Fehmi Koru
Tem 08 2018

Aman bu olanlar bizden uzak dursun, siyaset öç almaya dönüşmesin

Bazen önce bizde yaşanan bir olay sonradan başka ülkelerde de kendini belli ediyor; çoğu kere de ABD başta olmak üzere başka ülkelerde yaşananlar bir süre sonra bizde de başını gösteriyor.

Gazetelerde bugün ABD başkanı Donald Trump’ın ülkesinin iki gazetesini yerin dibine batırmayı amaçlayan, her ikisinin önümüzdeki yedi yıl içerisinde yok olacağı öngörüsünde bulunan, bu arada Twitter’a ‘çakma haberlere yer verdikleri için’ bu gazetelerin hesaplarını kapatması talimatını veren bir Twitter mesajı ile ilgili haber yer alacak.

Bizdeki gazetelerde de yer alacak, çünkü ABD için de dünya için de önemli bir haber bu.

Trump mesajlarıyla, katiller silahlarıyla vuruyor; medyayı…
Kural olarak, devlet başkanları medyayı hedef almaz, gazetelerin batmasını arzu etmez, şirketlere talimat vermez diye biliniyor…

Haber, Habertürk gibi iddiası olan bir gazetenin artık bayilerde satılmama kararını uygulamaya koyduğu gün yaşanan bir olayla ilgili olması yönünden de önemli.

Gazeteler bizde durduk yerde kapanabiliyorsa neden ABD’de de New York Times ve Washington Post kapanmasın?

Washington Post’u zarar yüzünden yayınına son verme akıbetinden internet üzerinden satış yapan Amazon sitesinin sahibi Jeff Bezos satın alarak kurtardı.

Trump bu, Bezos’u ve Amazon’u hedef alan mesajlar da atıyor…

Amazon’u vergi silahıyla tehdit edip dize getirmeye de çalışıyor Trump…

Demokrasinin en olgun biçiminin uygulandığı sanılan ülkesi Amerika’da oluyor bu olaylar…

Eli silahlı birinin bir kasaba gazetesinin (Annapolis’teki Capital Gazette’nin) haber merkezine girip, o sırada orada bulunan 11 gazeteciyi kurşunlarına muhatap ettiği, 5 gazeteciyi öldürüp ikisini yaraladığı günün hemen ertesinde atıldı bu Trump’ın Twit’i…

Neymiş, gazete, fitarihinde, kanlı katilin aleyhinde bir haber yapmış, mahkeme haberi doğru ve gazeteyi haklı bularak kendisinin haberi kaldırma isteğini reddetmiş…

Bir başka şey daha yaşandı ABD’de; o da başka yerlere sıçrama ihtimali yüzünden mercek altına alınmaya değer.

Lokanta ve siyasi tavır
ABD başkenti Washington’a çok yakın bir kasabada yaşandı bu olay da.

Kasabanın küçük mü küçük bir lokantasına (adı Red Hen), Trump’ın basın danışmanı ve sözcüsü olarak yüzü herkes tarafından tanınan Sarah Huckabee Sanders, eşi ve arkadaşlarıyla gitmek üzere rezervasyon yaptırıyor.

Rezervasyon yapılırken ismi tanıdık gelmese de grup lokantaya girdiğinde gelenin kim olduğu hemen anlaşılıyor.

Lokantanın bulunduğu kasaba, Trump’a oy vermiş bir kentin ondan oyunu esirgemiş tek kasabası… Lokanta çalışanları da Trump-karşıtı. Çalışanlar lokanta sahibi kadını sıkıştırarak Trump’ın yakını olan hanıma tavır koymasını istiyorlar;  o da gidip bunu münasip bir dille muhatabına aktarıyor. Sanders hiç sesini çıkarmadan lokantadan ayrılıyor, grubu da kendisini izliyor.

Daha önce de bir lokanta sahibi tarafından istenmediği yüzüne karşı söylenmiş Sanders’in, ama etraf bunu duymamış.

Son olay ise duyuldu. Trump derhal sözcüsüne yapılanı kendisine hakaret sayarak olayı kınayan bir mesaj yayınladı. Küçücük lokantanın dış görünüşünün içeriyi pisliğin götürdüğüne işaret olduğunu da mesajına ekleyerek… Trump-yanlıları, trol diye anılan tipler, aynı anda en fazla 16 kişiyi ağırlayabilen, birkaç masalık lokantayı hedef alan atışlara başladılar.

Protestolar iki haftadan fazla sürdü.

Yaptığına pişman ettirme amaçlı atışlar…

Lokanta -geçici de olsa- kapılarını kapatmak zorunda kaldı.

Sizi bilmem, ama bana ‘‘Aman Allahım, dünyamız nereye gidiyor böyle’’ dedirten ve başka yerlere de yaygınlaşır endişesine düşürten olaylar bunlar.

Dünyamız artık benim bildiğim dünya olmaktan uzaklaşıyor.

Hiç değilse bizler kendi akıl sağlığımızı muhafaza edebilsek…

*Bu yazı Fehmi Koru'un kişisel blogundan alınmıştır.