Oca 13 2018

'Artan bireysel silahlanma ve KHK katliamlara yol açabilir'

 

15 Temmuz sonrası ilan edilen olağanüstü hâl (OHAL) kapsamında çıkartılan 696 sayılı KHK ile bir kez daha gündeme gelen bireysel silahlanma tartışması, “milisleşme” endişelelerini artırdı.
 
İlgili Kanun Hükmünde Kararnamenin 121. maddesi, darbe girişiminin bastırılmasının yanı sıra terör eylemleri ve devamı niteliğindeki olayları bastıran sivillere de yargılanma muafiyeti getiriyor.
 
15 Temmuz öncesi adını duyduğumuz “sivil ordu” SADAT’ın yanına Halk Özel Harekat da eklendi. Son KHK sonrası boy gösteren ve sosyal medyada sık sık tehdite varan ifadeleri ile dikkat çeken bu gruplar ve üyeleri soru işaretlerini artırmış durumda.
 
İnternete düşen bir videoda üniformalı ve silahlı kişiler, son yıllarda silah alımının kolaylaştırıldığını anlatırken, 15 Temmuz'a hazırlıksız yakalandıklarını söylüyor ve benzeri bir durum için gerekli tedbirleri aldıklarını belirtiyorlar.

CHP, son KHK’nin iktidar eliyle silahlı çete kurmaya eş değer olduğunu söylerken, İYİ Parti lideri Meral Akşener’in, Konya ve Tokat’ta silahlı eğitim kampları kurulduğuna dair duyum aldıklarını söylemesi de kaygıları artırmış durumda. 

Peki, bireysel silahlanma artıyor mu?
 
6 Aralık’ta Ahval’de, bireysel silahlanmadaki artış, İçişleri Bakanlığının verileri ile ortaya kondu.

BBC Türkçe’den Selin Girit de, konuya ilişkin hazırladığı haberde, farklı grupların açıklamalarını bir araya getirerek soruya cevap arıyor.

HÖH'ün genel başkanı Fatih Kaya, 15 Temmuz gecesini kastederek, “Belki o an istemeden, o anın halet-i ruhiyesiyle bir suç işlemiş olabilirsiniz. Bunların yargılanması tabii ki doğru değil. Bunların güvence altına alınması gerekir," diyor ve sözlerini şöyle sürdürüyor:

"Yoksa yarın aynı şey olsa kim iner sokağa? O müdafaayı yapan kişileri yargılarsak yarın böyle bir olay olursa kim çıkar meydana? Kimseyi bulamazsınız."

Türkiye'de yasal olarak 21 yaşını dolduran her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, geçmişte 6136 Sayılı Ateşli Silahlar Kanununa muhalefetten ceza almamış olması şartıyla, gerekli belgeleri ibraz ettiği ve sağlık muayenesinden de geçtiği takdirde beş yıl silah bulundurma ya da taşıma ruhsatı alabiliyor.

Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Güvenlik Daire Başkanlığı'nın Bireysel Silahlanmaya Dair 2017 Yılı Raporu'nda, Türkiye'de ruhsatlı silah sayılarında azalma meydana geldiği, Eylül 2017 tarihi itibarıyla 63 bin 453 adet silah ruhsatı verildiği belirtiliyor.

Buna karşın aynı raporda ruhsatsız silahlarla işlenen suçların ruhsatlı silahlarla işlenen suçlara kıyasla altı kat fazla olduğu görülüyor.

Bireysel silahlanmaya karşı 1993'ten bu yana mücadele yürüten Umut Vakfı'nın Yönetim Kurulu Üyesi Ayhan Akcan da Türkiye'de 20 milyon civarında kişinin bireysel olarak silahlandığının tahmin edildiğini, bu silahların yalnızca 2,5 milyonunun ruhsatlı olduğunu, bunun 7-8 katı kadar ruhsatsız silah bulunduğunu belirtiyor.

Son üç yıldır bireysel silahlanmada artışın çok fazla olduğunun görüldüğünü söyleyen Akcan, özellikle pompalı silahların satışında büyük bir ivme gözlemlendiğini ifade ediyor.

Akademi Silah Eğitim Merkezi'nden Cem Orçun da, av tüfeklerinin, yivsiz, sessiz silahların ülke genelinde serbestçe satılmasının yasal olarak müsait olduğunu hatırlatıyor. 

Ayrıca internet üzerinde kaçak ya da ikinci el silah satışları yapan birçok siteye de rastlamak mümkün.

İstanbul Eminönü'ndeki Mercan Yokuşu'ndaki esnaf dükkanlarından da av tüfeği ya da silah aksesuarları satın alınabiliyor.

Esnaf, satışların 15 Temmuz'dan sonra patlama gösterdiğini ancak son zamanlarda çok iyi gitmediğini söylüyor.

Burada kuru sıkı tabancaların fiyatı 120 ila 200 lirayken, av tüfeği fiyatları da 700-750 liradan başlayarak 2 bin 500 liraya kadar çıkabiliyor.

Silahları temin edebilmek için ruhsat almanın çok kolay olduğu söyleniyor. Bir günde bütün gerekli belgeler çıkarılabiliyormuş anlatılana göre.

Umut Vakfı'ndan Ayhan Akcan, son KHK’ya dikkat çekerek, sınırlama gelmemesi hâlinde inanılmaz boyutta katliamlar olabileceğini söylüyor.