Bahar Woods
Ağu 10 2019

Şehirden bunalanlar için kırlara gitme vakti

Yaşadığınız şehrin kalabalık ve ritmine dayanamadığınızı hissettiğiniz zamanlar oluyor mu? Trafikten, sosyal hayattan bunaldığınızı, herşeyin çok hızlı aktığını ve hiçbirşeye yetişemediğinizi düşünüyor musunuz? O zaman sizin doğaya dönme zamanınız gelmiş demektir.

Plajları, tekneleri, şehir programlarını bir kenara koyup kendinizi acilen doğaya bırakmanız gerekiyor. Bunu yaşamak için en uygun yerler countryside oteller yani Türkçe karşılığı kır otelleri. Küçük bir kasaba ya da köy kıyısında yer alan, doğayla bütünleşen kır otelleri, ister yaz ister kış olsun hem ruhunuzu iyileştirecek hem de vucudunuzu dinlendirecek ortama sahipler. Bütcenizi ve zamanınızı organize edip kendinize uygun bir kır oteli deneyimi yaşamanızın zamanı geldiiğini düşünüyorsanız hazırlanın. Tasarımı, ambiyansı, konumu ile bugüne kadar en beğendiğim kır otellerinden bazılarını sizin için derledim.

Manoir Hovey, Quebec, Canada

Manoir Hovey, Canada’nın Montreal şehrinden 1,5 saat Amerika Birleşik Devletleri’nin Boston şehrinden ise 4 saatte ulaşabileceğiniz tam tamına bir kır oteli. En yakınındaki küçük Maggog kasabasına bile 10 dakika uzaklıktaki olan otel göl kenarında bir doğal cennet.

Hovey Malikanesi, bölgeye ilk yerleşenlerden olan Kaptan Ebenezer Hovey'in adını taşıyor. Bölge, Amerikan İç Savaşı'ndan sonra Güney'den gelen mimarlık zenginliklerini ilk tatilcileri olan aristokratlar, sanayiciler ve toprak sahiplerine borçlu. New England'dan uzak durmak için kuzeye gitmeyi tercih eden ve rahat yaşam tarzları için önemli olan evler, doğa ve lüks düşünülerek tasarlanmış. Ve hiç bozulmadan otele çevrilmiş.

Yılın her ayında keyifle vakit geçirebileceğiniz Manoir Hovey’de yaz aylarında göl gezilerinden bisiklet turlarına, kış aylarında cross country den buzda balık tutmaya kadar pek çok aktiiviteye katılabilirsiniz. Ya da hiçbirsey yapmadan elinize şarabınızı alıp, şahane bahçedeki sandalyelerden birine oturup, Massawipi Gölü’nü seyrederek doğanın tadını çıkarabilirsiniz.

Thyme, İngiltere

Thyme Otel Londra’dan iki saatte ulaşabileceğiniz Cotswolds bölgsinde yer alıyor. İngiliz kır hayatının en önemli bölgelerinden biri olan Cotswolds'un dönem dizilerini andıran atmosferinde, bölgenin en sakin kasabalarından biri Southrop'un hemen yanıbaşında.

Thyme Hotel, "kırsal tatil" konseptinde aradığınız her şeyi eksiksiz yaşatıyor. 150 dönüme yayılan mülk bir aşçılık okulu olarak açılsa da bugün okula ek olarak gurme restoranı, pub'ı, kokteyl barı, spa merkezi ve kır evleriyle dört dörtlük bir kır oteli.

15.yüzyıldan kalan malikânede yer alan odalar, orijinal binanın mimarisinden dolayı birbirinden farklı! Sakin tonlar ve lüks nevresimler tam da bu dingin ortama yakışan şıklıkta. Bünyesinde bir aşçılık okulu barındıran otelin restoranından da bahsetmeden geçmek olmaz. Damak tadına düşkünler için "rüya yer" betimlemesinin karşılığı işte tam da burası!

La Bandita Countryhouse, İtalya

La Bandita Countryhouse, Toskana’nın güneyindeki en güzel bölgelerden biri olan Val D’orcia’nın tam kalbinde yer alıyor. Güneyden Roma, Kuzeyden Floransa’dan şahane manzaralar eşliğinde birkaç saat ilerleyen yol ve ardından toprak bir patika sizi La Bandita’ya ulaştırıyor. Toprak yolun bir noktasında “nereye gidiyorum ben” diye tam söylenmeye başlayacakken karşınıza çıkıveriyor otel.

La Bandita, zengin Toskana’lı bir ailenin taştan çiftlik evinde konuk olduğunuzu hissettirecek kadar samimi olsa da, eksiksiz bir butik otelde olduğunuzu unutturmayacak kadar da özenli! Olabildiğince az mobilya ve aksesuar kullanılarak dizayn edilmiş beyaz renk temalı odalar, insanı anında dinlendiren mucizevi bir etkiye sahip. 

Otelin Val D’orcia’nın “yemyeşil bir deniz”i andıran manzarasına bakan infinity poolda yüzmek ya da kıyısında güneşlenmek tam bir terapi. Yine aynı manzaraya bakan terasta “Toskana Usulü” lezzetler yemek ya da bölgenin ünlü Brunello şaraplarını yudumlamak bambaşka bir keyif. 

La Bastide de Marie, Fransa

Provence’ın en güzel küçük kasabalarından biri olan Menerbes’in yanıbaşında yer alan büyüleyici La Bastide de Marie, Marsilya hava alanından yaklaşık 1 saatte ulaşılan bambaşka bir dünya.

18. yüzyıldan kalma taş bir binada konumlanan otel, Provence’un uçsuz bucaksız üzüm bağlarının ortasında Menerbes köyünün kıyısında sakince duran keyifli bir çiftlik evi. Dünyanın en romantik otellerinden biri sayılan La Bastide de Marie’den içeriye girmeden önce bahçesinin büyüsüne kapılıyorsunuz. Binbir emek verilerek bakılan bahçenin yanı sıra otelin 150 dönümlük bir de üzüm bağı bulunuyor.

 

Antika mobilyaların hakim olduğu otelin genelinde ve 14 odasının dekorasyonunda Fransız inceliği göze çarpıyor. Otelin restoranında Fransız ve dünya mutfağının seçkin örnekleri sunuluyor. Herşey doğal, lezzetli ve son derece zevkli şekilde sunuluyor. Kendi üzüm bağlarından topladıkları üzümlerlerden oluşan şarapları içerek bahçesinde saatler hatta günler geçirebilirsiniz.. 

Kapsaliana Village, Girit, Yunanistan

Her şeyden uzak ve erişilmek istemediğiniz bir seyahat planı yapıyorsanız, Girit Adası'nın yeşil arazilerindeki saklı adresi Kapsaliana Village tam aradığınız yer! Girit Heraklion Hava alanından yaklaşık 1 saat 10 dakikada ulaşabileceğiniz otelin en yakınındaki şehir Retimno ve o bile yarım saat uzaklıkta.

Akdenizi uzaktan gören bir tepe üzerinde, zeytin bahçelerinin ortasında tarihi taş binalardan oluşan otel kendi müzesi ve eski bir zeytinyağı üretim odasını bile bünyesinde barındırıyor.

Taş duvarları, kemerli girişleri, ahşap kirişli tavanları olan 18 odanın kendine özel terası var. Terastan, adanın en büyük zeytinlik alanı manzaralarını doyasıya seyredebilirsiniz. Böyle özel bir çiftlik otelinde yiyeceğiniz her lezzette tamamen doğal ve organik malzemelerle hazırlanıyor. Tabi bir de, zeytin ağaçlarının ortasında parlayan yüzme havuzu, sıcak yaz günleri için kurtarıcı!

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.