'İŞİD’in Şengal’de tamamlayamadığı projenin arkasında bugün AKP-MHP iktidarı var’

IŞİD’in 3 Ağustos 2014 tarihinde Şengal’e yönelik gerçekleştirdiği soykırım saldırısında onbinlerce Êzidî katledildi, kadınlar ve çocuklar kaçırıldı, köle pazarlarında satıldı. Kayıp binlerce Êzidî var ve hâlâ sayıları net değil…Soykırım döneminde en çok tartışılan konulardan biri ise  Şengal’de bulunan 12 binden fazla KDP  peşmergesinin İŞİD’e karşı halkı korumayarak geri çekildiği yönündeydi. 

Yeni Yaşam gazetesinde yayımlanan Gülcan Dereli  imzalı “ Şengal: Bitmeyen soykırım kıskacı” başlıklı dosyanın birinci bölümünde  Êzidî Diaspora Meclisi Eşbaşkanı Fikter İğrek soykırım öncesi planlanan siyasi hesapları masaya yatırıyor.

Şengal Soykırımı’nın Ürdün’de yapılan toplantıyla organik bir bağı olduğu belirtiliyor. 4 Temmuz 2014’te Özgür Gündem gazetesi haberinde, bir diplomatın açıklamalarına dayandırılan bilgilerde IŞİD’in Musul’u alması da dahil Ortadoğu’daki tüm dengeleri değiştiren ilerleyişinin, Türkiye, KDP ve Baas rejiminin de katıldığı Amman’da planlandığını belirtiyordu. Haberde ABD, İsrail, Suudi Arabistan ve Ürdün’ün de toplantıya katıldığı gündeme atılmıştı. Yine haberde gizli toplantının 1 Haziran’da yapıldığı, varılan anlaşma sonucu 9 Haziran’da da IŞİD’in Musul’u işgal ettiği kaydediliyordu.

Ve bugün neler yaşanıyor? Bağdat merkezi hükümetin ve KDP’nin 9 Ekim’de imzaladığı mutabakatı değerlendiren Eşbaşkan Fikret İğrek şu yorumu yapıyor:

“Bu mutabakatın imzalanması Êzidî toplumuna, hem haksızlıktır, hem de vicdansızlıktır. Kürdistan Özgürlük Savaşçıları’nın müdahalesiyle büyük bir soykırımın önü kesildi. Şimdi bu konsept soykırımı hatırlatıyor. DAİŞ’in bitiremediği konsept projeyi şimdi bu mutabakat ile gerçekleştirmek istiyorlar. Şengal’in demografisinin değişmesi, Êzidî toplumun oradan göç etmesi ve yeni bir soykırımın kapısı açılmak isteniyor. Tabi bu konseptin arkasında bunu yürüten ve buna karar veren Irak ve KDP değildir. Daha büyük bir aktör vardır. Türkiye Cumhuriyeti’dir. Yani AKP-MHP iktidarıdır” 

Hazirandan bu yana Bağdat, Hewler ve Ankara arasında yaşanan görüşme trafiği olduğuna dikkat çeken İğrek, “Hakan Fidan’ın Hewler’e gitmesi, Kazımi’nin Wasingtona gitmesi, daha sonra Neçirvan Barzani’nin Ankara’ya gitmesi bu konsept projenin zemin hazırlığıydı. Kendi çıkarları için hem Rojava’ya yönelik Zaxo’dan ta Şengal’e kadar bütün sınırı tutup, oradaki halkların devriminin sıkıştırılmak istemesidir. 3 Ağustos’tan önce KDP yine Rojava ve Başur sınırında hendekler kazmıştır. Hemen sonra DAİŞ saldırdı. Şimdi de o hendekler yine kazılıyor. Ve bunun da aynı plan ve proje olduğunu görüyoruz. Yani kısacası 3 Ağustos’ta DAİŞ’in bitiremediği projeyi şu anda bu mutabakat, bu anlaşma ile bitirmek istiyorlar” diyor.

Haberin kaynağına buradan ulaşabilirsiniz