Zülfikar Doğan
Tem 01 2018

Erdoğan 301’i bulmakta kararlı, zayıf halka İYİ Parti

24 Haziran seçimlerinde  muhalefetin oluşturduğu Millet İttifakı’nın CHP dışındaki iki ortağı, İYİ Parti ve Saadet Partisi’nden (SP) oy beklentisi, çıtanın oldukça  altında kaldı.

İYİ Parti’nin MHP’den , SP’nin de yıllardır baraj kaygısı nedeniyle AKP’ye kaydığı dile getirilen yüzde 7-8 düzeyindeki oylarının en azından yarısını geri alması beklentisi yüksekti. Ancak her iki beklenti de gerçekleşmedi.
İkisi dışında hemen tüm siyasi parti liderleri, yaptıkları değerlendirmelerde seçimde başarılı olduklarını, kazanan tarafta yer aldıklarını savundular. İki isim hariç; Erdoğan ve Temel Karamollaoğlu.
Erdoğan, seçim gecesi balkon konuşmasında, 1 Kasım 2015 seçimine kıyasla yüzde 49,5’tan, 8 puan kayıpla yüzde 41’e gerileyen AKP oyları için "Milletimizin sandıkta partimize verdiği mesajı aldık. Milletimizin karşısına bu eksiklerimizi tamamlayarak çıkacağımızdan emin olun" dedi.
Seçim sonrası Erdoğan başkanlığındaki ilk  AKP Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısında da gündem; hem bu oy kaybı hem de 30 Mart 2019’daki yerel seçimlerin öne alınmasıyla birlikte oy kaybını telafi edecek şekilde büyük kongre ve seçim çalışmalarına yoğunlaşılmasıydı.
20 Eylül’deki AKP olağan büyük kongresi, bir ay öne alınarak 18 Ağustos’a çekildi. Ekim-Kasım gibi planlanan “erken yerel seçim” için Ağustos kongresinde parti vitrini, örgütler, seçim işleri başkanlığı yeniden dizayn edilecek.
Seçim sonuçları için özeleştiri yapmakla birlikte, yakın gelecekte TBMM’de partisine diğer partilerden katılım olacağı öngörüsünde bulunan diğer isim ise SP Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu oldu. Karamollaoğlu; “Oylarımızı bir miktar arttırdık ama asıl  bir dip dalga bekliyorduk, olmadı. Kutuplaşma mantığı, bizim bu noktaya gelmemize engel oldu. Hislerimizle, fevri hareket etmedik, şahıs olarak kimseyi hedefe koymadık. Belki de beklediğimiz dip dalga önümüzdeki seçimde ortaya çıkacaktır. Kalplerde ve zihinlerde yer kazandık.” değerlendirmesini yaptı.

CHP listelerinden seçilen 3 milletvekilinden birisini yurt dışı oyların sayımı sonrası kaybeden SP, yemin töreni sonrası iki vekiliyle CHP’de kalma ya da TBMM’de SP’yi temsil etme konusunu ele alacak.
Karamollaoğlu’nun seçim değerlendirmesinde dikkat çeken sözleri, SP’ye geçiş beklentisiyle ilgiliydi. SP lideri, “Şu anda başka partilerden aday gösterilip seçilmiş olanlar içinde, zamanla bizim düşüncelerimize inanıp, gelip bizimle beraber olan arkadaşlar olabilir“ derken, 8 Temmuz’da yemin töreniyle açılması beklenen TBMM’de transfer rüzgârları farklı yönden esiyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Topal Ördek” nitelemesini  aksine çevirmek, “MHP’ye el mahkûm” algısını ortadan kaldırmak ve  salt çoğunluk olan  301 vekil sayısına ulaşmak için, diğer partilerin vekillerinin “nokta atışla yerel düzeyde analiz edilip temasa geçilmesi” talimatı verdiği belirtiliyor.
MKYK sonrası  “7+” milletvekili transferi için AKP kurmaylarının altyapıyı kurgulamaya başladığı, bazı ön temasların yapıldığı ve olumlu sinyaller alındığı, Ankara’nın siyasi kulislerinde ciddi şekilde dillendiriliyor.
Aslında 16 Nisan 2017 referandumunda kabul edilen anayasa değişiklikleri gözden geçirildiğinde, Erdoğan’ın MHP’ye mahkumiyeti, çok da ileri boyutta değil. TBMM Genel Kurulu’nun açılması  için gerekli en az 200 milletvekili sayısını AKP tek başına karşılıyor.

Kesin olmayan sonuçlara göre şu anda 294 vekilli AKP, tek başına meclisi açma, çalıştırma imkanına sahip. 14 ildeki itirazlar nihai olarak karara bağlanıp, kesin sonuçlar açıklandığında, AKP’nin 301’e ulaşmak için ihtiyaç duyacağı ilave vekil sayısı kesinleşecek.
Cumhurbaşkanı, yardımcıları ve bakanların TBMM tarafından denetimi  amacıyla soruşturma önergesi verilmesi için en az 301 milletvekilinin, önergenin kabulü içinse en az 360 vekilin oyu gerekiyor. Dolayısıyla bu sayıları muhalefet partileri tek başına ya da MHP’yle birlikte bile  karşılayamıyor. 

Cumhurbaşkanı, yardımcıları ve bakanların Yüce Divan’a sevki içinse en az 400 kabul oyu gerekli.  Yasa tasarı ve tekliflerinin genel kurulda kabulü için asgari sayı 151 ve AKP bunu da karşılıyor. Şayet genel kurula katılım  yüksek olursa, örneğin 600 vekil aynı anda genel kurulda hazır olursa, o zaman 301 oya ihtiyaç duyuluyor ki  bu da çok nadir olabilecek bir durum.
Erdoğan ve AKP’yi en çok zorlayacak konuların başında gelen bütçe konusunda da yeni düzenlemelerin sunduğu olanaklar elini rahatlatıyor. Şayet Cumhurbaşkanının TBMM’ye gönderdiği bütçe tasarısı reddedilirse, bir önceki yıl bütçesinin ödeneklerini enflasyon düzeyinde artırarak, harcamalarına eski bütçeyle devam edebilecek.
Dolayısıyla yasama faaliyetlerinde TBMM’nin ihtisas komisyonlarındaki beş partili yapı nedeniyle MHP desteğine ihtiyaç duyan Erdoğan ve AKP, şayet transferlerle 301 sayısına ulaşır ya da aşarsa, o zaman bunun için de MHP’ye mahkumiyetten kurtulacak. Şu anda MHP ile siyasi strateji açısından işbirliğini sürdürme niyetindeki Erdoğan, o yüzden alttan alta “7+ transfer” planını devreye sokmaya hazırlanıyor.
2018’i feda ederek ekonomideki tıkanıklığın aşılması için zorunlu yakıcı radikal kararları,  2019 bütçesiyle birlikte yürürlüğe koymayı hedefleyen Erdoğan ve AKP açısından yerel seçimleri erkene çekmek ve beş yılı kesintisiz ekonominin onarımına ayırmak, daha hayati önem kazanmış durumda. Şayet 5 yılda bir yapılması anayasa hükmü olan yerel seçimler anayasa değişikliğiyle bu sonbahara alınabilirse, bundan böyle her 5 yılda bir yerel, genel ve Cumhurbaşkanı seçimlerinin aynı yılda yapılması olanağı elde edilecek.
Referanduma gitmeksizin Anayasa değişikliği için gerekli 400 oy için AKP yemin töreni ve hükümet kuruluşu sonrasında hemen harekete geçecek. Erdoğan ve AKP hedeflediği “tek maddelik” anayasa değişikliği konusunda, ana muhalefet CHP’yi ikna edebilirse, başka desteğe gereksinme yok.
CHP kulislerinde de yerel seçimlerin sonbahara alınmasına  olumlu yaklaşım söz konusu. Ancak CHP, Erdoğan ve AKP’den bu konuda bir destek talebi gelirse bunu bir “mini demokratik anayasa değişikliği paketi” için pazarlığa dönüştürmeyi düşünüyor.
Erdoğan’ın bu pazarlığa yanaşmak istememesi durumunda MHP dışında referandumsuz anayasa değişikliğinde 400’ü bulmak için destek arayacağı diğer iki parti, İYİ Parti ve HDP.
24 Haziran seçimlerinde  Doğu ve Güneydoğu’da kısmi oy kaybetmesine rağmen, çoğu ilde birinci parti konumunu sürdüren  ve olası belediye seçimlerinde yine başkanlıkları kazanacağı gözlenen HDP’nin, yerel seçimlerin erkene alınmasına ve bu yöndeki bir anayasa değişikliğine destek vermesi bekleniyor. Nitekim, seçim sonuçlarını değerlendiren HDP yönetimi, tüm örgütlere hemen ara vermeksizin yerel seçimlere hazırlanılması yönünde genelge yayınladı.
Millet İttifakı içinde “zayıf halka” olarak İYİ Parti görülüyor. Seçimde alınan sonucun en çok tartışma yarattığı İYİ Parti’de, Cumhurbaşkanı adayı ve Genel Başkan Meral Akşener’in partiden yaklaşık 3 puan daha düşük oy alması, handikapların başında geliyor. Akşener bu eleştirilere henüz 8 aylık bir parti olmaları ve büyük imkansızlıklarla bu sonucu elde ettikleri karşılığını veriyor.

Akşener’in liderliğinin tartışıldığı yönündeki söylentiler Genel Sekreter Aytun Çıray tarafından yalanlansa da aday gösterilmeyen kurucu ağır toplardan Prof. Yusuf Halaçoğlu’nun Akşener’e sert eleştirileri, kurucular kurulundan Hayrettin Barut’un seçim ertesi “liyakat ve aday seçimi” tepkisiyle istifası, Genel Başkan Yardımcısı Ümit Özdağ’ın sessizliğe bürünmesi, İYİ Parti’de suların durulmadığını gösteriyor.

Erdoğan’ın vekil transferi planının hedeflerinin odağında bu yüzden İYİ Parti yer alıyor. Erdoğan’ın  yerel bağlantıları devreye sokarak CHP’nin yıllar sonra ilk kez vekil çıkarttığı bazı illerde de vekil transferi için girişimde bulunulmasını istediği  belirtilirken, daha önce yaşanan Adıyaman örneği veriliyor.
Bu arada Erdoğan’ın gelecek hafta netleşmesi Cumhurbaşkanı Yardımcılıkları, bakanlar kurulu listesinde ve oluşturulacak bakan yardımcılığı, Cumhurbaşkanlığına bağlanacak Başkanlıklar, Müsteşarlıklar, Ofis Birimleri yapılanması vb. görevlerde, TBMM içinde ve dışında AKP’li olmayan bazı siyasi, bürokrat ve teknokratlara, iş dünyasından, kültür ve sanat dünyasından isimlere öneride bulunacağı, siyasi kulislere yansıdı.
Bu konuda, 2015’te seçim hükümeti oluşumundaki teklifler gündeme getiriliyor. 7 Haziran sonrası hükümetin kurulmasını istikşafi görüşmelerle engelleyen Erdoğan ve AKP, 1 Kasım’da tekrar seçime gidilmesi kararı almıştı.
Dönemin başbakanı Davutoğlu, Erdoğan’ın bilgisi ve telkiniyle, MHP’den Meral Akşener, Tuğrul Türkeş, Ahmet Kenan Tanrıkulu, CHP’den Deniz Baykal, Gülsüm Bilgehan, Tekin Bingöl, Erdoğan Toprak ve İlhan Kesici, HDP’den Levent Tüzel, Müslüm Doğan, Ali Haydar Konca gibi isimlere bakanlık önerisinde bulunmuştu. Bu isimlerden yalnızca Tuğrul Türkeş teklifi kabul ederek, Davutoğlu kabinesinde Başbakan Yardımcısı olmuş, 1 Kasım’da da MHP’den ayrılarak AKP listelerinden vekil seçilmişti. 

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar