim Işık, “Bu plan özellikle Türkiye’nin de içinde yer aldığı, ABD’nin de bölgeyi kendi kontrolü altında tutmaya çalıştığı çabalarla birlikte yürüttüğü, Irak’taki yönetimin zayıflığından da kaynaklı olarak Irak hükümetini de içine dahil ettikleri bir plan. Daha büyük fotoğrafa baktığımızda Rojava Kürdistanı ile Irak Kürdistanı arasında bir tampon bölge oluşturup, o tampon bölgeyle Ankara’dan Bağdat’a kadar giden bölgede kontrolü sağlamak amaçlanıyor” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin daha önce Ovaköy’den yeni bir sınır kapısını açmayı gündeme getirdiğini hatırlatan Işık, “Ama bölgedeki gelişmeler buna izin vermedi. Şimdi o bölgeye yönelik Cizre’den Şengal üzerinden Musul’a, Musul’dan Bağdat’a kadar giden bir hat planlanıyor. O hatta hem Sünni kökenli DAİŞ’e kaynaklık eden kesim var, daha kuzeyde ise ağırlıklı olarak PKK ideolojisine yakın Kürtler var. Burada bir hakimiyet alanı kurmak istiyorlar. Bu tabloda da Şengal anlaşması gündeme geldi” değerlendirmesinde bulundu.

Anlaşmanın plan dahilinde olmasının tepki çektiğini belirten Işık, KCK’nin tepki açıklamasını da şöyle yorumladı:

“O bölgede PKK’nin de olduğu iddia ediliyor. Ancak PKK geçtiğimiz yıl yaptığı açıklamada Şengal’in özgürleştirilmesinden sonra ‘buradaki tüm güçlerimizi çekiyoruz’ diye resmi bir açıklama yaptı. Ama Şengal’i özgürleştirirken orada bulunan gençleri de eğitti. Kendi güçlerini oluşturmasına destek verdi. O güçler Peşmerge’ye bağlı değil. Irak hükümeti resmi olarak tanımıştı onları. Hem Şengal’de oluşturulan özerk yönetim hem de Şengal halkı planın diğer boyutunu gördüğü için bu anlaşmaya karşı çıkıyor. Türkiye bu planın içerisinde. İki Kürdistan parçasını birbirinden ayırıp, araya uzun bir tampon bölge oluşturma yaklaşımı var. KCK, direkt anlaşmaya karşı çıkmak yerine Şengallilerin iradesinin yok sayılmasına karşı çıkıyor.”

Şengal’in IŞİD tarafından işgale uğradığı süreçte tüm askeri güçlerin bölgeden çekildiğini anımsatan Işık, “Irak merkezi hükümeti Şengallileri savunmaya yönelik hiçbir adım atmadı. Şengallileri, Şengal dağına çeken ve onları daha büyük bir katliamdan kurtaran güç PKK’ydi. Hemen sonrasında da Rojava’dan askerî güçler bölgeye gelip destek verdi. Bu güçler bölgede öz yönetim ve öz savunma güçleri oluşturdu. Şimdi bu iradeyi tanımamak Şengal’e yeni bir katliam fermanı oluşturmak anlamına geliyor. Şengallilerin korkusu da bu” ifadelerini kullandı.

Şengal halkının tekrar bölgenin Irak ve Irak Kürdistanı hükümetleri tarafından korunamayacağı ve yeni saldırılara açık olacağı yönünde endişeleri olduğuna dikkat çeken Işık, şöyle devam etti:

“Özellikle de Türkiye tarafından gelebilecek bir saldırı onları korkutuyor. Türkiye birçok kez o bölgeye havadan saldırı düzenledi. Şengal halkı Şengal’in yönetimini üstlenen bir meclis oluşturdu. Bu meclis Irak merkez hükümeti ile de temasa geçti ve bu statülerinin tanınmasını istedi. Kendi öz savunma güçlerini oluşturarak özerk bir bölge oluşturulmasını istedi. Bu bölgenin Irak Kürdistanı’na bağlı bir özerk bölge olmasını istediler. Buna gerekçe olarak da şunu söylediler: Ezidiler Kürt ama inanç farklılıkları nedeniyle soykırım tehdidi altındalar, dolayısıyla bu halkın korunması için onlara özel bir statü tanınması gerekiyor.

Şengal, 2015 Irak anayasasına göre ihtilaflı bölgeler arasında. Yani statüsü referandumla belirlenmesi gereken bölgeler arasında. Ezidiler kendi topraklarına kendilerini koruyacak kimse olmadığı için geri dönemiyor.”


© Ahval Türkçe