Hoffman: Erdoğan’ın muhafazakâr haleflerine olan destek kayda değer

Amerikan İlerleme Merkezi’nde Ulusal Güvenlik ve Uluslararası Politika Ortak Yardımcısı olan yazar Max Hoffman, Metropoll Araştırma Şirketi tarafından yapılan anketi değerlendirdi.

Ankette, AKP destekçileri arasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’a desteğin derinliğinin sorgulandığını belirten Hoffman, AKP seçmeninin yüzde 74'ünün Erdoğan’a “sadık” olduklarını söylediğini aktarıyor.

Hoffman, AKP seçmeniyle sınırlı olmayan katılımcılara “Erdoğan dışında birisinin AKP lideri olabileceğini düşünmeleri”nin istendiğini de belirtiyor. Sonuçlara göre katılımcıların sadece yüzde 22’si Erdoğan dışında başka bir AKP lideri düşünebileceklerini söylüyor.

Hoffman “AKP seçmenleri arasında yalnızca yüzde 21’i başka bir lider düşünebilirken, yüzde 73’ü yalnızca Erdoğan olabileceğini belirtiyor” diyor. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AKP seçmenleri arasında geniş ve sadık bir destek almaya devam ettiğini ifade eden Hoffman, “Başka bir AKP liderinin mümkün olduğunu belirten ankete katılanların yüzde 22 ‘sinin ardından, anket partiyi potansiyel olarak yönetebilecek kişileri sorguladı. Mevcut ve eski AKP rütbelerinden önde gelen yedi muhafazakar lider seçenek olarak teklif edildi” dedi.

Hoffman, sırasıyla şu yanıtların verildiğini aktarıyor:

“İçişleri Bakanı Süleyman Soylu yüzde 17, ardından eski Başbakan Yardımcısı Ali Babacan yüzde 12, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu yüzde 8, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak yüzde 8 ve eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün yüzde 7.”

“Tüm bu potansiyel muhafazakâr haleflere olan marjinal destek kayda değerdir” diyen Hoffman, “Türkiye, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı destekleyenler ile ona karşı çıkanlar arasında kabaca eşit bir şekilde bölünmüş kalıyor. Ancak cumhurbaşkanı için halkın desteği kendi partisinin üyeleri arasında bile mutlak olmaktan uzak” diyor.

Ekonominin durumu, yaklaşık 4 milyon Suriyeli mültecinin varlığı ve hükümetin otokratik eğilimleri konusunda hoşnutsuzluk yaşandığına dikkat çeken Hoffman, şöyle devam ediyor:

“Türk haklarında tutarlılık eksikliği var. Birbiri ardına ilişkin kilit soru, Cumhurbaşkanı Erdoğan dışında bir kimsenin, Türkiye’de güç dengesini korumaya devam eden çeşitli dini muhafazakâr, İslamcı, nativist ve sert milliyetçi unsurları bir arada tutmayı umut edip edemeyeceğidir. Şimdiye kadar, cevap hâlâ yok gibi görünüyor. Bu, gücün el değiştiremediği anlamına gelmez, bunun yerine, ana muhalefet partileri ve sağdaki muhalifler arasında şimdiye kadar görülmemiş bir işbirliği seviyesi gerektireceği anlamına gelir; bu, çeşitli muhafazakar muhalif partilerin ve liderlerin her birinin yönetim partisinin payını almasına neden olur. Böyle bir senaryo uzak bir ihtimal olarak kalmaya devam ediyor.”

Yazının tamamına buradan ulaşabilirsiniz