Kas 26 2017

"Susuzluğunu dindiremeyen şair" Leonard Cohen

Hayatı boyunca şarkıcı değil, şair olduğunu söylediyse de; biz onun sesini dinlemekten, konserlerini izlemekten bıkmadık.

Sefa Kaplan da Pazar günü K24 için kaleme aldığı yazıda, Cohen'in "idollerini müzik dünyasından değil, edebiyat dünyasından seçtiğini" yazıyor. 

"Bu idollerin ilk sırasında, aşk yorgunu ve kırgını şiirleriyle acının şafağında ışıldayan İrlandalı şair William Butler Yeats’in yer alması fazla incitmez zihnimizi" diyor Kaplan. "Ancak, kızına ismini verecek ölçüde sevdiği İspanyol şair Federico García Lorca’nın trajik sonu, Cohen’in yazgısında yolunda gitmeyen hırpalanmışlıklar bulunduğu gerçeğiyle yüzleştirir bizi. Bu isimlerin yanına, Lev Tolstoy, Marcel Proust, T.S. Eliot, James Joyce ve Ezra Pound’u da iliştirecektir özenle."

Cohen'in müzikle doğrudan bir bağlantı kurmak istememesinin arkasında da, belki de trajik bir tecrübenin yatıyor olabileceğini yazıyor Kaplan.

Cohen yirmili yaşlarının başında tanıştığı bir İspanyol'dan gitar dersleri almaya başlamış, ancak kısa bir süre sonra genç hocasının intihar ettiğini öğrenmiştir.

"Müziğimin temelinde biraz da bu trajedi yatıyor galiba" demişti Cohen Avusturya'da verdiği bir konser sırasında.

"Derin kökleri olan şiirlerini gitarının gücüyle harmanlayan Bob Dylan da," en yakın arkadaşlarından biridir Cohen'in.

İki "şair" arasında mütevazı bir rekabet de vardır: "Bob Dylan, bir ara fırsatını bulup sözü çok sevdiği Hallelujah’a getirecek ve bu şiirin yazılmasının ne kadar sürdüğünü soracaktır Leonard Cohen’e. Beş yıl rakamını telaffuz etmekten utanan Cohen de, “İki yıl” diyerek geçiştirmeye çalışacaktır durumu. Bob Dylan’a söylemese de, o beş yıl boyunca Chelsea Hotel’in duvarlarına başını vura vura tamamlayabilmiştir söz konusu şiiri Cohen" diye yazıyor Kaplan.

O duvarlara vurduğu başını ise yıllar boyu kendini mistisizme vermeden dinlendiremediği de aşikar Cohen'in.

Yahudi mistisizminden, California dağlarında yıllarca süren Zen deneyimlerine... "Cohen, Budizm’in önemli mertebelerinden keşiş seviyesine yükselmekle birlikte, susuzluğunu dindirememiştir ne yazık ki" diyor Kaplan.

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar