Mar 21 2018

'Rahmetli de ne enayiymiş!'

Turgut Özal döneminin önemli siyasi figürlerinden ve eski bakanlardan Hasan Celal Güzel 19 Mart tarihinde hayatını kaybetti.

Güzeli'in ardından medyada kaleme alınan çok sayıda yazı onun erdemli, ahlaklı bir devlet adamı oluşunun altı çizildi. 

Ancak, Karar Gazetesi yazarı Akif Beki meseleye farklı bir açıdan yaklaşıyor ve Güzel'e dizilen övgüler üzerinden AKP iktidarını dolaylı olarak eleştiriyor.

Güzel'in kendi gözünde, 'su katılmamış bir enayi' olduğunu savunan Beki, bu iddiasını şöyle temellendiriyor:

"(Güzel'in) vefat haberi üzerine, THY eski Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Topçu hatırlattı. 2013’te Sabah gazetesinde yayınlanan yazısının başlığı “Meğer ben ne enayiymişim” şeklindeydi."

Güzel'in yazıyı, dün TBMM önünden törenle cenazesini kaldıran siyasilere ithaf ettiğini kaydeden Beki, "Kendisini ‘ıslah olmaz bir enayi’ olarak tanımlarken aslında doyum olmaz bir enayiliğe güzelleme yapıyordu" tespitinde bulunuyor.

'Enayilik' tanımlamasının içini de dolduran Beki, şu değerlendirmelerde bulunuyor:

"Enayiliğinden neleri kaçırdığını kendi kaleminden özetlersek... ‘Devlet malı deniz, yemeyen domuz’ dememişti yetiştirenlerden kimse ona. Bütün ömrü ‘eşşek gibi’ çalışmakla geçmişti. ‘Ne akılsız adam yahu!’ şeklindeki fısıltılar, her gün kulaklarına kadar gelirdi.
Üzerinde ‘T.C. Hükümeti’ yazan kurşun kalemleri, silgileri ve kâğıtları, sadece resmî hizmetlerde kullanırdı. Özel görüşmeleri için, cebinde daima ankesörlü telefon jetonları taşırdı.

Yüzlerine bakmaya kıyamadığı çocukları, devlet malına ellerini dahi süremezlerdi. Plakaları kırmızı ve siyah renkli resmî arabalara bir defa dahi binmediler. Bırakınız eşine araba tahsis etmeyi, evde devletin personelini çalıştırmayı; idarecilik ve siyaset hayatında lojmanda dahi oturmadı. 'Yaptığım enayiliklerin haddi hesabı yoktur' demesi ondan."

Güzel'in hiçbir hediyeyi kabul etmediğini ve kaydettirerek devlete intikal ettirdiğini vurgulayan Beki, Güzel'in evinde bakanlık, müsteşarlık yaptığı dönemlere dair tek bir hatıra bulunamayacağını aktarıyor.

"Onun anladığı, siyasete ‘Zengin girilir, fakir çıkılır’dı. Siyasî hayatında önüne çıkan yüzlerce fırsatı teperek mal mülk edinmedi" diyen Beki, Güzel'in,‘Bu fukara millete ben bu masrafı hiç yaptırır mıyım?’ sözünü de hatırlatıyor.

Beki yazısını şu satırlarla noktalıyor:

"Yani, sizin anlayacağınız, gerçek anlamda ‘Dikili ağacı dahi yok’tu. 

Fakat bırakın tek bir gün pişmanlık duymayı, son nefesine kadar enayiliğine şükretti.
Yazıdaki son sözleri “Enayilik öylesine içime işlemiş ki geriye dönmek mümkün olabilse gene aynısını yapardım” idi. Ebediyete uğurlarken dileyelim de yolundan giden enayilerin soyu bitmesin."