Sarıkaya: 'Siyasi partiler çekirdek seçmene sığındı'

Türkiye'de siyaset Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın şahsında siyasi partileri aşan bir yörüngede seyrederken, HDP'ye yönelik kapatma davası, HDP'li vekillerin dokunulmazlıklarının düşürülüp cezaevine gönderilmesi ve muhalefet partilerine yönelik karalama kampanyaları, siyaseti çekirdek seçmenine sığınmaya ittiği yorumları yapılıyor.

Gazete Habertürk yazarı Muharrem Sarıkaya, "Siyaset çekirdeğine sığındı..." başlıklı, 8 Nisan tarihli yazısında, siyasi partilerin Türkiye'ye yayılma, kendinden farklı düşünen seçmeni hedefleme stratejisinden vazgeçerek çekirdek seçmene sığındığını iddia etti.

Partilerin artık sadece kendi tabanlarına yönelik siyaset geliştirdiğini öne süren Sarıkaya, "Bunu ister herkesi evine kapatıp bireyselliğe iten koronavirüse bağlayın, dilerseniz de dünyada yaşanmakta olan hem siyasal hem de ekonomik krize dayandırın.

Çünkü Prof. Dr. Hilmi Demir’in de tespitinde olduğu gibi böyle dönemlerde siyaset içe kapanır" yorumunu yaptı.

Bu tür dönemlerde siyasetin sahip olduğu tabanı kaybetme endişesi yaşadığını belirten Sarıkaya, AKP'nin İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmesinin de tabanına yönelik bir politika olduğuna değindi.

"Liberal muhafazakar kesimin ciddi oranda sahiplendiği İstanbul Sözleşmesi’nin geniş savunucularına karşı, muhafazakar çekirdek taban öncelikli kılındı" yorumunu yapan Sarıkaya, yazısını şu satırlarla sürdürdü:

"Benzer adım Andımız konusunda da sergilendi.

Montrö Bildirisi’nde emekli amirallere yönelik sert tutum ve her meselenin çözümünün Türk Ceza Kanunu'na bağlanmasına dönük son dönemde sık görülen tutum da klasik çekirdek tabana verilen mesajdı.

Çekirdek tabana, 'amiralleri alır içeri atarız, artık gücümüz var' mesajı verilirken, bu sosyolojik tabanın darbeye karşı geçmişten gelen tepkisi öncelendi.

Oysa Türkiye’de birilerinin darbe yapacak kabiliyette olduğu algısı iktidarlar açısından faydalı bir durum değil.

Darbe yapma kabiliyeti bulunanların olduğu ülkeye, yatırım da sermaye de nazlı gelir.

Benzer durum muhalefet için de geçerli.

O da bu konuda tutum belirlemek yerine klasik çekirdek taban çekincesiyle hareket etti.

Nitekim CHP’nin Merkez Yürütme Kurulu’nda da Montrö Bildirisi ele alınırken bu durum daha net görülmüş.

'Beyler bir dakika rica ederiz, benim yapacağım siyasete karışmayın, gölge etmeyin' tepkisini gösterelim diyenler olmuş.

Ancak sol, daha çok da Atatürkçü seçmen tabanından çekinilmiş, 'Onlar tepki gösterir' diyerek daha ılıman orta yoldan bir açıklamayla yetinilmiş.

Yani CHP de çekirdek tabanını kırmaktan kaçınmış…"

 

Yazının kaynağına buradan ulaşabilirsiniz