Naz Köktentürk
Ara 24 2017

Afrika: Voodoo büyülerinin ana vatanı!

Pazarlarında büyü malzemelerinin satıldığı, penceresiz evlerinin sanata açıldığı onurlu insanların yurdu burası.

Burkina Faso- Birçok Afrika ülkesinde olduğu gibi Burkina Faso’da da birçok farklı etnik grup var. 1960 yılına kadar Yukarı Volta adıyla Fransız sömürgesi olan ülke 1983 yılında ‘Onurlu insanların yurdu’ anlamına gelen ‘Burkina Faso’ adını almış.

Fransızlar ülkenin buldozer gibi üstünden geçip hiçbir olumlu iz bırakmadıkları gibi halen varlıkları mevcut.

Kasım ayında, Emmanuel Macron’un Ouagadoudou’da yaptığı, Fransız askerini ayakta alkışlamaları gerektiğini söylediği gayet aşağılayıcı konuşma tarihin hafızasına da kazındı.

Afrika
Fotoğraflar: Naz Köktentürk

Afrika ülkelerinde kaynakları sömürme dışında nazileri aratmayan katliamları da belgelenmiş durumda.

1890 larda ‘Salon de Paris’ denilen etkinliklerde sömürgelerden taşıdıkları ‘zoo humains’ yani insan hayvanat bahçeleri, köle ticaretleri de ayrı zulümleri…

Burkina’da bir tek kolonyal binaya rastlamadım, zaten başkentte bile birkaç cadde dışında ne bina ne yol var, ne de bildiğimiz mânâda bir şehircilik.

Expatların, yani ülkede yaşayan yabancıların gittiği kapısında silahlı korumaların beklediği birkaç restoran dışında, yerlilerin gittiği maki denen mekanlar bulunuyor. Maki, insanların evlerinin önünde derme çatma çardaklarda çoğunlukla bira tüketilen yerler.

Ülkenin çoğunluğu Müslüman olmakla beraber radikal İslam’ın etkisi neyse ki henüz yok. Kadınlar yerel kıyafetleriyle motosiklet, bisikletler üstünde gayet özgür geziyorlar.

Mali sınırı dışında kapalı kadın neredeyse yok.  Böyle olmakla beraber fotoğraf çekmekte en fazla zorlandığım ülke Burkina oldu.

Afrika

Koloni zamanından kalan kızgınlıkla olsa gerek fotoğraf çekilmesinden hiç hoşlanmıyor derhal oldukça saldırgan bir tutumla müdahale ediyorlar.  

Neredeyse hiç beyaza rastlamıyorsunuz, zaten az olan turist sayısı İstanbul restoranın taranmasından sonra tamamen bitmiş.

Şehrin merkezinde grand marche denilen sebze meyveden kumaş, kap kacaktan büyü malzemelerine kadar her şey satılıyor. Pazar yerine girdiğiniz anda ağır bir koku ve gürültü sarıyor insanı. Alışverişte ayrı bir azap  peşinizde bir sürü satıcı sizi oranızdan buranızdan çekiştirmeleri bir yana her şey için uzun pazarlıklar yapmak gerekiyor.

Burkina da bronz işçiliği çok gelişmiş. Vitrine de bronz heykel ve objeler yapan zanaatçıların toplandığı bir merkez, burada tamamen el yapımı inanılmaz güzellikte heykeller üretiyorlar.

Afrikalı kadın heykellerinin yanı sıra animist tanrıları da simgeleyen fetişlerde bronz sanatçıları tarafından üretiliyor.
Halkın çoğunluğu Müslüman olmakla beraber animist inançlar çok yaygın.

Animizm ölenlerin dünyadan ayrılmadıkları, ruhlarının ölünün çevresinde, ağaçlarda, bitkilerde ve tüm doğada dolaştığına inanır. Ruhlar insanların arasına karışarak onlara şans da verebilir. Küçük bir sorun daha var; hasta da edebilir, delirtebilir, bu yüzden tanrılara adaklar adanır kurbanlar kesilir.

Afrika

Voodoo kelimesi Batı Afrika dillerinde manevi varlık anlamına gelir, şifa vermek amacını taşır, otlar ve dualarla İwa yardıma çağırılır. Bu törenler sırasında İwa’nın bazen transda kişinin bedenine girebileceğine inanılır.

Tören sırasında bir hayvan kesilmesi evreni yöneten İwa’ya hayat enerjisi vermek içindir. İğneler batmış meşhur voodoo bebekleri ise aslında bu inançtan gelmez. Hoodoo denen bir nevi halk sihirinden gelir.

Tiebele  bu inançla inşa edilmiş küçük bir köydür. Sukhaları yani pencereleri olmayan rengarenk desenlerle bezenmiş evleri barındırır. Kassena’lar 15. yüzyıldan beri buraya yerleşmiştir.

Gurunsi  kadınları tebeşir ve renkli çamurlarla bu evleri boyarlar. Siyah beyaz ve kırmızı renkte boyalar kullanırlar. Kapılar herhangi bir saldırıya karşı çok küçüktür. Evin sahibi yerleşmeden önce iki gün bekler, evin içerisinde bir kertenkele yürürse o ev uğurludur yürümezse o ev yıkılır.

Afrika

Yılan da kutsaldır ve sonsuzluğu temsil eder. Köyde bir çok kişi onun adını taşır. Erkek olursa Adi kadın olursa Kadi.
Afrika’nın kırmızı toprağı insanı bağlar, hep geri dönmek istenir derler…

Bence bu görüş sanırım Kenya’ya Güney Afrika’ya safari turuna gidenler için geçerli.. Lüks otellerde, tatil köylerinde kalıp ah ne güzel zürafa gördük, kaplan, aslan gördük diyenler için..

Afrika

Burkina’da o kırmızı toprak teneke evler, derme çatma evler, saz damlı kulübeler, kanalizasyonsuz, elektriksiz toprak yollu yerleşim birimleri, yoğun bir toz bulutu, ağır bir sefalet kokusu demek…

Afrika

O kırmızı toprağın üstünde emekleyen yerde buldukları çöpleri yiyen bebekler gördüm, yol kenarında oturup ellerindeki sepetlerdeki birkaç papayayı, tatlı patatesi satmaya çalışan yoksul bezgin kadınlar gördüm, acıyı sefaleti ezilmeyi insan ziyanını gördüm…

Afrika

Yine acıyı gördüm, yaşamın diğer yüzünü gördüm acıya dokundum insanın acımasızlığını gördüm! Afrika insanın bütün bunlara direnircesine müziğini dansını ve kocaman gülüşlerini gördüm.

Afrika
Afrika
Afrika