Kas 08 2019

Žižek: Joker’dan rahatsız olan solcular 'Fukuyama solcuları'

DC çizgiromanlarının en ikonik karakterlerinden Joker‘ın solo filmi, 76. Venedik Film Festivali’nde dünya prömiyerini yaptığı günden beri sinema dünyasında en çok konuşulan filmlerin başında geliyor.

Todd Phillips‘in yazıp yönettiği film sinemaseverler tarafından beğeniyle karşılanarak son yılların en kârlı filmlerinden biri olma yolunda hızla ilerlerken, özellikle Joaquin Phoenix‘in etkileyici performansı filmin ödül sezonunda adından sık sık söz ettireceğini gösteriyor.

Ancak filmi eleştirenler de bir hayli fazla...

Şiddeti romantikleştirdiği ve sorunlu bir karakterin davranışlarını haklı gösterdiği gerekçesiyle filmi eleştirenler var..

Sinema dünyasının en saygın eleştirmenlerinden Slavoj Žižek, Joker filminin Amerikan ordusundan sosyal adalet savaşçılarına kadar birçok grup tarafından eleştirildiğini ama aslında şiddete teşvik eden bir film olmadığını, bunun yerine günümüzdeki siyasi sistemin hatalarına ışık tuttuğunu söylüyor.

Filmloverss'ın Russia Today'den aktardığına göre Žižek, "Joker’dan rahatsız olan solcular ‘Fukuyama solcuları’; liberal demokrat düzenin olabilecek en iyi düzen olduğuna, sadece biraz daha hoşgörülü hâle getirmemiz gerektiğine inananlar. Bu bağlamda bugün herkes sosyalist. Bill Gates de sosyalizmi desteklediğini söylüyor, Mark Zuckerberg de" yorumunu yapıyor.

"Joker figürünü meşhur Siyah Kare – Black Square resmini çizen Rusyalı avangart sanatçı Kazimir Malevich gibi düşündüm" diyen Žižek, "Bir tür minimal protesto, bir hiçliğe indirgeme. Joker her tür otoriteyle dalga geçiyor. Yıkıcı, fakat pozitif bir projeden yoksun. Bu çaresizlik yolundan geçmemiz gerekiyor. İktidar sahiplerinin oyununu oynamak yeterli değil. Joker filminin mesajı bu" ifadesini kullanıyor.

Žižek, sözlerine şöyle devam ediyor:

"Joker’dan alınacak ders ise sadece bunun yeterli olmadığı, daha radikal bir değişime ihtiyaç duyulduğu. Tüm bu demokrat solcuların farkında olmadığı şey de bu. Bugün yükselmekte olan memnuniyetsizlik ciddi bir şey. Sistem; ufak reformlar, daha fazla tolerans ve daha iyi bir sağlık sistemiyle bununla başa çıkamaz. Daha radikal bir değişime ihtiyaç duyulduğunun işaretleri mevcut.

Asıl sorun içinde bulunduğumuz ümitsizliği gerçekten deneyimlemeye hazır olup olmadığımız. Filmde Joker’ın da söylediği gibi ‘Gülüyorum çünkü kaybedecek hiçbir şeyim yok, ben hiç kimseyim.’

Ayrıca burada zekice bir kelime oyunu da var. Joker’ın soyadı Fleck. Almancada “fleck” bir leke demek, anlamsız bir leke. Bir anamorfoz gibi. Yeni bir perspektif görmek için farklı bir şekilde bakmamız gerekiyor.

Bu filmin potansiyelinden korkan tüm o solcu eleştirmenlere güvenmiyorum. Michael Moore’un da söylediği gibi günlük hayatımızdaki gerçek şiddetten değil de buradaki şiddetten korkuyorsunuz. Bu filmdeki şiddete şaşırmak gerçek hayattaki şiddetten kaçmaktır.”