Ara 05 2017

"Türklerin yurtdışında 41,3 milyar dolarlık şirket yatırımları var"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun gündeme getirdiği Man Adası belgelerinin siyasetteki yansımalarının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan şaşırtan bir tepki geldi. Erdoğan belgelerden değil ama bazı Türk işadamlarının servetlerini yurtdışına çıkardığından bahsetti.

Ardından ise söylediklerinden farklı olarak, "isteyen herkes yurtdışına para çıkarabilir" şeklinde bir açıklamada bulundu Erdoğan.

Pelin Cengiz, Erdoğan'ın kimi işaret ettiğinin de merak edilen bir diğer konu olduğunu belirtiyor yazısında. Ve Merkez Bankası'nın Uluslararası Net Yatırım Pozisyonu istatistiklerinden Türkiye'de yerleşik kişilerin yurtdışında ne kadar varlığı olduğunu görebilmenin mümkün olduğuna işaret ediyor.

Cengiz'in paylaştığı Merkez Bankası'nın 2017'nin üçüncü çeyrek verilerine göre, Türklerin yurtdışında 41,3 milyar dolarlık şirket yatırımları var. Yine yurtdışındaki kayıtlı portföy yatırımları ise 1,13 milyar dolar. 

Türkiye'deki yerleşiklerin yurtdışındaki kayıtlı toplam mevduatları ise 47,2 milyar dolar. Buna kayıtlı offshore varlıkları da dahil. Bunun 30,8 milyar doları bankalarda. 23,2 milyar doları yabancı para cinsinden, 7,5 milyar doları ise Türk Lirası cinsinden... 

2016 yılı geneliyle 2017'nin birinci ve ikinci çeyreklerine bakıldığında da çok ciddi hesap hareketleri görülmüyor.

Türkiye'deki yabancı şirketlerin toplam varlıkları ise 177,4 milyar dolar. Yine Türkiye'deki portföy yatırımlarının toplamı ise 176,7 milyar dolar.

Cengiz, bu verileri paylaşarak, "yani Türkiye'de gerek sermaye yatırımıyla gerekse portföy araçlarıyla yer alanlar tası tarağı toplayıp Türkiye'den gitmeye karar verirse, işin rengi değişir" diyor ve ekliyor:

Genel anlamda mal ve can güvenliğiyle ilgili kaygılar, ekonominin gidişatıyla ilgili endişeler, hukukun çok fazla zedelenmiş olması, muktedir siyasetinin giderek yükselen ötekileştiren, ayrıştıran, tehdit eden dili, her eleştiri yapana hain denmesi hatta mahalle baskısı servetlerin çıkışını hızlandırıyor olabilir.

Sermayenin rahat dolaşım hakkının olmadığı, hukukun ve demokrasinin kesintiye uğratıldığı, can ve mal güvenliğiyle ilgili endişelerin olduğu yere kim gelir sorusunu geçtik, esas soru orada kalmak istemeyene kim ne diyebilir...