Bahar Woods
Ağu 24 2019

Eylül ayı gezginleri için Türkiye ve dünyada tatil mekanları

Kuzey yarım kürede yaz sona yaklaşıp tatlı bir sonbahar hüznü hissedilirken, Güney Yarım Küre, ilkbahar kıpırtıları ile yaza hazırlanmaya başlıyor. Her iki yarım kürede eylül ayının keyfini çıkarabileceğiniz güzergahları sizin için yazdım bu hafta. 

Buenos Aires, Arjantin

Güney Yarım Küre’nin Paris'i olarak içimizi ısıtan Buenos Aires, zarif bir Latin kenti olmasının yanı sıra bir yandan da Avrupa köklerine sıkı sıkıya bağlı bir şehir görüntüsü çiziyor. Büyüleyici çelişkilerin şehri Buenos Aires için en güzel mevsimin başındayız. Güney Yarım Küre’de ilkbaharın başlangıcı olan eylül ayı ile şehrin renkli yüzünü görmenin tam zamanı!

San Telmo'nun Arnavut kaldırımlı sokaklarında politik duvar resimlerini görmek,  Palermo ve Recoleta’nın zengin villalarının yarattığı atmosferi deneyimlemek, sanata ve tangoya doymak, Arjantin ve Latin mutfaklarının tadına varmak için yola çıkma vakti…
Sanat tutkunları için "rüya şehir" olarak nitelendireceğim Buenos Aires'te ünlü Teatro Colon, Buenos Aires Latin Amerika Sanat Müzesi MALBA, sokak sanatının adresi Graffitimundo, sanat koleksiyonu ile büyüleyen Museo Nacional de Bellas Artes cezbedici.
Şahane Malbec şaraplardan, dünyanın en iyi steaklerine, tango şovlarından futbol maçlarına kadar Buenos Aires’te herkesin aradığını bulacağına şüphem yok!

Sicilya, Italya

İtalya'nın deniziyle, doğasıyla, tarihi kasabalarıyla, mimari güzellikleriyle, damakta unutulmaz tatlar bırakan lezzetleriyle ünlü Sicilya Adası... Akdeniz'in bize sunduğu en kıymetli adaların başında gelen Sicilya coğrafi konumu ve sıcak iklimi sayesinde uzun yaz sezonunu da beraberinde getiriyor. Yüksek yaz sezonundaki kalabalığın yerini daha dingin bir atmosfere bırakan eylül ayı, adayı keşfetmek ve plajların, keşfedilmeyen koyların tadını çıkarmak için ideal.

Palermo, Katanya ve Siracusa tarihin ve mimarinin içinde kaybolmak isteyenler için harika şehirler... Volkanik manzaralar eşliğinde doğanın gücünü görebileceğiniz Etna, kartpostal gibi güzelliği ile etkileyici fotoğrafların adresi Taormina, Ragusa ve Modica gibi Barok mimarinin güçlü adresleri de rotanızda yer almalı.

UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan Noto görülmeye değer. Antik Yunan şehri Agrigento, "İtalya'nın Pamukkale'si" sayılan Scala dei Turchi, Yunan tapınaklarıyla ünlü Selinunte ve Segestasizi binlerce yıl geriye götürecek. San Vito lo Capo, Mondello, San Lorenzo, Calamosche, Isola Bella ise plaj keyfiniz için aradığınız güzellikte sahiller...

Bourgogne, Fransa

Dünyada şaraplarıyla ünlü olan Fransa'nın Bourgogne Bölgesi aynı zamanda 
Chablis, Nuits-St-Georges gibi köyleriyle bölgenin muazzam kırsal yaşamıyla da ilgi odağı. Rönesans şatoları, Ortaçağ manastırları ve binlerce yıllık köyleriyle bir tarih kitabının sayfalarını çevirir gibi hissediyorsunuz. Tepeye kurulan pitoresk kasabaları, nehir kenarındaki güçlü şehirleri, Avrupa'nın en görkemli Romanesk yapılarıyla dolu olan bu şarap bölgesinde muazzam rotalar yer alıyor.

Bölgenin en gösterişli şatolarından Château de Tanlay; liman kenti olan ve 14. ve 15. yüzyılda Bourgogne'un başkenti olan Dijon; bölgenin en iyi korunan Orta Çağ şehirlerinden Beaune gezeceğiniz yerler arasında. Bölgenin en ünlü şarap bölgesi Chablis; küçük bir tepe kasabası olan Châteauneuf-en-Auxois; Bourgogne'un en büyük üzüm bağlarından biri olan Clos de Vougeot; güzel limanı ile ünlü Auxerre, Cure Vadisi'nde tepeye kurulan ve Hristiyanlık için öneme sahip Vézelay da yine bölgenin öne çıkan kasabalarından biri.

Bozcaada, Türkiye

Ege Denizi'nin en güzellerinden olan Bozcaada’nın son yıllarda artan turist kalabalığı müdavimlerinin canını biraz sıksa da adanın kendine has güzelliğini koruduğunu görmek insanı mutlu ediyor. Ana karaya bağlı olmamanın verdiği özgürlük hissi mi, Rum Mahallesi'nin özgün havası mı yoksa cam gibi görünen denizi mi bu adayı bu kadar cazip yapıyor söylemek zor. Hepsi bir yana üzüm bağları ve Bağ Bozumu adanın en keyifli dönemlerinden.

Tüm bağcıların ve ada halkının bir araya gelerek kutladığı bağ bozumu bağlara gidip üzümleri küfelere toplayarak başlıyor. Üzümlerin at ve traktör üzerinde taşınması sırasında müzikler çalınarak bir şenlik havasına bürünüyor. Bağ evlerindeki tadımlar, Bozcaada Kalesi'ndeki konserler de festivalin diğer meyveleri oluyor! Bozcaada'ya gitmişken tabi ki günbatımını Polente Feneri'nde seyredip, Ayazma Koyu'na alternatif olan Akvaryum Koyu’nda denize girip, meyhanelerindeki leziz mezeleri denemeyi ihmal etmeyin. Bozcaada Bağbozumu Festivali de eylül ayında  gerçekleşiyor.

Peru

Yaz aylarında adeta ülkeyi işgal eden turist orduları bölgeyi terk ederken Peru tüm lokasyonları ile keyfini çıkaracağınız bir döneme giriyor. Her bir köşesinden tarih ve kültür fışkıran bu ülke eylül ayında son derece keyifli.

Dünyanın en iyi mutfakları arasında giderek daha dikkat çekici bir noktaya ulaşan Peru mutfağını denemek için Lima’da birkaç gün geçirmek gerekiyor. Ardından mutlaka ziyaret etmeniz ilk lokasyon Sacred Valley. 

Burada geçireceğiniz sürede ziyaret edilmesi gereken yerler: Ollantaytambo, Pisac ve Maras Moray. Her biri İnka medeniyetinden parçalar sunan bu mekânların ardından sıra en muhteşem yer olan Machu Picchu’ya geliyor. Dünyanın en etkileyici arkeolojik kalıntılarından biri olan bu İnka şehri hafızanızdan kolay kolay silinmeyecek.

Son durağınız olan Cusco ise son birkaç gününüzü çok keyifle geçirebileceğiniz bir şehir. Otantik pazarları, sempatik yerlileri ve özel mekânları ile unutulmaz.

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar