alin taşçıyan
Ara 16 2017

Güç, sahip olabileceğimiz bir şey değildir

 

 

Star Wars: Son Jedi, efsanede ilk döngüyü kapatıp ikinciyi başlatan, söylemiyle gündeme ayak uydurmaya gayret eden ve seriden beklentileri karşılayan bir film.

Sekizincisi yapılmış bir kült film serisini hayranlarından başka pek az kişi izler.

İzleyici kitlesinin neredeyse tamamını onu sevenler oluşturur, her halükarda beğeneceklerdir filmi. Star Wars hayranlarının bir kısmı yıllar önce havlu attı, yeni filmi hiç beğenmeyeceklerine daha baştan karar vermiş olanlar var, iş ticarete döküldüğü ve büyü bozulduğu için.

Artık kadın kahramanların baskın olması da bilinçaltı bir rahatsızlık veriyordur, filmden nefret etmeye hazır bir kısım erkek hayranına…

Star Wars: The Last Jedi / Star Wars: Son Jedi (*) ince hesap kitap yaparak yazılmış ve çekilmiş bir film. İlk hedefi hayranlarının bir sonraki filmi de hevesle beklemelerini sağlamak ki izleyici sayısı garantilensin.

Nihayetinde bir film serisi, başladığı dönemde bilimkurgu türünü yenilemiş, kült haline gelmiş bir popüler sinema efsanesi dahi olsa ticari amaçlarla sürdürülür. Sadık müşteriyi elde tutmak esastır.

Bu da iki ayrı sorunu aynı anda çözmeyi gerektirir: Hem söz konusu seriyi sevdiren unsurları içerikte de biçimde de koruyacak hem onlara yenilik getirerek ileri götürecek…

Serinin hayranı alıştığı unsurları yeniden bulmak ama bir önceki filmi tekrar izliyormuş gibi de sıkılmamak ister.

Küçük sürprizlerle (yeni gezegenler, yeni yaratıklar, yeni silahlar, Ergenekon’dan çıkış dahil mitolojik göndermeler vs.) şaşırtılmayı da bekler ki bir sonraki filmi merak etsin.

Son Jedi, bağımsız bir yapım değil, Star Wars serisinin yeni bölümü olarak başarılı. Teknik üstünlüğüne diyecek yok, mükemmel görüntü, mükemmel efektler, mükemmel kurgu, mükemmel ses…

 

star wars

 

Bağlamı yedi film geriye ve en az bir film ileriye gitmek üzere planlanan bir drama için yeterince dengeli bir anlatıya sahip.

Olay örgüsünü Star Wars serisi içinde konu ve tema açısından tutarlı biçimde geliştirdiği gibi karakterlerine psikolojik derinlik katmayı ve yaşadıkları çatışmaları etkileyici biçimde izleyiciye yansıtmayı başarıyor.  

 

star wars

 

Kronolojik sırayla izlediğimiz ilk üçlemeden A New Hope, İmparator ve Jedi’nin Dönüşü’nden sonra sonra geçmişe dönen Star Wars serisi yedinci bölümden bu yana geleceğe doğru yol alıyor.

Sekizinci film, öykü açısından döngüyü tamamlıyor ve A New Hope misali, yeni bir evreye işaret ediyor. Aydınlıkla karanlığın savaşında iyi - kötü kutuplaşmasından öteye geçip Taoizm’de, evrendeki enerjinin, karşıt kutupların birbirini dengelemesiyle oluştuğunu anlatan Yin ile Yang öğretisine gönderme yapıyor.

 

star wars

 

Aydınlık tarafı temsil eden Jedi Şövalyeleri ile karanlığa düşen Sith Lordları aynı gücün iki ayrı tarafı sadece. Rey ile Kylo Ren, filmde sürpriz biçimde bir araya gelerek güçteki denge hakkında yeni fikirler veriyor izleyicilere.

Kylo Ren ile Rey’in kişiliklerini ve serinin devamında üstlenecekleri rolü belirginleştirirken Rey’in geçmişindeki gizemi korumaya devam ediyor.

 

star wars

 

En önemlisi de Yüce Lider Snoke’un Birinci Düzen’i ile isyancıların mücadelesinde hayati bir gelişme kaydediliyor. Bu gelişme filme adını veren Son Jedi’ın kimliğiyle yakından ilişkili.

Star Wars’ta evrendeki her şeyde varolan, canlı ve cansız bütün varlıklar arasında akan enerjiden ve her birinin uyum içinde bir arada bulunmasındaki dengeden kaynaklanan “güç” kavramı bu kez Jedi dinini (aslında kutsalı bol bütün örgütlü dinleri ve ideolojileri) eleştirmek için baştan açıklanıyor.

 

star wars

 

Luke, kendisini bulup göreve çağıran Rey’e güce ‘sahip’ olunamayacağını gösteriyor.

Filmin son derece önemli bir sahnesinde Yoda’nın ruhu işlediği büyük bir hata yüzünden Jediların gizli gezegeninde inzivaya çekilmiş olan Luke Skywalker’a kutsal sayılan mekan ve nesnelerin anlamsızlığını gösterip onu inanç ve ideolojilerin özünü aramaya yönlendiriyor.

Bunu yapma şekli günümüz dünyasına “ilahi bir işaret” niteliği taşıyor, ironik biçimde. Özetle diyor ki güç, sahip olabileceğimiz bir şey değildir, kibirli olmayın.

 

star wars

 

2.Dünya Savaşı’ndan 32 yıl, Vietnam Savaşı’ndan iki yıl sonra ve Soğuk Savaş devam ederken vizyona çıkan Star Wars A New Hope’un anti-faşist tavrı her daim belirgin kaldı. (Şimdi de Trump yönetimine göndermeler yapıyor.)

Ama cinsiyetlerin eşit temsili gibi kavramlara vakıf değildi henüz yaratıcıları, masal modeli benimsemişlerdi: Jedi Şövalyesinin kurtarması gereken bir prenses ve onu engellemeye çalışan kötü büyücüler vardı, o da iyi büyücülerden destek aldı.

Günümüzün karanlık güçlerinden malum imparatorluk tarafından yaratılan Sith Lordları misali IŞİD’i durduranın YPJ olduğu günümüz  dünyasında elbette Luke’un yerini Rey dolduracak ve Prenses Leia artık General Leia olacak ve kendini feda eden kahramanlar da yine YPJ gerillaları misali kadın direnişçiler olacaktı!

Kadınların rol modeli olarak görünmeleri ve önyargıları kırmaları açısından önemli bir unsur, bu.

Yoksa Son Jedi bir Walt Disney yapımı ve ancak büyük sinema zincirlerinin salonlarında başka filmlerden daha yüksek bilet fiyatları ödenerek izlenen bir film.

Çoğu ülkede bu zincirler tüketim toplumu mabetleri olan alışveriş merkezlerinde yer alıyor. Ama film, tam da o mükemmel tekniği ve John Williams’ın doyumsuz müziğiyle o kadar etkileyici ki kendinizi kaptırır, üretim ve tüketim koşullarını unutabilirseniz devrimci bir film niyetine izlersiniz.

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar