Oca 19 2018

Akşener, Erdoğan'a o filmi izlemesini önerdi

 

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener son zamanlarda gazetecilerle sinemada güncel filmleri izleyip arada da politik mesajlar verme uygulaması geliştirdi.

Daha önce bir grup gazeteci ile sinema salonunda Star Wars'u izleyen Akşener bu kez de başarılı gazeteciliğin nasıl yapılacağını anlatan The Post filmini izlemek için gazetecilerle buluştu.

Tabi kısa arada da Türkiye gündemi üzerine yorumlar yaptı.

Bu etkinliğe katılan gazetecilerden Ahmet Takan, filme dair önemli gördüğü sahneleri ve anlatımı vurguladıktan sonra Akşener ile gazeteciler arasındaki sohbetin içeriğini aktarıyor.

Takan, Akşener'in filme dair yorumlarını şu satırlarla aktarıyor:

"Akşener, bazı repliklerin bugüne çok uyduğunu gördüm. Gazetecilik yapanlar. Gazetecilik yapmaya kalkışanlara 'vatan haini' diyenler. O replikler çok benziyor birbirine. O zaman yıl 1971, şimdi yıl 2018. Merak ettiğim de bir filmdi. Özellikle geldim." diye ince bir gönderme yaptı, Erdoğan'a da filmi izlemesini önerdi."

Takan'ın anlatımıyla Akşener, AKP iktidara gelmeden önce medyanın çok daha özgür olduğunu belirtiyor ve ekliyor:

"İçişleri Bakanı olduğum dönemi hatırlıyorum. Yani hiçbir konuda, yazı yazmak konusunda korkunuz olmazdı. 2002'den beri yükselen, gittikçe artan, kendi içinizde oluşturduğunuz bir otokontrol, bir sansür var. Yani sebeplerini siz daha iyi biliyorsunuz. Bu yaratıldı. Bu çok sinsi sinsi gelişen bir şey oldu. Dolayısıyla da bugün Türkiye'de hapishanedeki gazetecilerin dışında ilginç bir şekilde bir siyasetçinin, kamu görevi yapıyoruz biz netice itibarıyla, fahiş bir hatasını yazabilecek bir gazeteci, muhalif kimliği dahil olmak üzere, çok zor.

Sebebi de olağanüstü hal. Gelinen nokta bir de olağanüstü hal. İkincisi, bilgi edinme hakkının dışında bir de objektifliği temsil eder gazetecilik. O gelenek oluştuğu takdirde, kırıldı bizde, iş bulamıyorsunuz. İşinizden oluyorsunuz. Telefonlar geliyor. Alo Fatihler, vesaireler işte biliyorsunuz. Böyle bir noktada, hepiniz evinize ekmek götürüyorsunuz. O kadar çok gazeteci işsiz ki, sayınız belli değil."

Takan, Akşener'in bugün medya mensuplarının iktidardan bir kişinin hoşuna gitmeyen bir şey yazıldığında bedelinin ağır ödetildiğini söylediğini belirtiyor. 

İktidara gelmesi durumunda basın özgürlüğüne yaklaşımı konusunda ise Akşener'in şu sözlerini aktarıyor:

"Ainesi iştir kişinin söze bakılmaz. Ben İçişleri Bakanlığı görevini sürdürdüğüm zaman basın tarafından epey bir hırpalanmış şahısım. Eleştirileri nedeniyle hiçbir gazeteciyi mahkemeye vermedim ben, bütün siyasi hayatım boyunca. Sadece 'fetöcü' diyeni, çünkü o bir iftiradır, mahkemeye vermediğiniz takdirde elinizde bir karine olmaz.

Aileme söveni, şeref ve namusumla ilgili olarak iddialarda, iftiralarda bulunanları verdim mahkemeye. Ama yaptığım bir işten, veya söylediğim bir sözden dolayı, görevini yapan bir gazetecinin beni beğenme mecburiyetiniz yok ki. Eleştirmesini, tekraren söylüyorum. 24 yıllık siyasi hayatımda ben gazeteci mahkemeye vermedim."

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar