Ara 16 2017

'Merkez sağın tüm hırslarıyla donatılmış bir prens'

 

Demokrat Parti (DP) lideriyken hem Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'a hem de AKP'ye yönelik ağır eleştiriler getiren ve "hesap sorma" sözü veren Süleyman Soylu şimdilerde AKP siyasetinin önde gelen isimlerinden.

İçişleri Bakanlığı koltuğunda bir süredir. Son olarak CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na, Erdoğan'ın yakınlarının Man Adası'nda offshore hesapları üzerinden milyonlarca dolar gelir elde ettiği iddiaları ortaya attığı gerekçesiyle, "Bittin sen" diye seslendi.

Peki merkez sağda siyasete başlayan, aşırı sağdan hesap sormaya ant içen ve soluğu aşırı sağda alan Soylu gerçekte kim?

Bu konuyla ilgili detaylı bir yazı kaleme alan Gazeteduvar yazarı Ali Duran Topuz, Soylu'nun siyasetteki erken dönemlerini "DYP'nin hep yükselen ama bir yere çıkmayan yıldızı" olarak tanımlıyor.

1987'de DYP'de siyasete başlayan Soylu, 2010 referandumu ile kendini "evine" attı. 

Soylu'nun hırsını "koltuk değil beka" söylemi ile kapamaya çalışsa da, Topuz'a göre, bu söz bile koltuğun onun için her şeyden evvel geldiğinin bir kanıtı. 

Topuz, Soylu'nun hitap tarzı içinse ilginç bir benzetmede bulunuyor:

Sözleri vurgulu. Bir yanıyla bir vaiz konuşuyor sanki, bir yanıyla hamasi şiirler okuyan bir orta mektep talebesi diyaframa abanıyor. Cübbeli Ahmet ile Mehmet Ağar harmanı. Bir tutam da Sedat Peker retoriği. 

 

Uslübuyla ilgili örnekler de veriyor Topuz:

“Gününü göstereceğiz.”

“Orayı kafana yıkarız senin.”

“Bütün bedenim kan gölüne dönse de…”“Dilin çok uzamış senin.”Sen bittin.”

Soylu'nun “Erdoğan’a gününü göstereceğiz” sözlerini hatırlatan Topuz, birdenbire 2010 referandumunda neredeyse kapı kapı gezerek "evet" oyu toplamasıyla, 2012'de "nihayet" Erdoğan tarafından AKP'ye davet edildiğini hatırlatıyor.

Sonrasını şöyle anlatıyor Topuz

Ateşli sözlerinin dumanını Recep Tayyip Erdoğan gördü. Soylu’yu 2012’de partisine davet etti. Erdoğan o dönem eski yıldızlardan yeni aylar yapma ustalığını konuşturuyordu. Hep bir yükselen yıldız olarak kalmış Numan Kurtulmuş gibi Süleyman Soylu da AK Parti’de basamakları beşer onar atlayacaktı. Başbakan Erdoğan’a sert bir muhalifti ama başkan Erdoğan’a daha sert bir yandaş olmasında sakınca yoktu. 

Her ne kadar AKP içinde yükselse de Soylu'yu, tıpkı AKP'de siyaset yapan diğer isimler gibi benzer bir sonun beklediğini düşünüyor Topuz: Zamanı geldiğinde üzerinin çizildiği bir son:

DP’de Ağar’ın rakibiydi; Çiller’in adamı olmakla eleştiriliyordu. Şimdi Ağar’ın adamı, dahası dublörü olduğu iddiaları yayılıyor. Oysa Ağar dahil bürokrasinin bütün eski ve yeni yıldızları, artık Erdoğan’ın etrafında dönen birer aydan ibaret. Sağın tüm adamlarını kendi hiper sağ solüsyonunda eritmeyi başaran Erdoğan, kimsenin kimsenin adamı olmasına izin verecek gibi durmuyor; Soylu da bunu herkesten iyi biliyor…