'AKP'nin Sedat Peker'i varsa, MHP'nin de Alaattin Çakıcısı var'

Türkiye siyaseti, ekonomisi ve toplumu büyük bir krizle boğuşuyor. Rotasını kaybeden bu üçlü ile ilgili karar verici konumundakilerin tepkisi ise, krizi daha da derinleştirmekten öte geçmiyor. 

Çete ve mafya ile anılan, kimi hükümlü olan kimi de sık sık ülkenin aydınlarını tehdit eden isimler, siyasetçiler tarafından hayli teveccüh görür hale geldi.

Evrensel Gazetesi'nden Ender İmrek, "çete mensuplarına ilginin arttığı bir süreç içindeyiz" satırlarıyla durumu özetlediği 26 Mayıs tarihli köşe yazısında, "Organize suç örgütü başı olmaktan, mafyadan yargılanmış, ceza almış olanlar, hapis yatıp çıkmış olanlar ve de karanlık işler içerisindeyken hayatını kaybetmiş olanların itibarlı sayıldığı iktidarlar hep olageldi" yorumunu yapıyor.

Tansu Çiller’in Çatlı için söylediği ‘Devlet için kurşun atan da, yiyen de şereflidir’ sözünü hatırlatan İmrek, Peker'in, 'oluk oluk kan akıtma' tehdidi ve AKP destekçiliği karşısında, MHP lideri Devlet Bahçeli'nin de nazire yaparcasına, 'benim de Çakıcım var' edasıyla gündeme bodoslama daldığına dikkat çekiyor.

İmrek, bu konudaki eleştiri ve tespitlerini şöyle sürdürüyor:

"Bahçeli’nin, seçim arifesinde bu ‘camia’ya mesaj verip, nerede saf tutmaları gerektiğine dair bir çizgi çizme çabası ise adeta seçim beyannamesinin maddelerinden biri oldu.

Politik etkisi, uzun süredir AKP’yi desteklemek, Erdoğan’ı ve saray politikalarını övmekten ibaret olan MHP’nin bu aralar meşgalesi neredeyse bu ‘camia’ya mesaj vermek oldu.

Meselenin, bir af konusu ile gündem yapılıp, bu aşamaya getirilmiş olması, önümüzdeki sürecin bazı hesaplarından bağımsız olmasa gerek…"

Organize suç örgütü lideri olma suçlamasıyla hüküm giymiş birinin, Bahçeli'nin 'gözdesi' olmasının bir anlamı olduğuna değinen İmrek, bunun Çakıcı'nın hastaneye yatırılması için bir mizansen olabileceğine dikkat çekiyor. 

"Çakıcı’nın bir yazılı açıklama yaparak Bahçeli’ye teşekkür etmesinden sonra, Bahçeli’nin devlet protokolünü çağrıştıran bir hazırlıkla, Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi’ndeki özel odasında Çakıcı’yı bizzat ziyaret etmesinin bir karşılığı olsa gerek" tespitinde bulunan İmrek, MHP hesaplarından da görüşmenin fotolarının gururla paylaşılmasının düşündürücü olduğuna değiniyor. 

İmrek yazısını şu satırlarla sürdürüyor:

"Ülkücü-Mafya işbirliğinin hep tartışıla geldiği biliniyor, ancak Bahçeli’nin bu hamlesiyle bu utangaçlıktan sıyrılma hesabı mı yapıldığı, bu alandaki iç yoğunluğunun dışa vurumu mu, yoksa AKP-MHP cephesinin irtifa kaybetmeyi durduramadığı gerçeği karşısında yeni hesaplar, yeni arayışlar mı, reislik yarışı mı, bir yerlere mesaj mı, toplanma çabası mı, bir şeylere hazırlama süreci mi, Akşener ya da AKP rekabeti mi, önümüzdeki sürecin öne çıkarılması hesaplanan araçlarından biri oluşu mu… Kestirmek zor tabii!"

https://www.evrensel.net/yazi/81541/akpnin-pekeri-varsa-mhpnin-cakicisi