Zülfikar Doğan
Haz 10 2018

Bu anketlerle 2. Tura İnce ve Akşener’in kalması da sürpriz olmaz!

24 Haziran seçimlerine 13 gün kala, kamuoyu araştırmaları ve seçim anketleri arasındaki uçuruma varan sonuçlar, bir tahmin yapmayı iyice güçleştiriyor.

Ankara’nın en büyük ilçesi Çankaya’nın kalbinde üç partinin seçim çadırları yan yana.

Gezi Parkı eylemleri sırasında, Ankara’da da eylemlerin merkezi konumundaki Tunalı Hilmi Caddesi ve Kuğulu Park, seçim atmosferinin en canlı yaşandığı alanlardan birisi. Binlerce insanın yeşillikler arasında soluk almak, sevgililerin aşk tazelemek, anne-babaların çocuklarını eğlendirmek için doldurdukları parkın merkezinde CHP, İYİ Parti ve HDP çadırlarında partililer seçim çalışması yürütüyor.

demirtaş

Muharrem İnce, Selahattin Demirtaş-Pervin Buldan-Sezai Temelli, Meral Akşener-Koray Aydın resimleriyle giydirilmiş seçim araçları, Kuğulu Parkın girişinde, üstlerindeki dev hoparlörlerden kampanya şarkılarını çalıyor.

Her üç partinin de seçim çadırlarındaki partililer kadın ve genç kız ağırlıklı. HDP hoparlörlerinden Demirtaş’ın konuşmalarından bölümler yayınlanırken, 7 Haziran-1 Kasım 2015 seçimlerinde, Erdoğan’a söylediği meşhur sözü “Seni başkan yaptırmayacağız!” defalarca yineleniyor. Yoldan geçenlerden, parktakilerden alkış alıyor.

Muharrem İnce’nin sosyal medyada fenomen haline gelmesinin yolunu açan meşhur TBMM Genel Kurulu’ndaki konuşmasından pasajlar, CHP hoparlörlerinden yankılanıyor; “Burası babanızın çiftliği mi, Allah’tan başka kimseden korkmayız, bizim adamlığımızın zekâtı bile sizi zengin eder!”

CHP-İYİ Parti hoparlörlerinden sıklıkla İzmir Marşı çalınırken, HDP’lilerin Kürtçe şarkılarına, parkta bulunanlar , diğer parti çadırlarındakiler alkışlarıyla ritim tutarak eşlik ediyor. Ardından HDP’liler Kürtçe şarkılar eşliğinde halay ve zılgıt çekiyorlar.

chp

15 Temmuz darbe teşebbüsü sonrasında ilan edilen Olağanüstü Hal’den (OHAL) bu yana, Tunalı Hilmi ve Kuğulu Park girişindeki Kuğulu Taksi durağını karakola çeviren, 24 saat otomatik silahlarla parkı ve en işlek caddenin girişini ablukaya alan polisler de ilgiyle izliyor, halayları, şarkıları. Parkın girişindeki ağaçların üzeri, dalları, Selahattin Demirtaş’ın cezaevinde çekilen fotoğraflarıyla donatılmış.

Üç partinin çadırlarındaki partililer, sabahtan gecenin geç saatlerine kadar seçim çalışması yürüttükleri çadırlarda, birbirleriyle yardımlaşıyor, dayanışıyor. Birbirlerine ziyarete ve sohbete gidiyor. 
Çay-su-kahvelerini, sipariş ettikleri yiyecekleri paylaşıyor.

İkisi Millet İttifakı bünyesindeki, diğeri tüm ittifakların dışında üç partinin bu görüntüsü, ülke genelindeki seçim atmosferi için ne kadar ölçü olabilir bilinmez ama görünen, tabanlarda, partililerde ve onları ziyaret eden, broşür alan, sorular soran seçmenlerde, halkta  bir yakınlaşmanın, AKP’ye karşı birlikteliğin mayası tutmuş.

Kamuoyundaki genel algının aksine, İYİ Partililerin, HDP’lilerden, HDP’lilerin de onlardan yana bir rahatsızlığı, mesafesi söz konusu değil.

Başkentin en çok seçmene sahip, en çok milletvekili çıkartacak olan 

1. Seçim Bölgesi Çankaya’nın en merkezi yerindeki bu seçim atmosferinde, AKP’nin çadırı yok.Sadece arada bir caddeden geçen AKP adayı Tuğrul Türkeş’in seçim minibüsü dışında, cadde üzerindeki birkaç billboard, Erdoğan’ın 9 Mayıs’taki büyük Ankara Mitingi’ne davet afişleriyle donatılmış.

chp


Cumartesi günü 19 Mayıs Stadyumunda gerçekleşen AKP mitinginde yine heyecan ve coşku olmadığı gibi, 15 bin kişilik stat AKP’li belediyelerin tahsis ettiği otobüslerle taşımalı sisteme rağmen dolmadı. Erdoğan’ın Ankaralılara vaadi, 19 Mayıs Stadı’nı yıkıp yerine 55 bin kişilik yeni stat ile en büyük ve farklı Millet Bahçesi ile Millet Kıraathanesi’ni Ankara’ya yapmak oldu.

Sahadaki, halkın içindeki, seçim çadırlarındaki gözlem ve algı ile anketlerin yansıttığı tablo örtüşmeyince, ister istemez anketlere güven, manipülasyon, spekülasyon, algı operasyonu tartışmaları yoğunlaşıyor.

Özellikle anketlerde “uçurum” olarak nitelendirilebilecek farklılıklar, bu sorgulamayı ve kuşkuları zorunlu hale getiriyor.
Sadece son iki günde yayınlanan üç ankete baktığımızda bu durum daha bariz hale geliyor:

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın en yakınlarından Mehmet Ali Kulat’a ait MAK Araştırma’nın 1-6 Haziran tarihlerinde yaptığı açıklanan anketin sonuçlarına göre, Erdoğan 24 Haziran’da yüzde 51,5 ile ilk turda seçimi kazanıyor. TBMM seçimleri ise HDP’nin barajı aşıp aşamamasına endeksli.

MAK’ın anketinde HDP’nin oyu yüzde 9,2 düzeyinde. AKP yüzde 43,5, CHP yüzde24,2, İYİ Parti yüzde10,3, MHP yüzde9,2, SP yüzde2,1, HÜDAPAR yüzde0,5, diğer partiler yüzde1 ve kararsızlar yüzde3 olarak sıralanıyor. HDP’nin barajı aşması durumunda ise her iki ittifak da TBMM’de çoğunluğu sağlayamıyor. 

MAK’ın anketinde Cumhurbaşkanlığı seçimi ilk turda sonuçlanırken, diğer adayların alacağı oylar şöyle sıralanıyor; Muharrem İnce yüzde 24.4, Meral Akşener yüzde 12.5, Selahattin Demirtaş yüzde8.8, Temel Karamollaoğlu yüzde 2.2, Doğu Perinçek yüzde 0.6. MAK’ın anketine göre cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kararsızların oranı yüzde 6.

Aynı gün açıklanan PİAR anketinde ise AKP yüzde 34.8, MHP yüzde 7.3, CHP yüzde 23.4, İyi Parti yüzde 17.2, HDP yüzde 14.1, ve SP ise yüzde 2.5 görünüyor. Cumhurbaşkanı adaylarının oyları PİAR anketinde şöyle sıralanıyor; Erdoğan yüzde 39.7, Muharrem İnce yüzde 26, Meral Akşener yüzde 21.2, Selahattin Demirtaş yüzde 11.1, Temel Karamollaoğlu yüzde 1.8, Doğu Perinçek yüzde 0.5.
PİAR anketinde CHP+SP+İYİ Parti’nin oluşturduğu Millet İttifakı yüzde 43,1 oyla, yüzde 42,1 oy alan Cumhur İttifakı’na karşı TBMM’de çoğunluğu sağlıyor.

Aynı tarihlerde yapılan REMRES Araştırma anketinde ise 24 Haziran’da hangi partiye oy vereceği sorulan seçmenlerin verdiği yanıtlar; yüzde 33.5 AKP, yüzde 19.7 CHP, yüzde 12.7 İYİ Parti, yüzde 8.7 HDP, yüzde 4.3 MHP, yüzde 3.5 Saadet Partisi, yüzde 1.3 oldu. REMRES’in anketinde kararsızlar yüzde 8,2, oy vermeyeceğini söyleyenler yüzde 8,1! Yani yüzde 16,3 düzeyinde bir kararsız ve sandığa gitmeyecek seçmen söz konusu.

REMRES araştırmasında, “Bu Pazar seçim olsa tercihiniz ne olur” sorusuna katılımcıların yüzde 37.9’u Cumhur ittifakı, yüzde 37.8’i Millet ittifakı, yüzde 9.8’i HDP, yüzde 0.3’ü de diğer diye yanıt verirken,  kararsızlar yüzde 7.2, oy vermeyeceğini beyan edenler yüzde 7.  Kararsızlar dağıtıldıktan sonra Cumhur ittifakı yüzde 44.2, Millet ittifakı yüzde 44, HDP yüzde 11.5 ve diğer yüzde 0.3 olarak çıkıyor.

“Cumhurbaşkanlığı seçimi ilk turunda tercihiniz kim olur” sorusuna katılımcıların yüzde 35.9’u Tayyip Erdoğan, yüzde 22.3’ü Muharrem İnce, yüzde 14.5’i Meral Akşener, yüzde 9.8’i Selahattin Demirtaş, yüzde 3.2’si Temel Karamollaoğlu, yüzde 0.2’si Doğu Perinçek yanıtını verirken, kararsızlar yüzde 7.8, oy vermeyecekler yüzde 6.3 oldu.

Kararsızlar dağıtıldıktan sonra ise; yüzde 41.7 Tayyip Erdoğan, yüzde 26.1 Muharrem İnce, yüzde 16.7 Meral Akşener, yüzde 11.4 Selahattin Demirtaş, yüzde 3.9 Temel Karamollaoğlu, yüzde 0.2 Doğu Perinçek sonucu çıkıyor.

MAK, PİAR ve REMSES araştırmalarında,  kararsızlar dağıtıldıktan sonra, Erdoğan’ın oylarında (51,5-35,9 ve 47,1) 15-4,5 puana, İnce’nin, Akşener’in Demirtaş’ın oylarında 4-6 puana, HDP’nin oylarında 3-5 puana varan farklar, kararsızlar dağıtıldıktan sonra da yine 4,5-5 puana varan farklılıklar söz konusu.

A&G Araştırma’nın sahibi Adil Gür, geçtiğimiz ay Erdoğan’ın oyunun yüzde 55 ve üzerinde olduğunu ve seçimin ilk turda biteceğini açıklamıştı. Gür, 16 Nisan 2017 Anayasa referandumu anketinde de yüzde 60,8 Evet, Yüzde 39,2 Hayır çıkacağını ilan etmiş, Gür’ün 9 puan “yanıldığı” referandumda Evet oyları yüzde 51 çıkmıştı.  

Anketler arasındaki bu kadar büyük fark, ne hesaplama ve araştırma yöntemi, ne istatistiki sapma ne de hata payı ile izah edilebilir.
Onlarca anket şirketinin açıkladığı sonuçlarda, partilerin ve ittifakların oy oranları arasındaki büyük uçurumlar,  seçmenin anket şirketlerini yanılttığını, mevcut baskı ortamı nedeniyle gerçek tercihini açıklamaktan kaçındığını gösteriyor.

Kuğulu Park’taki seçim çadırlarında çalışma yürüten partililer ise anket sonuçlarını AKP ve Erdoğan’ın manipüle ettiğini öne sürüyorlar. Haftalardır sahada çalıştıklarını söyleyen HDP, CHP, İYİ Partililer gerçek durumun anketlerin söylediğinden çok farklı olduğunu savunurken, 24 Haziran’da Türkiye’nin ve Erdoğan’ın “sandık şoku” yaşayacağını ifade ediyorlar.  

Çadırı ziyaret edenlerden birisi ise ismini vermeksizin Ahval’e şunları söylüyor; “Bakın ben burada üç çadırı da ziyaret ediyorum, broşürlerini alıyorum. Söylediklerini dinliyorum ama hangisine oy vereceğimi söylemiyorum. Anketçilere de güvenmiyoruz. İsmimizi, gerçek tercihimizi söylemekten kaygı ve korku duyuyoruz. Hele telefonla yapılan anketlerde, söylediklerimizin kaydedilmesi, fişlenme endişesi yaşıyoruz.

Bilirsiniz sakin atın tekmesi pek olur. Şu anda toplum sinmiş, pısmış, tırsmış vaziyette. Seçim kulübesine girdiğinde korkusunu atıp, mührü basacak. Herkes, ‘ilk turda biter, ya da Erdoğan zaten tamam da ikinci turda rakibi kim olacak’ diye tartışıyor. Kimse ‘2. Tura Akşener ve İnce kalırsa, birbirine rakip olursa, ne olacak? O zaman iki iyiden hangisini tercih edeceğiz, Millet İttifakı’nı dağıtacak mıyız?’ diye aklına bile getirmiyor. Anketler arasında bu kadar büyük farklar varsa, bence asıl bunu düşünün. Olmaz olmaz demeyin, olmaz olmaz.”

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar