Fehim Işık: ‘Şengal’deki gerilim Kürtler arası çatışmaya dönüşebilir’

Şengal'de, Irak’ta Bağdat hükümeti ve Kürdistan Yönetimi arasında yapılan anlaşma sonrası gerilimli bir süreç yaşanıyor. 9 Ekim’de Irak hükümeti ile Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi arasında imzalanan Şengal Anlaşması tartışmaların odağında. Anlaşma kapsamında Irak ordusuna bağlı güçlerin Şengal’in batısında konuşlanmaya başlanması ve YBŞ’nin (Şengal Asayiş Birlikleri) bölgeden çekilmesinin istenmesi tepkilere neden oldu.

Bölgede bir çatışma endişesi yaşanırken kısa bir süre önce Şengal Demokratik Özerk Meclisi ve Irak hükümeti arasında yapılan görüşmelerde anlaşma sağlandığı yönünde iddialar ortaya çıktı. Bu iddiaların ardından kimi kaynaklar YBŞ’nin mevcut konumunu koruduğunu belirtirken, bazı kaynaklar ise güçlerin bölgeden çekilmeye başladığını duyurdu. 

Yine ortaya çıkan bir diğer iddia ise YBŞ’nin Irak ordusu altında görev yapacağı yönündeydi. Sıcak gelişmelerin yaşandığı Şengal’de neler olduğunu, bir uzlaşmanın olup olmadığını, YBŞ’nin mevcut durumunun ne olduğunu bölgeyi yakından takip eden gazeteci Fehim Işık’la konuştuk.

Fehim Işık, Şengal'de Rojava'yı da çatışma içerisine çekecek riskli bir döneme dikkat çekiyor ve "Bu durum Kürtler arası siyasetin ihtilaflı olmasından dolayı Kürtler arası bir çatışmaya da dönüşebilir" uyarısını yapıyor.

Işık, Şengal Anlaşması’nın KDP ile Irak Hükümeti arasında yapıldığını, KDP’nin bu süreçte sessiz kaldığını ve sorumluluğun Bağdat hükümetine verildiğini söylüyor.

Anlaşmaya ilişkin Şengal'deki son durumu anlatan Işık, “Anlaşmaya göre 1 Aralık’ta hem YBŞ’yi bölgeden çıkarma ve Irak askerî güçlerini Şengal’e yerleştirme hem de iç güvenliği Irak polisine devretme konusunda süre verilmişti. Ancak bu süreye rağmen Irak hükümeti istediğini orada elde edemedi. 1 Aralık’ta iç güvenliği sağlayan asayiş güçlerinin bulunduğu kurumları boşaltıp Irak güçlerine devretmesi istendi. Bunun üzerine Şengal Özerk Yönetimi asayiş noktalarına halkı çağırdı. Halk o bölgelere gitti ve gün içerisinde yapılan görüşmelerle kalıcı bir anlaşma sağlanmadı ama Irak tarafından geri adım atıldı ve asayiş güçleri yerlerinde kaldı” bilgilerini paylaşıyor.

Işık’a göre Asayiş güçlerinin yerini Irak güçlerine devretme uygulamasından şu an için vazgeçilmiş durumda. Ancak bu konuda kalıcı bir anlaşmanın söz konusu olmadığını belirtiyor.

Fehim Işık, “Bölge kaynaklarından aldığımız bilgiye göre Şengal ile Irak hükümeti arasında bir anlaşma sağlandığı iddiaları gerçeği yansıtmıyor. Ancak halkın tepkisi üzerine asayiş noktaları Şengal Özerk Yönetimi’nin sorumluluğunda çalışmalarını sürdürüyor. Ancak bir çatışmaya neden olabilecek risk ortadan kalkmış değil” ifadelerini kullanıyor.

YBŞ ile ilgili bir diğer iddia ise Irak ordusuna katılacağı yönünde. Işık bu iddialarla ilgili şunları aktarıyor:

“İlk günden beri Şengal Özerk Yönetimi ile Irak hükümeti arasında yapılan görüşmelerde Şengal’in özerk bir bölge olması ve özerk bir güç olarak şu andaki mevcut YBŞ’nin Irak ordusunun bir parçası olarak bölgede kalmaya devam etmeleri yönünde bir talepleri var. Irak hükümeti ise YBŞ’nin bir bütün olarak lağvedilmesini istiyor. Ancak Irak’ın, YBŞ içerisinde görev almış kendi seçtikleri kişilerin, ki bunun 500 ya da bin civarında olduğu söyleniyor, Irak ordusu giysileriyle orada kalmasını, geri kalanların da bölgeyi terk etmesini istediği de ifade ediliyor. Ancak bu, Şengal Özerk Yönetimi ve YBŞ tarafından kabul edilmiş bir durum değil.”

YBŞ’nin Şengal’in kent merkezinde olan iç güvenlikten sorumlu bir güç olmadığını, Şengal’e yönelik dışarıdan gelen saldırılara karşı bir askerî yapılanma olduğunu belirten Işık, “Şu anda Irak hükümetine bağlı dört tugaydan 6 bine yakın askerin bölgeye geldiği belirtiliyor. Bu askerlerin önemli bir kısmı Rojava ile Şengal arasındaki sınır bölgesine yerleşmişler. Şöyle de ilginç bir durum var. Rojava tarafında güvenliği sağlayanlar YPG’liler. Şengal tarafında sınırın iç tarafında YBŞ’lilerin noktaları var. Irak ordu birlikleri de her iki gücün arasında” diyor.

Irak hükümetinin önce kent merkezinde kaymakamlık, eğitim, sağlık, idari, polis merkezleri gibi bütün kurumlardaki yönetimi zaman içerisinde peyderpey devralıp, YBŞ’yi tamamen etkisizleştirmeye dönük planlı bir hareket içerisinde olduğuna dikkat çeken Işık, bunun Irak’ın yalnız başına geliştirdiği bir plan olmadığını söylüyor.

ABD’nin ve Türkiye’nin bu anlaşmada dahli olduğunu belirten Işık, Şengal’deki çatışma riskine dikkat çekiyor:

“Ama bu durum bir riski de beraberinde getiriyor. Şengal Özerk Yönetimi bu anlaşmayı kabul etmiyor. Irak hükümeti zamana yayarak o bölgeyi kontrol altına almaya çalışıyor. Ancak en risklisi askerî güçler çok iç içe girmiş durumda. 

Askerî güçlerin iç içe girmiş olması bu türden kontrolsüz alanlarda ciddi provokasyonlar, bu provokasyonların akabinde de ciddi ve büyük çatışmaları da beraberinde getirir.

Bu durum bir çatışma riskini her zaman canlı tutuyor. Hatta Rojava’yı da bu çatışmanın içerisine çekebilecek yeni ve riskli bir dönemden söz ediyorum. Askerî güçlerin bu kadar iç içe olması hiç hayra alamet değil.

Bu durum Kürtler arası siyasetin ihtilaflı olmasından dolayı Kürtler arası bir çatışmaya da dönebilir. Şengal’deki güçler KDP’yi de suçluyorlar. Bu sıcak gelişmeler içerisinde KDP anlaşmanın yürütücüsü olarak görevlendirilmediği için sessiz kalıyor.”


© Ahval Türkçe

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar