Oca 15 2018

'12 Eylül darbecilerinin Zincirbozan'ı, AKP'nin Edirnesi'

 

Türkiye 2015 1 Haziran'ından bu yana olağanüstü bir dönemden geçiriliyor. 

Üç yıldır toplumsal ve siyasi itiraz mekanizmaları felce uğratılmış vaziyette. Özellikle Kürt siyaseti üzerinde ağır bir baskı var. HDP'nin tutuklu eş genel başkanları, vekilleri ve yerel siyasetçileri 'terör' gibi her dönemin en kapsamlı ve belki de en geçersiz kavramıyla özgürlüklerinden ve siyaset yapma haklarından mahrum bırakılıyor.

Her siyasi iktidar kendine has, adıyla birlikte anılacak garabet sembolleri yaratıyor.

12 Eylül'de bu kötülüğün sembolü Zincirbozan Cezaeviyken bugün HDP Eş Genel Başkanıyken istifa eden Selahattin Demirtaş'ın tutulduğu Edirne Cezaevi olarak kayıtlara geçebilir.

Artıgerçek yazarı Yetvart Danzikyan bu tür bir benzeşmenin varlığından bahsettiği yazısında, "devlet aklı" olarak yorumluyor tutuklamaları.

Demirtaş ve HDP'lilerin 14 aydır cezaevinde olduğunu hatırlatan Danzikyan, tıpkı 12 Eylül'deki siyasi akıl gibi 7 Haziran 2015'ten sonra da AKP'nin iktidarın ellerinden kayıp gideceği korkusuna kapıldığına işaret ediyor ve ekliyor:

"1 Kasım sonrası AKP ve Erdoğan rejimi devletine yeniden kavuşmanın verdiği coşkuyla aynı 12 Eylülcülerin yaptığı gibi “rakip” olarak gördüğü siyasetçilerin sesini kesmeye çalıştı. Evren cuntasının rakibi Demirel ve Ecevit idi. Ve elbette örgütlü sol ve kısmen sağ. Hepsine farklı bir senaryo uygulandı. Erdoğan rejiminin meşru siyaset alanındaki rakibi ise Demirtaş’tır.

Dolayısıyla ona yöneldiler. Değil mi ki Demirtaş ve yeni kuşak partililerin şekillendirdiği HDP, bir bölge partisi olmaktan çıkmış ve tüm Türkiye için (yine bir benzetmeye başvurarak ‘70’lerin başındaki CHP gibi’ diyebiliriz) bir umut olmaya başlamış, Batı’da bir heyecan yaratmış ve seçime parti olarak girerek 80 civarında vekillik elde etmiş, artık devletsiz yapamayacak AKP’yi tek parti iktidarından indirmişti, Erdoğan devletinin rakibi de Demirtaş’tı işte."

Tutukluğun ardından 12 Eylül'dekine benzer bir devlet aklının devreye girdiğine işaret eden Danzikyan, CHP'nin de bu rüzgara karşı durmadığını, dokunulmazlıkların kaldırılmasına ve AKP'nin kendi Zincirbozan’ını yaratma girişimine göz yumduğunu kaydediyor.

Demirtaş'ın tutukluğu için de şu yorumu yapıyor Danzikyan:

"Demirtaş ve diğer HDP’li siyasetçiler aylardır zindandadır. Bunun siyasi bir ceza olduğunu AKP’liler, CHP’liler, MHP’liler, herkes biliyor. AKP ve MHP rejim ortağı haline geldikleri için (Bir benzerlik daha: MHP’nin kadroları hapiste olmasına rağmen 12 Eylül sonrası hizaya girmesini hatırlayalım, hani ‘kendi zindanda fikri iktidarda’ olduğu yılları, bu kez de fikri iktidardadır, kendi de oralarda bir yerlere sığışmaya çalışmaktadır) bu konuda ses çıkarabilecek tek parti CHP kalıyor ancak rejime bu açıdan seslerini yükseltebilecek ne niyetleri var ne de güçleri.

Kimileri için muhtemelen tartışmalı sayılabilecek bir benzetmeden buralara geldik. Evet Zincirbozan hamlesi şimdilik (altını çizelim, ‘şimdilik’)AKP’nin OHAL rejimi açısından istediği sonucu da yaratabilir gibi gözüküyor. Demirtaş, bir tür siyasi yasaklı imişcesine kongrede aday olmayacak."

AKP'nin, tüm Türkiye için yenilik, umut ifade eden bir siyaseti hapsetmeye kalkıştığını vurgulayan Danzikyan, "Dolayısıyla, yani hapsedilen yepyeni bir siyaset olduğu için, o umudun ve yepyeni, dönüştürücü sözün er ya da geç geri döneceğini düşünebilir miyiz?" diye soruyor.

https://www.artigercek.com/akp-nin-yarattigi-yeni-zincirbozanlar

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar