Oca 10 2018

Mehmet Barlas: Mutsuz ve az akıllı AKP'liler fitne kazanı kaynatıyor

Siyasette ne iktidar partileri ne de muhalefet eleştiriye açık. En ufak bir eleştiri, hasımhane tutum, düşmanlık emaresi olarak görülüyor ve kategorik olarak reddediliyor.

Ancak bu tutumun Türkiye halkına ödettiği bedel hayli yüksek. İktidarların yerinde ve ülke çıkarına aldığı kimi kararların muhalefin hırs ve engelleme çabalarına kurban gittiği bir gerçek.

AKP yanlısı Sabah Gazetesi yazarı Mehmet Barlas da bu duruma dikkat çekenlerden. 

"Her iktidarı eleştiri ve özeleştiriye ihtiyacı vardır" başlıklı yazısında Barlas, "Demokrasilerde muhalefetin varlık sebebi hem iktidara alternatif partilerin bulunmasıdır, hem de muhalefetten gelecek eleştiriler sayesinde ülke yönetimindeki hataların düzeltilmesi şansının artacak olmasıdır" yorumunu yapıyor.

Ancak Türkiye siyasetinde muhalefetin iktidarların her icraata ve söyleme karşı 'hayır' demek zorundaymış ve iktidarlarla ölüm kalım mücadelesi yürütüyormuş şeklinde algılandığına değinen Barlas, iktidarların özeleştiri yapamamalarını muhalefetin bu tavrına bağlıyor.

Barlas'a göre, iktidarların özeleştiri yapmalarını engelleyen bir diğer husus da, bu özeleştiriyi yapmaları halinde 'ihanetle' suçlanmalarına kadar giden bir sürecin gerçekleşmesi.

Böylece Barlas, iktidarların özeleştiri yapmamalarına dair sorunsalı tümüyle muhalefet partilerine ihale etmiş oldu. 

Bu tezini tarihten bir örnekle açıklayan Barlas şöyle sürdürüyor sözlerini:

"Şöyle bir yakın geçmişe bakalım... Eğer muhalefetler iktidarı yıkmaya dönük siyaset izlemek yerine, onların hatalarını gösterselerdi, şimdi kriz konusu olan pek çok sorun belki çözümlenmiş olurdu. Mesela Kıbrıs'a 1974'te askeri müdahale yapıldıktan sonra, Türk siyasetinde Ecevit ile Erbakan arasında "Kıbrıs fatihi sen misin yoksa ben miyim" içerikli bir kavga başladı.

Oysa o sırada uluslararası camia Kıbrıs'a kalıcı bir çözüm için ilgili taraflaraçağrılarda bulunuyordu. Başbakan olan Ecevit buna cevap vermek yerine "Kıbrıs Zaferi"ni bir seçim zaferine dönüştürmek için, koalisyonu dağıttı. Demirel ve Erbakan bu arayışı engellediler. İki tane Milliyetçi Cephe hükümeti kuruldu. 1977'ye kadar seçim yapılamadı."

Türkiye'nin bu tutumundan Yunanistan ve Rum kesiminin kazançlı çıktığını savunan Barlas, ABD ambargosu ve 12 Eylül 1980 darbesinin bu durumun ardından geldiğini ifade ediyor; Yunanistan'ın AB'ye girip, Kıbrıs sorununun çözümsüz kalmasını da bu siyasetin sonuçları olarak not ederek.

AKP'nin özeleştiri yapamamasının sebebini de CHP ve HDP'nin muhalif anlayışına yıkan Barlas, bu nedenle AKP'nin sağlıklı eleştirilerden ve özeleştiriden yoksun olduğuna değiniyor.

"Mutsuz ve az akıllı AK Partililer ise özeleştiri yapmak yerine fitne kazanı kaynatmayı tercih ediyorlar..." diyerek bitiriyor Barlas yazısını. 

https://www.sabah.com.tr/yazarlar/barlas/2018/01/10/her-iktidarin-elestiriye-ve-ozelestiriye-ihtiyaci-vardir?utm_source=partners&utm_medium=gazeteoku.com&utm_campaign=feed