Cumartesi Anneleri bir kez daha haykırdı: Kemiklerimizi verin

Yıllardır meydanlarda kayıplarının akıbetini soran ve faillerinin cezalandırılmasını isteyen Cumartesi Anneleri, yine sokaktı ve bir kez daha haykırdı: Kemiklerimizi verin. 

Kayıp yakınları 772’nci hafta eylemlerinde de Galatasaray Meydanı’na gitmeleri polis tarafından engellendi. Bunun üzerine aileler, 72 haftadır olduğu gibi İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’nin bulunduğu sokakta polis ablukası altında eylemlerini gerçekleştirdi.

Kayıpların fotoğraflarının bulunduğu tişörtler giyen aileler, karanfiller taşıdı. Eylemde açıklamayı okuyan İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri, bu hafta inkar ve cezasızlıkla üzeri örtülmek istenen Güçlükonak Katliamı’nın unutulmaması için bir araya geldiklerini ifade etti. Türkiye'nin yakın tarihinin; ağır insan hakları ihlallerinin cezasız kalması, ihlaller için hesap verebilirliğin sağlanmaması ve geçmişle yüzleşmek yerine inkârın sürdürülmesinin tarihi olduğunu dile getiren Yoleri, “Türkiye'de hala, devlet görevlileri tarafından işlenen insan hakları ihlallerini tarafsız ve etkili bir şekilde araştırabilecek bağımsız bir organ bulunmamaktadır” dedi.

Mezopotamya Ajansı'nın aktardığına göre, 24 yıllık bir cezasızlık dosyası olan Güçlükonak Katliamı’nı unutmadıklarını dile getiren Yoleri, davanın daha sonra AİHM'e taşındığını hatırlattı. Güçlükonak Katliamı’nda katledilen Ahmet Kaya’nın kızı Emine Kaya Erbek, artık ayakta duracak hallerinin kalmadığını dile getirerek, “Yeter artık. Ne zamana kadar bu böyle olacak. Artık dayanamıyorum. Artık adalet olsun istiyorum. Ama bu ülkede adalet yok. Biz o kadar burada bağırıyoruz ama kimse bizim sesimizi duymuyor. 25 yıldır kemiklerimizi arıyoruz. Ama o kemikleri de bize vermiyorlar. Kemiklerimizi de bulamadık” dedi.

Onun ardından konuşan 28 Temmuz 1993 tarihinde gözaltında kaybedilen Özgür Gündem gazetesi muhabiri Ferhat Tepe’nin annesi Zübeyde Tepe de 25 yıldır adalet aradıklarını ifade etti. 25 yıldır Ferhat Tepe’nin ve diğer kayıpların faillerinin bulunmadığını dile getiren anne Tepe, “25 yıldır bağırıyoruz ama bu devlet sanki sağır ve dilsiz. Biz diyoruz ki hak adalet yerini bulsun katiller yargılansın. Cumhurbaşkanı diyor ki ‘Ben her şeye hakimim.’ Madem öyle neden bizim çocuklarımızın katilini bulmadın. Biz adalet istiyoruz ama 25 yıldır adalet daha yerini bulmadı. Biz bugün varız yarın yokuz. Ama çocuklarımız Galatasay’da kayıplarımızı arayacak. Biz Galatasaray’dan vazgeçmeyeceğiz. Adalet istemekten vazgeçmeyeceğiz” diye belirtti. 

CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ise şunları söyledi:

“Savaş devleti cezasızlık politikalarına iter. Biraz önce dinledik. Ben olayı dün gibi hatırlıyorum. Bu olay algı operasyonu olarak kullanıldı. Bu hikayeler tanıdık. Bu olay o dönem ateşkesin bitirilmesine gerekçe yapıldı. Sonra ne oldu. 3 yıl önce 2 polis memuru Ceylanpınar’da öldürüldü. Hemen gazeteler devreye girdi. Algı operasyonları devreye girdi ve çözüm süreci bozuldu. Ardından yargılamalar oldu ve yargılananlar beraat etti. Ama o zamandan bu zamana on binlerce kişi öldü. Devletler yalanların arkasına sığınırlar ve bu yalanları devlet sırrıyla gizlemeye çalışırlar.”

 

Konuşmaların ardından 772’nci hafta eylemi sona erdi.