"Bahçeli'nin 'milletvekili transferini engelleme' çağrısı AKP'yi böldü"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, Ali Babacan'un kurduğu DEVA Partisi'ne ve Ahmet Davutoğlu'nun kurduğu Gelecek Partisi'ne milletvekili transferini önlemek için "acil" yasal değişiklik yapılması çağrısı, AKP içinde bir süredir tartışma yarattığı söyleniyor.

AKP Grup Başkanı Naci Bostancı, Bahçeli'nin çağrısı üzerine hukuki çalışma başlattıklarını açıklarken, parti içinde bir grubun, siyasetçilerin önüne yasal düzenlemelerle engel çıkarılmasının "ters tepeceği" ve "hülleye engel olamayacağı" görüşünü savunduğu aktarılıyor.

BBC Türkçe'den Ayşe Sayın'ın haberine göre partide, konjonktürel gelişmelere göre kısmi bir yasa değişikliği yerine, seçim mevzuatında kapsamlı bir değişiklik yapılması gerektiği görüşü dile getiriliyor. Bunun zamanlaması konusunda ise yeni yasama yılının başlayacağı Ekim ayı sonrası işaret ediliyor.

AKP yetkilileri, Cumhur İttifakı ortağı MHP'nin lideri Devlet Bahçeli'nin gündeme getirdiği milletvekili transferini önlemeyi de içeren 6 ayrı konudaki yasa değişikliği önerisine kayıtsız kalmazken, bu düzenlemelerin "aciliyeti" konusunda Bahçeli'yle aynı düşünmüyor.

Bahçeli'nin de önerileri arasında yer alan baroların seçim sistemi ve yapısına ilişkin değişikliği öncelikli gündemine alan AKP'de, Seçim ve Siyasi Partiler Yasası konusunda ise genel eğilim aceleci olunmaması yönünde.

MHP ile oturulup konuşulabileceği ve karşılıklı uzlaşma noktası aranacağı belirtilirken, sadece milletvekili transferini önlemeye dönük bir düzenlemeye, çözüm olmayacağı düşünüldüğü için mesafeli bakılıyor.

Bahçeli
Bahçeli ve Erdoğan, son dönemde Davutoğlu'dan ziyade doğrudan Ali Babacan'ı hedef alan açıklamaları ile dikkat çekiyorlar.

AKP içindeki bazı siyasetçilerin, geçmişte Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın, yasal engeller çıkarılarak siyaset yapmasının engellenmek istendiğini hatırlattığına dikkat çekiliyor. Buna göre, daha yakın örnek olarak geçen yılki İstanbul seçimleri gösteriliyor ve "Siyasete kanunla engel olmanın en büyük bedeli İstanbul" değerlendirmesi yapılıyor.

Haberde aktarılana göre MHP'de ise milletvekili transferi dahil siyasi partilerin milletvekili transferini önleyecek çeşitli formüller konuşuluyor. Bu kapsamda partisinden istifa eden milletvekilinin, 6 ay 1 yıl gibi, belli bir süre başka partiye geçememesi veya tekrar eski partisine geri dönmemesi, grup kurmak için toplu transferin yasaklanması veya istifa eden milletvekilinin başka partiye geçememesi seçenekleri de değerlendiriliyor.

AKP'de ise bazı siyasetçiler, geçmiş yıllardaki hülle partileri örneklerini vererek şu değerlendirmeyi yapıyorlar:

"Diyelim ki toplu transferi yasakladınız, Türkiye'de siyasi parti kurmak bildirime tabi, bir dilekçe ile bunu yapabilirsiniz. Partisinde istifa eden 20 milletvekili, 20 ayrı siyasi parti kurabilir, daha sonra bunları bir parti çatısı altında birleştirebilir. O zaman ne yapacaksınız? O nedenle bu işler kanunla olmaz, bunu topluma izah etmek gerekir. Bu konudaki kararı kamuoyu vicdanına bırakmak gerekir."

AKP'de milletvekili transferinin engellenmesine sıcak bakılmamakla birlikte, kapsamlı bir seçim mevzuatı değişikliğinin uzun süredir gündemde olduğuna dikkat çekiliyor.

Cumhurbaşkanlığı seçim sistemine geçilmesinin ardından, yeni sisteme uyum için Seçim ve Siyasi Partiler Yasası'nda değişiklik yapılması AKP'nin uzun süredir gündemindeydi.

Hatta bu konuda "dar bölge", "daraltılmış bölge" seçim sistemi, seçim barajı değişikliğini içeren ve seçim mevzuatının tek bir yasa çatısı altında toplanması seçeneklerini de içeren bir çalışmanın yapılabileceği belirtilmişti. Ancak bu düzenlemelerin geniş kapsamlı bir çalışma gerektirdiğini belirten AKP kaynakları, 2023 seçimleri öncesi bu düzenlemelerin yaşama geçirilmesinin hedeflendiğini ancak çalışmaların sonbahardan önce başlamasının zor olduğunu ifade ediyorlar.

AKP Grup Başkanvekili Bülent Turan da, konuya ilişkin gazetecilere yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçilmesi ile birlikte Siyasi Partiler Yasası değişikliğinin zaten kaçınılmaz hale geldiğini, bu konuda daha önce de çalışma yapılmasının planlandığını söylemişti. Turan bu kapsamda, milletvekilinin güçleneceği, "dar, daraltılmış bölge" ve seçim barajı konularının da ele alınabileceğini ifade etmişti.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin milletvekili transferi ile ilgili değişiklik önerisi ve düzenlemenin "acil yasalaşması" talepleri nedeniyle erken seçim tartışmaları da siyasetin gündeminde. Özellikle muhalefet kulislerinde, Bahçeli'nin son çıkışı "erken seçim işareti" olarak yorumlanıyor ve 2021'de erken seçim yapılmasının olasılık dahilinde olduğu değerlendiriliyor.

AKP kulislerinde ise erken seçimi gerektirecek koşulların bulunmadığı ifade ediliyor:

"Milletvekilleri istemiyor. Olağanüstü bir yönetim krizi yok. Uluslararası konjonktür uygun değil. Korona gündemiyle ağırlaşan ekonomik sorunlar varken vatandaşın derdi başka. CHP seçim istemiyor, diğer partiler istemiyor. Yeni kurulan partiler hazır değil, onlar da istemiyor. O halde niye erken seçime gidelim?"

Ahval Genel Yayın Yönetmeni Yavuz Baydar, Ahval Türkçe Editörü Ergun Babahan'la Editör Masası'nda bu ihtimali etraflıca irdeleyen isimler.

Yavuz Baydar, "CHP eğer bir otobüs ise, camları buzlu ve buzlu camla ilerliyor" benzetmesi yaparken, "Bir tıkanma var bu tıkanmayı da Davutoğlu ve Babacan’ın tek başına aşacak gibi de pek görünmüyor. Tüm bunlar her iki parti liderini (Babacan-Davutoğlu) acaba bir baskın seçim gündemi gelir mi gelmez mi endişesiyle hareket ettiğini de söylüyor" ifadesini kullanyor. 

Ergun Babahan ise, CHP'nin etkisiz olmasını eleştirerek "Ortada yoklar, CHP ürkek ve ezik" görüşünü dile getiriyor. Baydar ve Babahan'ın ortak kanaati, Babacan ve Davutoğlu'nun AKP'yi zorladığı ama erken seçimin hâlâ çok uzak olduğu yolunda...