Konuşsana be adam…

Davutoğlu “Terörle mücadele konusunda defterler açılırsa birçok insan, insan yüzüne çıkamaz. Neden mi? Türkiye Cumhuriyeti tarihi yazıldığı zaman eminim en kritik dönemlerden biri 7 Haziran-1 Kasım arasındaki dönem olarak yazılacaktır” dedi.

Evet, öyle dedi. Ülkeyi yönettiği veya yönettiğini zannettiği kısa bir dönem hakkında (iki yazı önce “itirafçı ol” diye çağrıda bulunduğum) Davutoğlu pat diye bunları söyledi.

Peki, kime söyledi? Kendisini “teröre yakın olmak” ile suçlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a söyledi...

Yani ne dedi?

Erdoğan’a, üstüne gitmeye ve kendisini tehdit etmeye devam etmesi halinde, şimdilik iki seçim arasında olanları kastederek “terör konusunda konuşursam sokağa çıkamazsın” dedi...

Peki, ne oldu o süreçte Davutoğlu konuşsana...

Erdoğan seni daha fazla sıkıştırmazsa, cılız siyasi varlığına bir süre daha yol verirse susacaksın yani öyle mi?

Ağzından çıkan bu cümleyi bizlerin unutmasını bekleyeceksin yani?

Türkiye halkının gözüne bakarak sarf ettiğin “iki seçim arası ülkenizi yönetenler terör eylemlerine karıştı” mealindeki cümleni tamamla Davutoğlu.

Hangi terör olayları bunlar?

20 Temmuz 2015’te, Suruç’ta, Kobani’deki çocuklara oyuncak taşıyan gençlere yönelik IŞİD tarafından canlı bomba saldırısı düzenlendi. 34 kişi yaşamını yitirdi. Polis, bombanın hemen ardından yerdeki yaralıların üzerine gaz kapsülü attı. Can çekişen gencecik çocukları gaza boğdu.

Bu eylemde Erdoğan’ın ne etkisi var hadi söyle...

34 çocuğumuz niye paramparça edildi anlat...

22 Temmuz’da Ceylanpınar’da görevli iki polis, yaşadıkları evde, başlarından vurularak öldürüldü. PKK, eylemi önce üstlendi, daha sonra ilgisi olmadığını açıkladı. Çözüm süreci bitirildi.

Bu polisler, tam da AKP’nin savaşa ihtiyaç duyduğu bir süreçte niye öldürüldü? Bize anlattığınız gibi PKK mi vurdu onları? Hemen arkasından Kandil’e hava saldırısı başlatılarak ne amaçlandı? İki gün önce “barış için kefenlerle çıktık bu yola, baldıran zehri içtik” diyenler niye dağı taşı vurmaya başladılar aniden?

Konuş Davutoğlu; 8 Eylül 2015’de ülke genelindeki HDP binalarına yönelik saldırıları kim organize etti? Bu dönemde, HDP Genel Merkezi bile saldırı altındayken “anketlerde yükseliyoruz” açıklamasını niye yaptın? HDP yakılırken senin oyun niye yükselmeye başladı? HDP’yi kim yaktı?

Anlat be adam; 10 Ekim’de Ankara’daki barış mitingine IŞİD’li iki canlı bombayı kim yolladı? Ya da onlara kim yol verdi?  Dediğin gibi IŞİD, PKK ve DHKP-C kokteyl örgüt halinde eylem mi düzenledi yani? Cumhuriyet tarihinin en vahşi saldırısı esnasında başbakandın sen. Saldırıda 102 kişi yaşamını yitirdi.

Anlat, Erdoğan’ı “gerçekleri açıklamak” ile tehdit ettiğin mevzuda bu 102 kişinin hakkı var mı? Yönettiğin devlet, bu canlara kast etti mi?

Saldırıdan 10 gün sonra, 20 Ekim’de, 1990’lı yıllardaki faili meçhul cinayetleri hatırlatarak “AK Parti giderse beyaz Toroslar gelir” derken bunu mu anlatıyordun bizlere? Beyaz Toroslu kimseyi hiç gördün mü Davutoğlu? Onlarla ortaklık yaptın mı?

Sizler bu ülkeyi yönetirken hangi terör yöntemlerine ihtiyaç duydunuz, kaç vatandaş öldü bu yüzden, hangi örgütleri taşeron olarak kullandınız, kendi vatandaşlarınızı öldürmesi karşılığında bu örgütlere ne vaat ettiniz, devlette, bürokraside, sivil toplumda hangi teröristleri kadroya aldınız anlat.

Erdoğan gibi bir lideri “sokağa çıkamaz” hale getirecek hangi bilgilerin var, nelere tanıksın, nelere suç ortağı oldun...

Erdoğan’ı sokağa çıkamaz hale getir, hadi…

Konuşsana be adam, henüz konuşabilirken bu halka gerçekleri anlatsana...

Buraya kadar söylediklerini biz de biliyorduk. Bilmediklerimizi ispat ile koysana meydana. İki seçim arası yakınları katledilmiş yüzlerce aile dinliyor seni. Onlara çocuklarının niye öldüğünü, kimin öldürdüğünü söylemeye mecbursun artık.

Konuşsana be adam...

Senin bildiğin Erdoğan’ı anlatsana bu halka...

Not: Garo Paylan (HDP Diyarbakır Milletvekili), Markar Esayan isimli Ermeni korucusu bir tetikçi tarafından hedef gösterildi. Latin Amerika’ya resmi bir ziyaret için giden, içinde Paylan’ın da olduğu parlamenter heyet için “Türkiye’ye dış müdahale istediler” dedi. Yani Markar’a göre, Garo ve arkadaşları, Arjantin ve Uruguay ordusunu ülkemize saldırmaya ikna etmeye çalıştı. Markar Esayan’ın bu iftirası ve ihbarı için tek bir sözüm var. Türk Devleti, iç siyaset, milletvekili kalma çabası vs. vs.  Bütün bunlar bir durumdur Markar. Fakat sana Ermenice bir şey söyleyeceğim ki bizlerin durumunun farklı olduğunu anlayasın.

“Yete Garo’in amenapokır vınas mı das, çes gırnar hantart abril asge verç. Hayerı kezi pınav çen mornar. Yes al nuynbes...”

Hadi bunu tercüme et de git beni de ihbar et...


© Ahval Türkçe

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.

 

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.