Artan siyasi şiddet, 1990'ların karanlık günlerini hatırlatıyor

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı‘nın kendisini hedef almasından bir gün sonra, Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısının arabasında şiddetli bir saldırıya uğraması ile Türk devletine muhalif olan siyasilere yönelik şiddet son zamanlarda artış gösterdi. 

Gelecek Partisi'nden Selçuk Özdağ 15 Ocak'ta Ankara'da arabasına binerken 5 kişi tarafından saldırıya uğradı. Çok kan kaybeden Özdağ hemen tedavi için hastaneye kaldırıldı. Gelecek Partisi genel başkanlığını yürüten eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Bizzat birlikte çalıştığı bir siyasetçiye yönelik bu saldırı hakkında Cumhurbaşkanından açıklama bekliyoruz" dedi. 

Bu saldırıyı kısa bir süre sonra milliyetçi çizgideki muhalif Yeniçağ gazetesi Ankara muhabiri Orhan Uğuroğlu'nun arabasına binerken saldırıya uğraması izledi. Duvar'a göre saldırganlar gazeteciye, "Biz Milliyetçi Hareket Partisi'ndeniz. MHP'yi eleştirmeyi bırakın. Milliyetçiler sizi bulacaktır" dedi. Başka bir eski MHP müttefiki ve partinin militan gençlik kanadı olan Bozkurtlar'ın bir üyesinin de Perşembe günü saldırıya uğradığı bildirildi. 

Selçuk Özdağ, aldığı yaralar nedeniyle tedavi gördüğü hastanede görüntülendi. Saldırı haberlerinin herhangi bir ana akım Türk medyasında yer almaması dikkat çekicidir. 

MHP kadroları tarafından açıkça yönetilen siyasi şiddetin yükselişi, siyasi suikastlerin sıklıkla işlendiği 1980'ler ve 1990'ları acı bir şekilde hatırlatıyor. Uğur Mumcu, Metin Göktepe ve Ahmet Taner Kışlalı gibi gazeteciler çalışmaları nedeniyle özellikle hedef alınırken, eski sağcı paramiliter grup JİTEM’in üyelerinden Cem Ersever de basınla görüşmeye başladıktan sonra öldürüldü. 

Wikipedia’nın Türkiye’de suikasta kurban gidenler listesi şimdiden çok uzun. MHP üyeleri tarafından eski müttefiklerine yönelik şiddet mevcut bağlamda ne anlama gelebilir? MHP, özellikle parti liderlerine yönelik eleştiriler eski müttefiklerinden geliyorsa buna müsamaha göstermeyeceğinin sinyallerini veriyor. Bu son şiddet olaylarındaki her üç saldırı da, MHP ile anlaşmazlığa düşen milliyetçi kökenlerden gelenlere yapılmış gibi görünüyor. Ahmet Davutoğlu "Sırada kim var?" diye sordu.

AKP'nin koalisyon ortağı MHP’nin oy oranının düşmesinden endişe duyduğuna ve muhtemel bir erken seçimden önce başka ortaklar arıyor olabileceğine dair haberler var. Bu bağlamda MHP, partiyi terk eden ve eleştiren eski müttefikleri hedef alarak, çeşitli milliyetçileri kendi koalisyonu içinde bir arada tutmak için gözdağı veriyor olabilir. 

Kısa bir süre önce, başta Alaattin Çakıcı olmak üzere MHP bağlantılı mafya liderleri, ana muhalefetteki CHP parti liderini hiçbir soruşturma olmaksızın fiziksel şiddetle tehdit ediyorlardı. Bu nedenle, muhalefet figürlerine şiddet uygulamak veya tehdit etmenin herhangi bir cezai yaptırımı olmuyor. Cuma günü Orhan Uğuroğlu'na düzenlenen saldırıyla ilgili olarak 3 şüphelinin tutuklandığı, yani belki bu sefer bazı saldırganların yargılanacağı bildirildi. 

Siyasi saldırılardaki bu artışın nihai nedeni ne olursa olsun, Türkiye, 70'lerin ve 90'ların sonları gibi daha fazla siyasi hareketin olduğu dönemlerdeki gibi siyasi şiddete daha açık hale geldi. Bu nedenle şiddet kullanımı, iktidar koalisyonunun siyasi gücünün azaldığından endişe duyması, ayrılanları ve muhalifleri caydırmak için şiddet kullanmayı amaçladığına işaret edebilir. Milliyetçi çeteler, şimdilik rakiplerini yalnızca şiddetli bir şekilde dövüyorlar, ancak olası bir genel seçim ihtimali belirdiğinde siyasi gerginlikler arttıkça daha da ileri gidebilecek olmaları endişelendiriyor. 


@Ahval Türkçe

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.